Ana içeriğe geç
Sözlük

gülüş ile cümle

gülüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.Sono una scimmia, (Risate) che bacia ... ... una farfalla.
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.Sou um macaco. (Risos) a atirar beijos a uma borboleta.
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.Soy un mono (Risas) mandando besos a una mariposa.
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.Sunt o maimuță. (Râsete) Pupici... ....la un fluture...
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.Είμαι ένα πιθηκάκι, (Γέλια) που στέλνει φιλάκια σε μια πεταλούδα.
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.Аз съм маймунка, (Смях) която праща въздушни целувки на пеперуда.
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.Я - мавпа, (Сміх) що надсилає повітряні цілунки метелику.
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.Я обезьяна, (Смех) посылающая воздушные поцелуи бабочке.
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.אני קוף, (צחוק) מפריח נשיקות
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.(笑) 蝶々に投げキッスしているサルね でも また君と会いたいな
Bir mottomuz var: (Gülüşmeler) (Alkış)"Ak ješ, si v tom s nami." (Smiech) (Potlesk)
Bir mottomuz var: (Gülüşmeler) (Alkış)우리에게는 좌우명이 있는데요, "먹었으면 참여하세요" 입니다.
Bir mottomuz var: (Gülüşmeler) (Alkış)Nous avons une devise : si vous mangez, vous êtes des nôtres.
Bir mottomuz var: (Gülüşmeler) (Alkış)Tenemos un lema: si comes, perteneces.
Bir mottomuz var: (Gülüşmeler) (Alkış)"Wie eet, doet mee." (Gelach) (Applaus)
Bir mottomuz var: (Gülüşmeler) (Alkış)У нас есть девиз: если ты ешь, значит, ты участник.
Bir mottomuz var: (Gülüşmeler) (Alkış)יש לנו אמירה: אם אתה אוכל, אתה בפנים.
Bir mottomuz var: (Gülüşmeler) (Alkış)لدينا شعار: إذا كنت تآكله، فأنت معنا، (ضحك)
Bir müzik kaydı yöneticisi bana geldi ve beni Nashville, Tennessee'ye bir kayıt yapmaya çağırdı. (Gülüşmeler)Và một nhà sản xuất âm nhạc bước đến chỗ tôi và mời tôi đến Nashville, Tennesse để thu âm (Tiếng cười)
Bir: Orta Doğu şu an ki haliyle ve doğru içerikle mi gösteriliyor? (Gülüşmeler)Παρουσιάζεται η Μέση Ανατολή στη σύγχρονη εποχή και με το σωστό τρόπο; (Γέλια)
Bir partide numara yaptığımda - (Gülüşmeler) o kişi hemen arkadaşını yanına çekip benden tekrar yapmamı ister.제가 파티에서 누구에게 트릭을 보여주면 -- (웃음) 그사람은 곧 그의 친구를 불러 세워서
Bir partide numara yaptığımda - (Gülüşmeler) o kişi hemen arkadaşını yanına çekip benden tekrar yapmamı ister.Коли я показую фокус на вечірці, (Сміх) людина тут же кличе свого друга і просить мене повторити трюк.
Bir partide numara yaptığımda - (Gülüşmeler) o kişi hemen arkadaşını yanına çekip benden tekrar yapmamı ister.כשאני עושה קסם במסיבה -- (צחוק) האיש ההוא מיד ימשוך חבר
Bir partide numara yaptığımda - (Gülüşmeler) o kişi hemen arkadaşını yanına çekip benden tekrar yapmamı ister.عندما أقوم بخدعة ما في حفلة (ضحك) ذلك الشخص سوف يقوم فوراً بسحب صديقه
Bir partide numara yaptığımda - (Gülüşmeler) o kişi hemen arkadaşını yanına çekip benden tekrar yapmamı ister.(笑い声) 相手はすぐさま友達を引っ張ってきて もう一度見せてと言います
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz? GülüşmelerΦτιάχνεις ένα PowerPoint, ξέρετε; (Γέλια)
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --Cred că am folosit un ton care suna mai mult a provocare decât a solicitare.
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --그때 저는 요청을 한다기 보다는 거의 도전적인 억양이었을지도 모릅니다. --(웃음)--
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --Puede que hubiera empleado un tono más parecido a un desafío que a una petición. (Risas)
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --To było bardziej wyzwanie niż prośba. (Śmiech)
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --ייתכן שבנימה שלי היתה יותר התגרות מאשר בקשה -- (צחוק)
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --ربما كنت استعملت نبره صوت متحديه اكثر من كونها طلبا ----(ضحك)---
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --お願いというより少し挑戦的な 口調だったかもしれませんが・・・(笑) にもかかわらず判事は誇りと勇気をもって言いました
Bir sürü farklı melodiyle dolu. (Gülüşmeler)C'est plein de mélodies différentes.
Bir sürü farklı melodiyle dolu. (Gülüşmeler)特に洗剤の通路はすごいですよ
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum. (Gülüşmeler)Zoveel gelovigen op een TED-conferentie... (Gelach)
Bir: zenginleşin, güç ve prestij sahibi olun, sonra da kaybedin. (Gülüşmeler)Во-первых: стяжайте богатство, власть и престиж, потом в один момент это всё профукайте.
Bir: zenginleşin, güç ve prestij sahibi olun, sonra da kaybedin. (Gülüşmeler)По-перше: досягніть влади, багатства і престижу, а потім втратьте це.
Bitirdiğimde yüzümde bir mutluluk ifadesi vardı. GülüşmelerIk was ontzettend blij toen ik klaar was. .
Biz bu durumun Reagan ile ilgili olduğunu düşünüyoruz. (Gülüşmeler(Nous pensons que ça pourrait avoir à faire avec Reagan, (Rires)
Biz bu durumun Reagan ile ilgili olduğunu düşünüyoruz. (Gülüşmeler(Πιστεύουμε πως αυτό έχει κάποια σχέση με τον Ρόναλντ Ρήγκαν (Γέλια)
Biz buna propaganda bahçeciliği diyoruz. (Gülüşmeler)نحن نسميها دعاية التشجير.(ضحك)
Biz buna propaganda bahçeciliği diyoruz. (Gülüşmeler)鉄道の駅の駐車場
Biz bunu TED'in bir nevi ruhu olarak düşünüyoruz. Eğer olmasaydı -- (Gülüşler) (Alkışlar)Consideramos que esto es más o menos el espíritu de TED (Aplausos
BL: Peki. 1, 2, 3 (Gülüşmeler)연사: 좋아요. 하나, 둘, 셋.
BL: Peki. 1, 2, 3 (Gülüşmeler)ב"ל: טוב. אחת, שתיים, שלוש.
BL: Peki. 1, 2, 3 (Gülüşmeler)ب. ل: حسنا. واحد اثنان ثلاثة.
BL: Peki. 1, 2, 3 (Gülüşmeler)ポルトガル人なら読めますね これはどうですか? 1 2 3
Borsada kör bir tacirin düşünebiliyor musunuz? (Gülüşmeler)¿Se imaginan a un ciego negociar en una sala de comercialización?
Boston'a taşındığımda, Dünya Heykel Yarışçıları Derneği denen bir guruba katıldım. (Gülüşmeler)Quand j'ai déménagé à Boston, j'ai rejoint un groupe appelé le "World Sculpture Racing Society" (Rires)
Böyle bir şey. (Gülüşmeler)(Gelach)
Böyle bir şey. (Gülüşmeler)Ten vypadá takhle. --
Böylece geriye Arap kısmım kalır, artık kör olmam! (Gülüşmeler)Así tendrán solo al árabe y ya no al ciego.
Böylece onlara Othello'dan bahsettim. Hiç duymamışlardı ama büyülendiler. (Gülüşmeler)-berättelserna om de dök upp som en nyhet-
Böyleleri arasından yalnızca iyi eski eşler çıkar. (Gülüşmeler) (Alkışlar)Ils font juste de bons ex-maris (Rires) (Applaudissements)
Böylelikle biz teslim günü denen icadı geri getirdik. (Gülüşmeler)Aşa că am reluat inovaţia de a avea termene de predare.
Böylelikle biz teslim günü denen icadı geri getirdik. (Gülüşmeler)A więc wprowadziliśmy innowację pod nazwą "data ukończenia".
Böylelikle biz teslim günü denen icadı geri getirdik. (Gülüşmeler)Επαναφέραμε, λοιπόν, την καινοτομία να έχουμε καταληκτικές ημερομηνίες.
Böylelikle biz teslim günü denen icadı geri getirdik. (Gülüşmeler)Въведохме иновацията да имаме срочни дати.
Böylelikle biz teslim günü denen icadı geri getirdik. (Gülüşmeler)Отож ми втілили ідею домашньго завдання.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod