Ana içeriğe geç
Sözlük

gülüş ile cümle

gülüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Všimněte si učebnice, mudrce za katedrou a spícího kluka vzadu.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Všimnite si učebnicu, mudrca za katedrou a spiaceho chlapíka vzadu.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Zwróćcie uwagę na podręcznik, mędrca na podwyższeniu i śpiącego faceta na końcu sali.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Προσέξτε το βιβλίο, τον σοφό στη σκηνή, και τον κοιμόμενο τύπο στο βάθος.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Дивіться: підручник, мудрець на сцені, і хлопчина спить позаду.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Обърнете внимание на учебника, на учения до катедрата и на спящия човек в дъното.
Balıklar koltuklarda oturmuyorlar. (Gülüşmeler)Los peces no usan asientos (Risas)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(Gelach)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(웃음)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(nevetés)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(Râsete)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(Risate)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)"Sí, pero mucho menos mortadela payasa".
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(Śmiech)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(Tawa)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)Unsinn] (Gelächter)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(Γέλια)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(Смях)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(צחוק)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(ضحك)
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)実際には
Bana bir bilgi verilmedi. Neler oluyor?" (Gülüşmeler)Τι έγινε ρε παιδιά;" (Γέλια)
Bana bu konuda yardımcı olabilirseniz harika olur. (Gülüşmeler)(笑)
Bana göre bu durum başarılı bir miras. (Gülüşmeler)Per me questo basta per dire che è riuscito a lasciarci un'eredità (Risate).
Bana göre bu durum başarılı bir miras. (Gülüşmeler)وهذا بالنسبة إلي إرث ناجح (ضحك)
Bana göre bu durum başarılı bir miras. (Gülüşmeler)ところで私自身も
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Cela me semble intéressant, mais il manquait d'un certain élément humain.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)È interessante, ma manca di una certa componente umana.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Ezt érdekesnek tartom, de hiányzik belőle egy emberi alkotórész.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Hal ini menarik bagi saya namun masih kurang unsur kemanusiaan tertentu.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Toto ma zaujíma, no chýbal tomu určitý ľudský element.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Αυτό είναι ενδιαφέρον για μένα, αλλά στερούταν ενός βασικού ανθρώπινου στοιχείου.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Оце для мене є цікавим, але тут бракувало трохи людського елементу.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Това е интересно за мен, но му липсва определен човешки елемент.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Az mondták nekem, hogy nem csípnek, tényleg, talán még az üveget sem hagyják el. (Nevetés)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bolo mi povedané, že nehryzú a je dosť možné, že ani vyletia. (Smiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bylo mi řečeno, že nekoušou, a dost možná asi ani nevyletí. (smích)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Disseram-me que eles não mordem, podem até nem sair do frasco. (Risos)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...물지 않는 다고 알고 있어요. 그리고 뭐 사실, 유리병 밖으로 나올지 아닐지도 모르겠습니다. (웃음)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi dicono che non pungono, anzi potrebbero non uscire nemmeno dal barattolo.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mij is verteld dat ze niet bijten, sterker nog, ze verlaten misschien niet eens deze pot. (Lachen)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi s-a spus că nu mușcă. De fapt s-ar putea să nici nu iasă din borcan. (Râsete)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...On m'a dit qu'elles ne mordent pas, en fait, elles pourraient bien ne pas quitter ce pot. (Rires)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Podobno nie gryzą i mogą nawet nie opuścić słoika. (Śmiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...(Risas)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Saya diberitahu mereka tidak menggigit, bahkan mungkin tidak akan keluar. (Tertawa)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Tôi được biết rằng chúng không cắn, thực tế, chúng thậm chí sẽ không ra khỏi cái bình. (Tiếng cười)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Μου είπαν ότι δεν δαγκώνουν, στην πραγματικότητα μπορεί να μη βγουν καν έξω από το δοχείο. (Γέλια)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Казаха ми, че не хапят, всъщност те може дори да не излязат от буркана. (Смях)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Мені сказали, що вони не кусаються; насправді, вони навіть не змогли б залишити цієї банки. (Сміх)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Мне сказали, что они не кусают.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...נאמר לי שהן לא עוקצות, יתכן שהן אפילו לא תעזובנה את הצנצנת. (צחוק)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...لقد أخبروني انها لا تعض ، في الواقع ، إنهم ربما لا يغادرون تلك الزجاجة حتى . (ضحك)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...(笑い) 様々の工夫をこらしたソリューションを集めてみました
Başarı öyküsü. (Gülüşmeler) (Alkışlar)Cerita sukses. . .
Başarı öyküsü. (Gülüşmeler) (Alkışlar)O poveste de succes (Râsete) (Aplauze)
Basil Fawlty gibi davranıyoruz. (Gülüşmeler)Feinschmecker-Nacht nicht anspringen wollte.(Gelächter)
Basil Fawlty gibi davranıyoruz. (Gülüşmeler)(Gelach)
Basil Fawlty gibi davranıyoruz. (Gülüşmeler)(Râsete)
Basil Fawlty gibi davranıyoruz. (Gülüşmeler)(Skratt)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod