6 saat, eğer yaşarsak. (Gülüşmeler)"Sześć godzin, jeżeli przeżyjemy" (śmiech)
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.75분 후 --(웃음)-- 충분히 본 뒤에 허기가 져서 집에 가고 싶어졌습니다.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.75 perc után -- (Nevetés) -- eleget láttam, megéheztem, és haza akartam menni.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Ao fim de 75 minutos — (Risos) — tinha visto o suficiente, estava com fome e queria ir para casa.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Après 75 minutes -- (Rires) -- J'en avais assez vu, j'avais faim, et je voulais rentrer chez moi.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Después de 75 minutos... (Risas) Había visto lo suficiente, me dio hambre y quería irme a casa.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Dopo 75 minuti - (Risate) - Avevo visto abbastanza, avevo fame e volevo andare a casa.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.După 75 de minute - (Râsete) - văzusem destul și mi se făcuse foame și voiam să plec acasă.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Na 75 minuten -- (Gelach) -- had ik genoeg zien, begon ik honger te krijgen en wilde ik naar huis.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Nach 75 Minuten - (Lachen) - hatte ich genug gesehen und außerdem Hunger. Ich wollte nach Hause.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Po 75 minutách -- (Smích) -- Už jsem viděl dost, navíc jsem dostal hlad a chtěl jsem už jít domů.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Po 75 minutach (Śmiech) zobaczyłem już dość, zgłodniałem i chciałem iść do domu.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Po 75-tich minútach (Smiech) som videl už dosť a začal som byť hladný a chcel som ísť domov.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Sau 75 phút -- (Cười) -- Tôi đã thấy đủ, và tôi thấy đói và tôi muốn về nhà.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Setelah 75 menit -- (Tawa) -- Saya sudah puas, dan saya lapar dan ingin pulang.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Μετά από 75 λεπτά — (Γέλια) — Είχα δει αρκετά, και πείνασα, και ήθελα να πάω σπίτι.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.После 75 минут — (Смех) — Я увидел достаточно, и я проголодался, И уже захотел уйти домой.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Через 75 хвилин... (Сміх)... я надивився вдосталь, зголоднів і вирішив піти додому.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.אחרי 75 דקות-- [צחוק] ראיתי מספיק, נעשיתי רעב, ורציתי ללכת הביתה.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.بعد 75 دقيقة، -- (ضحك) -- كنت قد شاهدت بما فيه الكفاية، و شعرت بالجوع، وأردت الذهاب إلى المنزل.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.私は満足しましたし お腹も空いて 家に帰りたくなりました そこで外に出てカモを回収し
8 metre uzunluğunda bir çalışma. (Gülüşmeler)Esta mide 8 metros... (Risas)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ach, pierwszy raz, gdy kochałem się z krewetką... (Śmiech) (Śmiech) (Brawa)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)"Ah, a primeira vez que fiz amor com um camarão..." (Risos) (Modulação) (Aplausos)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, den første gang jeg elskede med en stenreje -- (Latter (Latter) (Bifald)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah... La première fois que j'ai fait l'amour avec une langoustine ! (Rires) (Rires) (Applaudissements)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, la prima volta che ho fatto l'amore con un gambero duro -- (Risate) (Risate) (Applausi)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, la primera vez que le hice el amor a un camarón - (Risas) (Risas) (Aplausos)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, prima data cand am facut dragoste cu un crevete de stanca... (Rasete) (Rasete) (Aplauze)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, prvič, ko sem se ljubil s skalno kozico... (smeh) (smeh) (aplavz)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)À, lần đầu tiên mà tôi làm tình với một con tôm -- (Tiếng cười) (Tiếng cười) (Vỗ tay)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)아.. 내가 처음으로 새우랑 잤을때 말이지~ (웃음) (웃음)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ах първия път кагато правих любов с една скарида - (Смях) (Смях) (Аплодисменти)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)(Поёт) "Когда я впервые переспал с наскальной креветкой..." (Смех) (Смех) (Аплодисменты)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)הה, הפעם הראשונה שעשיתי אהבה עם שרימפס [צחוק] [צחוק]
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)أه، المرة الأولى التي أقمت فيها علاقة مع قريدس الصخر-- (ضحك) (ضحك)
Abominable Snowman olarak görebiliriz. (Gülüşmeler)l'Abominable Homme des Neiges qui va braquer une banque. " (Rires)
"Acaba nasıl suni semen yapılıyor?" diye merak edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Μπορεί να αναρωτιέστε, "Πως φτιάχνει κανείς τεχνητό σπέρμα;" (Γέλιο)
Açıkçası burada büyük bir antreman etkisi var, fark edebileceğiniz üzere. (Gülüşmeler)(笑)
(Adam: Hayatın anlamını arıyorum./ Kadın: Google'ı dene.) (Gülüşmeler) 2006'da, birkaç ay sonra,(Gelächter) 2006, ein paar Monate später, reiste ich zur Elfenbeinküste nach Westafrika.
(Adam: Hayatın anlamını arıyorum./ Kadın: Google'ı dene.) (Gülüşmeler) 2006'da, birkaç ay sonra,(Nevetés) 2006-ban, néhány hónappal azután, hogy Elefántcsontpartra utaztam --
Adamın aslında söylemek istediği şey şu ki 30 günlük Dapsone'u o sabah köpeğine vermiş olmasıydı (Gülüşmeler)그 농부는 사실 30일치 약을 사료로 줬습니다. 그날 아침, 그가 기르던 개에게 말이죠.
Adamın aslında söylemek istediği şey şu ki 30 günlük Dapsone'u o sabah köpeğine vermiş olmasıydı (Gülüşmeler)30日分のダプソンを、今朝まとめて 犬に飲ませたということです (笑)
Adamın aslında söylemek istediği şey şu ki 30 günlük Dapsone'u o sabah köpeğine vermiş olmasıydı (Gülüşmeler)למעשה מה שהבחור התכוון לומר זה שהוא האכיל במנה של 30 יום דפסון את הכלב שלו, היום בבוקר.
Adamın aslında söylemek istediği şey şu ki 30 günlük Dapsone'u o sabah köpeğine vermiş olmasıydı (Gülüşmeler)ما كان يعنيه في الواقع هذا الشخص هو أنه أطعم جرعة 30 يوما من الدابسون لكلبه ذلك الصباح.
Adam : "Theme of Paganini" (Gülüşmeler) (Müzik:아담: 파가니니요. 데릭: "파가니니에 의한 주제곡"이라구요?
Adam : "Theme of Paganini" (Gülüşmeler) (Müzik:אדם: פגניני. דרק: "התמה של פגניני".
Adam : "Theme of Paganini" (Gülüşmeler) (Müzik:أدم: بَاغَانِينِي. دِيرِيك: "نغمة معادة لبَاغَانِينِي."
Adam : "Theme of Paganini" (Gülüşmeler) (Müzik:(笑)
Afedersiniz. Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Das Entscheidende aber ist, ... (Gelächter) ... dass auch die Dosierungen eine Rolle spielen.
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Ada mulut di atas pohon, artinya "idiot," (Tawa)
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Dáme pusu na strom a je z toho IDIOT.
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Đặt cái "miệng" ở trên cây, đó sẽ là "thằng ngốc"
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Ponham uma boca no cimo da árvore e temos "idiota".
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Usta nad drevesom pomenijo "bedak." (Smeh)
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Αν βάλουμε ένα στόμα πάνω στην κορυφή ενός δέντρου, αυτό θα πει "βλάκας".
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Если поместить рот на верхнюю часть дерева, получится "идиот".
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Сложете уста върху дървото и това е "идиот" (Смях)
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)ضعوا فمًا فوق الشجرة، هذا رمز "الحمق." (ضحك)
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)分かりやすいでしょう?