gücüne ile cümle

gücüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hindistanlı bu barış koruyucuları yerel halktan bir sürü kadını da polis gücüne katılmaya özendirdi.인도인 평화 유지군은 지역 내의 많은 여자들에게 경찰에 합류하도록 고무했습니다.
Hindistanlı bu barış koruyucuları yerel halktan bir sürü kadını da polis gücüne katılmaya özendirdi.las pacificadoras indias han inspirado a muchas mujeres a unirse a la fuerza policial.
Hindistanlı bu barış koruyucuları yerel halktan bir sürü kadını da polis gücüne katılmaya özendirdi.les "Casques Bleus" indiennes ont incité de nombreuses femmes libériennes à rejoindre les rangs de la police.
Hindistanlı bu barış koruyucuları yerel halktan bir sürü kadını da polis gücüne katılmaya özendirdi.luptătoarele indiene pentru pace au inspirat multe femei să se alăture forțelor de poliție.
Hindistanlı bu barış koruyucuları yerel halktan bir sürü kadını da polis gücüne katılmaya özendirdi.נשות כוחות השלום ההודיות עוררו השראה ברבות מהנשים המקומיות להצטרף לכוחות המשטרה.
Hindistanlı bu barış koruyucuları yerel halktan bir sürü kadını da polis gücüne katılmaya özendirdi.قوات حفظ السلام الهندية ألهمت العديد من النساء المحليات للإنضمام الى قوات الشرطة.
Hindistanlı bu barış koruyucuları yerel halktan bir sürü kadını da polis gücüne katılmaya özendirdi.警察入隊に興味を示しました 紛争が終わり撮影クルーが去った後に
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.A po drugie, wymaga wyobraźni.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.A za druhé, vyžaduje představivost.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Dan kedua, itu memerlukan imajinasi.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.E in secondo luogo richiede immaginazione.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Em segundo lugar, exige imaginação.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Ensuite, il exige de l'imagination.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.그리고 두 번째로는, 상상력이 필요합니다
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Másodszor képzelőerőre van szükség.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Og for det andet, kræver det fantasi.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Şi în al doilea rând cere imaginaţie.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Ten tweede is verbeelding nodig.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Und zweitens verlangt es Vorstellungskraft.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Và thứ hai, nó cần sự tưởng tượng.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Y segundo, se requiere imaginación.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.Και δεύτερον, χρειάζεται φαντασία.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.А по-друге він потребує уяви.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.И, во-вторых, требуется воображение.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.И второ -- изисква въображение.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.ושנית, דרוש דמיון.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.والأمر الثاني، يتطلب خيال.
İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.過去に戻って違う選択をするところを想像できること、
İnsanları iş gücüne dahil etmek için gerekli olan ilerlemeyi göstermedik.PREGUNTA:
İnsanları iş gücüne dahil etmek için gerekli olan ilerlemeyi göstermedik.Δεν έχει γίνει η πρόοδος που θα θέλαμε ώστε να ξαναδώσουμε δουλειά στον κόσμο.
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-Joten siellä hän on pienen sylimikronsa kanssa, taistelemassa painostavia voimia vastaan
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-그곳에서 작은 랩탑을 가지고 있는 그는 외압 세력과 싸우고 있습니다.
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-Tehát ott volt a törzsfőnök a laptoppal, közben azonban hatalmas problémákkal küzd a népe
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-אז הנה הוא עם המחשב הנייד הקטן שלו, אבל נלחם נגד הכח של הלחצים --
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-برغم أنه بجهاز حاسوب محمول صغير، لكنه يناضل ضد إحتمالات ممارسة الضغوط --
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-エクアドルが抱える負債が原因で 世界銀行やIMFからの圧力や
JavaScript gücüne sahip modern web tarayıcıları ile sağlanan şimdiki potansiyele çok şaşırdık.JavaScriptの動作の速さには目を見張るばかりです パソコンの画面を通じて
JavaScript gücüne sahip modern web tarayıcıları ile sağlanan şimdiki potansiyele çok şaşırdık.가진 현대적인 웹 브라우저의 가능성에 정말 놀랐습니다.
JavaScript gücüne sahip modern web tarayıcıları ile sağlanan şimdiki potansiyele çok şaşırdık.שיכולים להריץ שמע ווידאו ב HTML5. והכוח של סקריפטים של JAVA לחולל קליפים במהירות מדהימה.
JavaScript gücüne sahip modern web tarayıcıları ile sağlanan şimdiki potansiyele çok şaşırdık.حيث لديك HTML5 صوت وصورة وقوة ال JavaScript على التصيير بسرعة مبهرة.
Kelimelerin gücüne ve büyünün gerçekte var olduğuna dair çok eski ve evrensel bir düşünce var.Egy ősi és egyetemes felfogás szerint a szavaknak ereje van,
Kelimelerin gücüne ve büyünün gerçekte var olduğuna dair çok eski ve evrensel bir düşünce var.오래되고 보편적인 개념이 있죠. "말은 힘을 갖고 있다"는,
Kelimelerin gücüne ve büyünün gerçekte var olduğuna dair çok eski ve evrensel bir düşünce var.ישנו רעיון עתיק ואוניברסאלי שלמילים יש כוח,
Kelimelerin gücüne ve büyünün gerçekte var olduğuna dair çok eski ve evrensel bir düşünce var.هناك مفهوم قديم وعالمى أن للكلمات قوة،
Kelimelerin gücüne ve büyünün gerçekte var olduğuna dair çok eski ve evrensel bir düşünce var.魔法は存在して、正しく唱えれば
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Ellenezzük a gonosz rendszerek hatalmát itthon és külföldön, és összpontosítsunk a pozitívumokra.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.우리 모두 곳곳의 사악한 체계에 대항하여 긍정적인 면을 바라봅시다.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Lad os modsætte os onde systemers magt hjemme og generelt, og lad os fokusere på det positive.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Opongámonos al poder de los sistemas del mal en casa y fuera, y centrémonos en lo positivo.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Opponiamoci al potere dei sistemi malvagi qui e all'estero, e concentriamoci sul positivo.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Opposons-nous au pouvoir des systèmes immoraux chez nous et à l'étranger, et concentrons-nous sur le positif.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Przeciwstawiajmy się władzy złych systemów, skupmy się na pozytywach.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Vastustakaamme pahojen järjestelmien valtaa kotona ja ulkomailla, ja keskitytään positiiviseen.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Vzepřeme se moci systémů zla u nás i v zahraničí a soustřeďme se na to pozitivní.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Vzoprime sa moci zlých systémov doma a v zahraničí, a zamerajme sa na to pozitívne.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Ας αντισταθούμε στην εξουσία των διαβολικών συστημάτων τόσο εδώ όσο και έξω, και ας εστιάσουμε στα θετικά.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Давайте сражаться с системой зла дома, и во всем мире, и давайте сфокусируемся на положительном.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Нека се противопоставим на злите системи в нас и по цял свят, и нека се фокусираме на позитивните.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.Опираймося владі зла, вдома і в усьому світі. Зосередьмося на хорошому.
Kötülük doğuran sistemlerin gücüne yurta ve dünyada karşı duralım, olumluya odaklanalım.הבה נתנגד לכוח מערכות הרוע מבית ומחוץ, והבה נתמקד בחיובי.

İlgili Sayfalar