gücüne ile cümle

gücüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu sorunun cevabını açık bırakarak şiirsel ve hayal gücüne seslenen bir eser yaratmış.Tím, že Vermeer nespecifikuje odpověď, vytváří velmi poetické dílo.
Bu sorunun cevabını açık bırakarak şiirsel ve hayal gücüne seslenen bir eser yaratmış.Tým, že na otázku neodpovedá, Vermeer vytvára obraz, ktorý je skutočne poetický.
Bu sorunun cevabını açık bırakarak şiirsel ve hayal gücüne seslenen bir eser yaratmış.Und indem er die Frage offen lässt, schafft er ein wirklich poetisches Gemälde.
Bu sorunun cevabını açık bırakarak şiirsel ve hayal gücüne seslenen bir eser yaratmış.Ze kan niet praten, ze drinkt.
Bu sorunun cevabını açık bırakarak şiirsel ve hayal gücüne seslenen bir eser yaratmış.Zostawiając to pytanie, Vermeer tworzy obraz, który jest naprawdę poetycki.
Bu sorunun cevabını açık bırakarak şiirsel ve hayal gücüne seslenen bir eser yaratmış.Саме через це, зображення Вермера набуває справжньої поетичності.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir. Ama çemberlerin gücüne de dikkat etmelisin" dedi.Hon svarade, "Ja, att be är effektivt, men var också medveten om cirklarnas kraft."
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Chuyongdae avait le pouvoir de changer le monde.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Chuyongdae avea puterea de a schimba lumea.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Chuyongdae đã có sức mạnh để thay đổi thế giới.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Chuyongdae had de macht om de wereld te veranderen.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Chuyongdae imamo moč, da lahko spremenimo svet.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Chuyongdae... mają moc zmieniania świata.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Chuyongdae měli moc změnit svět.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Chuyongdae... ...memiliki kekuatan untuk mengubah dunia.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Los Chuyongdae... ... tenían el poder para cambiar el mundo.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.Чундае имат силата да променят света.
Chuyongdae dünyayı değiştirme gücüne sahipti.צ'ויאנגדי .לך יש את הכוח לשנות את העולם
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.Je hebt geen task force of studiegroep nodig om bloemen te kopen voor je kinderen.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.애들 위해 꽃 사는데 위원회나 연구회가 필요하진 않잖아요.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.Man braucht keinen Arbeitsausschuss oder Studiengruppe um Blumen für Kinder zu kaufen.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.Nincs szükség bizottságra vagy tanulmányi csoportra, hogy virágokat vegyél a gyerekeidnek.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.Non c'è bisogno di una commissione o di un gruppo di ricerca per comprare fiori ai nostri ragazzi.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.No necesitas un grupo de trabajo o un grupo de estudio para comprarle flores a tus jóvenes.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.Nu e nevoie de mare efort sau de un studiu pentru a cumpăra flori copiilor vostri.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.Vous n'avez pas besoin d'un groupe de travail ou d'un cabinet d'études pour acheter des fleurs à vos enfants.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.Не нужна целая группа активистов, чтобы купить цветы своим детям.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.Не ти трябва отряд или група, за да купиш цветя за децата ти.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.לא צריך כוח משימה או קבוצת מחקר בשביל לקנות פרחים עבור הילדים שלכם.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.انت لا تحتاج الى ادراج مهمة او مجموعة دراسة لتشتري ازهار لأطفالك.
Çocuklarınıza çiçek almak için bir planlama gücüne veya bir çalışma ekibine gerek yok.知る必要があるのはその子供のことと
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Albowiem cierpliwości wam potrzeba, abyście wolę Bożą czyniąc, odnieśli obietnicę.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Avete solo bisogno di costanza, perché dopo aver fatto la volontà di Dio possiate raggiungere la promessa
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.For I trenger til tålmod, forat I, når I har gjort Guds vilje, kan opnå det som er lovt.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Geduld aber ist euch not, auf daß ihr den Willen Gottes tut und die Verheißung empfanget.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.I behöven nämligen ståndaktighet för att kunna göra Guds vilja och få vad utlovat är.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.너희에게 인내가 필요함은 너희가 하나님의 뜻을 행한 후에 약속을 받기 위함이라
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Lebo vám je trpezlivosti treba, aby ste si, keď vykonáte vôľu Božiu, odniesli zasľúbenie.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Mert békességes tûrésre van szükségetek, hogy az Isten akaratát cselekedvén, elnyerjétek az ígéretet.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Než potřebíť jest vám trpělivosti, abyste vůli Boží činíce, dosáhli zaslíbení.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Porque os es necesaria la perseverancia para que, habiendo hecho la voluntad de Dios, obtengáis lo prometido
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Sillä te tarvitsette kestäväisyyttä, tehdäksenne Jumalan tahdon ja saadaksenne sen, mikä luvattu on.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Stanovitnosti vam je namreč potreba, da dobite obljubo, storivši voljo Božjo.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.thi I have Udholdenhed nødig, for at I, når I have gjort Guds Villie, kunne opnå Forjættelsen.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.U moet volhouden om de wil van God te doen. Als u dat doet, krijgt u wat Hij heeft beloofd.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Διοτι εχετε χρειαν υπομονης, δια να καμητε το θελημα του Θεου και να λαβητε την επαγγελιαν.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Терпение нужно вам, чтобы, исполнив волю Божию,получить обещанное;
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Терпіннє бо вам треба мати, щоб, волю Божу вчинивши, прийняли обітуваннє.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.כי צריכים אתם לסבלנות למען תעשו רצון אלהים ונשאתם את ההבטחה׃
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.لانكم تحتاجون الى الصبر حتى اذا صنعتم مشيئة الله تنالون الموعد.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.你 們 必 須 忍 耐 、 使 你 們 行 完 了 神 的 旨 意 、 就 可 以 得 著 所 應 許 的
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.你 們必須 忍耐 、 使 你 們行 完 了 神 的 旨意 、 就 可以 得 著 所 應許的
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.A füstbõl pedig sáskák jövének ki a földre; és adaték azoknak hatalom, mint hatalmuk van a föld skorpióinak.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.A z dymu vyšly kobylky na zem, a dala sa im moc, ako majú moc zemskí škorpióni.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.A z onego dymu wyszły szaraócze na ziemię i dano im moc, jako mają moc niedźwiadki ziemskie;
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.A z toho dýmu vyšly kobylky na zemi, jimžto dána jest moc taková, jakouž moc mají štírové zemští.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.Da fumaça saíram gafanhotos sobre a terra; e foi-lhes dado poder, como o que têm os escorpiões da terra.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.In iz dima izidejo kobilice na zemljo, in dá se jim oblast, kakor imajo oblast škorpijoni zemlje.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.Ja savusta lähti heinäsirkkoja maan päälle, ja niille annettiin valta, niinkuin maan skorpioneilla on valta;
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.또 황충이 연기 가운데로부터 땅위에 나오매 저희가 땅에 있는 전갈의 권세와 같은 권세를 받았더라

İlgili Sayfalar