gücün ile cümle

gücün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Jeho nohy hrabú na doline, a plesá vo svojej sile; ide von v ústrety zbrani.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.그것이 골짜기에서 허위고 힘 있음을 기뻐하며 앞으로 나아가서 군사들을 맞되
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Kopá důl, a pléše v síle své, vycházeje vstříc i zbroji.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Kopie dół, a weseli się w mocy swej, i bieży przeciwko zbrojnym.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Kun se kiitää ilmaa piesten, nauraa se hevoselle ja ratsumiehelle.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Maar als zij opspringt om weg te rennen, verslaat zij het snelste paard met zijn berijder!
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Men når den flakser i været, ler den av hesten og dens rytter.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Men när det gäller, piskar hon sig själv upp till språng; då ler hon åt både häst och man.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Når Skytterne kommer, farer den bort, den ler ad Hest og Rytter.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Scalpita nella valle giulivo e con impeto va incontro alle armi
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Scurmă pămîntul, şi, mîndru de puterea lui, se aruncă asupra celor înarmaţi;
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.ανασκαπτει εν τη κοιλαδι και αγαλλεται εις την δυναμιν αυτου εξερχεται εις απαντησιν των οπλων
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Копае с крак в долината, и се радва на силата си; Излиза срещу оръжията.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.роет ногою землю и восхищается силою; идет навстречу оружию;
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.יחפרו בעמק וישיש בכח יצא לקראת נשק׃
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.يبحث في الوادي وينفز ببأس. يخرج للقاء الاسلحة.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.他 在 谷 中 刨 地 、 自 喜 其 力 . 他 出 去 迎 接 佩 帶 兵 器 的 人
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.他 在 谷中 刨地 、 自喜 其 力 . 他 出去 迎接 佩帶 兵器 的 人
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,Als je kijkt naar fysieke kracht.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,A pokud se podíváte na fyzickou sílu.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,Auch wenn man sich die körperlichen Fähigkeiten anschaut.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,C'est la même chose pour votre force physique.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,De asemenea, dacă vă uitaţi la puterea fizică.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,E la stessa cosa vale per la forza fisica.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,만약 여러분이 여러분의 육체적 힘의 세기를 본 다면
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,Så, hvis man ser på fysisk styrke.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,Spójrzmy także na siłę fizyczną.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,También, si observan en su fortaleza física.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,Ugyanígy viselkedik a fizikai erőnlétünk.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,А теперь давайте взглянем на физическую силу.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,Също, ако погледнете физическата сила.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,אם תסתכלו על הכוח הפיסי שלכם.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,و إذا نظرتم الى قوتكم البدنية.
Ayrıca fiziksel gücünüze de bakacak olursanız,私には、生意気なMITの新入生が沢山いるので、彼らには、
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.Anh ấy nói: "Không thể xem thường sức mạnh của việc này."
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.Dia berkata, "Kamu tidak bisa meremehkan kemampuan metode ini."
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.Dijo: "Uno no puede subestimar el poder de hacer esto".
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.E lui mi ha risposto "Non puoi sottovalutarne il potere "
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.Er sagte: "Man kann die Kraft hiervon gar nicht hoch genug einschätzen."
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.Hij zei: "Je mag de kracht hiervan niet onderschatten."
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.Így felelt: "Nem szabad alábecsülnöd ennek a módszernek az erejét."
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.Il m'a dit, " On ne doit pas sous-estimer la puissance de ce geste. "
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.그는 "애자일의 힘을 너무 과소평가하신거에요" 라며,
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi."Δεν μπορείς να υποτιμήσεις τη δύναμη αυτής της κίνησης", είπε.
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.А він відповів: "Не варто недооцінювати силу ось цього".
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.Он сказал: "Нельзя недооценивать мощь вот этого".
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.Той каза, "Не можеш да подценяваш силата на това действие."
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.הוא אמר, "אי-אפשר להמעיט בערך העוצמה שיש בכך."
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.فقال "لا يمكنك أن تستخف بقوة هذا الأمر".
Bana, ' Bunu yapmanın gücünü küçümseyemezsin' dedi.とチェックマークを描き 言いました
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Abuelas, maestras, tías, primas, vecinas, quienes me enseñaron acerca de la fortaleza y la dignidad.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Avós, professoras, tias, primas, vizinhas, que me ensinaram a força silenciosa e a dignidade.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Babičkami, učitelkami, tetami, sestřenicemi, sousedkami, které mě naučily síle a důstojnosti.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Babki, nauczycielki, ciotki, kuzynki, sąsiadki, uczyły mnie ukrytej siły i godności.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Bà tôi, các cô giáo, cô bác, em họ, hàng xóm, những người dạy tôi về sức mạnh thầm lặng và lòng tự trọng.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Bunici, profesoare, matusi, verisoare, vecine, care m-au invatat despre putere tacita si demnitate.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Grootmoeders, leerkrachten, tantes, nichten, buren, die me rustige kracht en waardigheid leerden.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Isoäitejä, opettajia, tätejä, serkkuja ja naapureita, jotka opettivat minulle lujuutta ja arvokkuutta.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.저의 할머니,선생님,이모님,조카와 이웃들은 저에게 조용한 믿음의 힘과 존엄을 가르쳐주었습니다
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Mormor, farmor, lärare, fastrar, mostrar, kusiner, grannar, som har lärt mig om tyst styrka och värdighet.

İlgili Sayfalar