gücün ile cümle
gücün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama önce gücünü yeniden toplamalısın.Mas, até lá, tens de recuperar as forças.
Ama önce gücünü yeniden toplamalısın.Men först måste du återfå din styrka.
Ama önce gücünü yeniden toplamalısın.Men først skal du have kræfterne tilbage.
Ama önce gücünü yeniden toplamalısın.Pero primero debes recuperar la energía.
Ama önce gücünü yeniden toplamalısın.Sinun täytyy ensin saada voimasi takaisin.
Ama önce gücünü yeniden toplamalısın.Πριν όμως, πρέπει να ανακτήσεις τις δυνάμεις σου.
Ama önce gücünü yeniden toplamalısın.А до этого тебе надо набраться сил.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Aber zunächst einmal beinhaltet Mitgefühl diese Fähigkeit, die Natur des Leidens klar zu erkennen.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Ale po pierwsze, współczucie składa się z możliwości jasnego widzenia natury cierpienia.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Ale předně, je soucit tvořen ze schopnosti vidět jasně do podstaty utrpení.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Dar înainte de toate, compasiunea constă în capacitatea de a vedea limpede, adânc, în natura suferinței.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.첫째로, 연민은 타인의 아픔의 본연적인 모습을
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Maar bovenal bestaat medeleven uit dat vermogen om duidelijk te zien wat de aard van het lijden is.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Ma innanzitutto la passione comprende la capacità di vedere chiaramente la natura della sofferenza.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Mais avant tout, la compassion est faite de cette capacité de voir clairement la nature de la souffrance.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Mas primeiro que tudo, a compaixão é constituída pela capacidade de ver claramente a natureza do sofrimento.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Nhưng trước hết, lòng trắc ẩn phải bao gồm năng lực nhận thức rõ ràng bản chất của nỗi đau.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Αλλά, αρχικά, η συμπόνια αποτελείται από εκείνη την ικανότητα να βλέπεις ξεκάθαρα την φύση του πόνου.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Але в першу чергу співчуття полягає в здатності чітко розуміти природу страждання.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Но най-вече, състраданието се състои от способността да виждаме ясно в същината на страданието
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.Но прежде всего, сострадание состоит из способности глубоко вникнуть в природу страдания.
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.אך תחילה, החמלה כוללת את היכולת לראות בבירור
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.بداية التعاطف مكون من القدرة على أن ترى بوضوح تام
Ama önce, merhamet o gücünden ödün verir ki ancak bu şekilde açıkça acı çekmenin tabiatını görebilsin.苦しみの本質を しっかりととらえる 能力を必要としています。
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Aber ihre Augen wurden gehalten, daß sie ihn nicht kannten.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Ale ich oči boly držané, aby ho nepoznali.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Ale oči jejich držány byly, aby ho nepoznali.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Ale oczy ich były zatrzymane, aby go nie poznali.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Ali njune oči so bile zadržane, da ga nista spoznala.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Dar ochii lor erau împiedicaţi să -L cunoască.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.De az õ szemeik visszatartóztatának, hogy õt meg ne ismerjék.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Het was Jezus Zelf! Maar zij herkenden Hem niet. Ze waren verblind.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.저희의 눈이 가리워져서 그인줄 알아보지 못하거늘
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Ma i loro occhi erano incapaci di riconoscerlo
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Mais leurs yeux étaient empêchés de le reconnaître.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.mas os olhos deles estavam como que fechados, de sorte que não o reconheceram.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Men deras ögon voro tillslutna, så att de icke kände igen honom.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.men deres øine blev holdt igjen, så de ikke kjente ham.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Men deres Øjne holdtes til, så de ikke kendte ham.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Mereka melihat Yesus, tetapi ada sesuatu yang membuat mereka tidak mengenal Dia
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Mutta heidän silmänsä olivat pimitetyt, niin etteivät he tunteneet häntä.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.nhưng mắt hai người ấy bị che khuất không nhìn biết Ngài được.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.nhưng mắt hai người ấy bị che_khuất không nhìn biết Ngài được .
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Pero sus ojos estaban velados, de manera que no le reconocieron
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.αλλ' οι οφθαλμοι αυτων εκρατουντο δια να μη γνωρισωσιν αυτον.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.И като се разговаряха и разискваха, сам Исус се приближи и вървеше с тях;
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Но глаза их были удержаны, так что они не узнали Его.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.Очі в їх були вдержані, щоб не пізнали Його.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.ועיניהם נאחזו ולא יכירהו׃
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.ولكن أمسكت اعينهما عن معرفته.
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.只 是 他 們 的 眼 睛 迷 糊 了 、 不 認 識 他
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.只是 他 們的 眼睛 迷糊 了 、 不 認識他
Ama Rab onun mal varlığını alıp götürecek; Denizdeki gücünü yok edecek Ve ateş kenti yiyip bitirecek.Aj, Pán vyžene jej, a vrazí do moře sílu jeho, i on od ohně sežrán bude.
Ama Rab onun mal varlığını alıp götürecek; Denizdeki gücünü yok edecek Ve ateş kenti yiyip bitirecek.Ecco, il Signore se ne impossesserà, sprofonderà nel mare le sue ricchezze ed essa sarà divorata dal fuoco
Ama Rab onun mal varlığını alıp götürecek; Denizdeki gücünü yok edecek Ve ateş kenti yiyip bitirecek.Eis que o Senhor a despojará, e ferirá o seu poder no mar; e ela será consumida pelo fogo.
Ama Rab onun mal varlığını alıp götürecek; Denizdeki gücünü yok edecek Ve ateş kenti yiyip bitirecek.Glej, Gospod mu vzame posest in uniči moč njegovo na morju, in njega požre ogenj.
Ama Rab onun mal varlığını alıp götürecek; Denizdeki gücünü yok edecek Ve ateş kenti yiyip bitirecek.Hľa, Pán ho vyženie a porazí jeho silu na mori, a on sám bude strávený ohňom.
Ama Rab onun mal varlığını alıp götürecek; Denizdeki gücünü yok edecek Ve ateş kenti yiyip bitirecek.Iată că Domnul va pune mîna pe el, îi va năpusti puterea în mare, şi el însuş va fi ars cu foc.
Ama Rab onun mal varlığını alıp götürecek; Denizdeki gücünü yok edecek Ve ateş kenti yiyip bitirecek.Ímé szegénynyé teszi õt az Úr, és megrontja hatalmát a tengeren, magát pedig tûz emészti meg.
Ama Rab onun mal varlığını alıp götürecek; Denizdeki gücünü yok edecek Ve ateş kenti yiyip bitirecek.Katso, Herra köyhdyttää sen ja syöksee mereen sen voiman, ja se itse poltetaan tulella.