gücüm ile cümle
gücüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama sen, ya RAB, uzak durma; Ey gücüm benim, yardımıma koş!Но Ти, Господи, да се не отдалечиш; Ти, сило моя, побързай да ми помогнеш.
Ama sen, ya RAB, uzak durma; Ey gücüm benim, yardımıma koş!ואתה יהוה אל תרחק אילותי לעזרתי חושה׃
Ama sen, ya RAB, uzak durma; Ey gücüm benim, yardımıma koş!اما انت يا رب فلا تبعد. يا قوتي اسرع الى نصرتي.
Ama sen, ya RAB, uzak durma; Ey gücüm benim, yardımıma koş!耶 和 華 阿 、 求 你 不 要 遠 離 我 . 我 的 救 主 阿 、 求 你 快 來 幫 助 我
Ama sen, ya RAB, uzak durma; Ey gücüm benim, yardımıma koş!耶和華 阿 、 求 你 不 要 遠離 我 . 我 的 救主 阿 、 求 你 快 來幫 助我
Ancak bizim gücümüz hiçbir zaman Beyaz Saray'dan ya da Kapitol'den kaynaklanmamaktadır.Pero nuestra fortaleza nunca ha originado de la Casa Blanca o del Capitolio.
Ancak biz, teknolojik gücümüzün çok yüksek olduğu bilim ve teknoloji çağında yaşıyoruz.A votat cineva pentru orice război?
Ancak biz, teknolojik gücümüzün çok yüksek olduğu bilim ve teknoloji çağında yaşıyoruz.科学技術によって私達の社会は加速度的に進歩しています...
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Äiti, se myyntimies on telkussa! ...joka on vienyt lajimme kehitystä eteenpäin.: rohkeus.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Az ügynök bácsi van a tévében! ami származása fölé emelte az emberiséget. És ez a bátorság.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Bu, sales itu masuk TV. dan mengangkat spesies kita lebih tinggi dari lainnya, dan itu adalah keberanian kita.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Die verkoper is op TV. ...dat ons boven onszelf deed uitstijgen:
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Mamá, el vendedor que vino está en la tele. ...ha elevado al hombre por encima de su origen: su valor.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Mama, po TV je tisti prodajalec. ...in to je naš pogum.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Mamma, försäljaren är i TV! ...som höjt vår art över sitt ursprung: Vårt mod.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Mor, kom og se sælgeren! <i>... hævet vor art</i> <i>over sin oprindelse:
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.- ne-a hrănit sufletele...
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Μαμά, η τηλεόραση δείχνει εκείνο τον πωλητή. ...ανύψωσε τον άνθρωπο πάνω απ'την καταγωγή του. Το θάρρος.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Мамо, оня търговец го дават по телевизията. ...което е издигало нашия вид. И това е куражът ни.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Мамо, оня търговец го дават по телевизията. ... което е издигало нашия вид. И това е куражът ни.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.."כאן מרכז "קנדי .דקה אחת לשיגור
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.خلال كل أوقاتنا هناك شىء واحد
Artık dayanacak gücüm kalmadı.Nekem már nincs erőm tovább elviselni.
Artık dayanacak gücüm kalmadı.Δεν έχω την δύναμη να στέκομαι πια.
Artık dayanacak gücüm kalmadı.لم اعد املك القدرة على الوقوف
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››A Abimelech povedal Izákovi: Odídi od nás, lebo si o mnoho mocnejší ako my.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››Abimèlech disse ad Isacco: «Vàttene via da noi, perché tu sei molto più potente di noi»
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››A-bi-mê-léc nói cùng Y-sác rằng : Hãy ra khỏi nơi ta , vì ngươi thạnh vượng hơn chúng_ta bội_phần .
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››A-bi-mê-léc nói cùng Y-sác rằng: Hãy ra khỏi nơi ta, vì ngươi thạnh vượng hơn chúng ta bội phần.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››daß auch Abimelech zu ihm sprach: Ziehe von uns, denn du bist uns zu mächtig geworden.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››E Abimeleque disse a Isaque: Aparta-te de nós; porque muito mais poderoso te tens feito do que nós.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››Entonces Abimelec dijo a Isaac: --Aléjate de nosotros, porque te has hecho más poderoso que nosotros
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››És monda Abimélek Izsáknak: Menj el közûlünk, mert sokkal hatalmasabbá lettél nálunknál.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››Et Abimélec dit à Isaac: Va-t-en de chez nous, car tu es beaucoup plus puissant que nous.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››In Abimelek veli Izaku: Loči se od nas, ker postal si mnogo močnejši od nas.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››I řekl Abimelech Izákovi: Odejdi od nás; nebo mnohem mocnější jsi než my.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››I rzekł Abimelech do Izaaka: Odejdź od nas, albowiemeś daleko możniejszy niż my.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››Kemudian Abimelekh berkata kepada Ishak, "Pergilah dari negeri kami. Engkau sudah lebih berkuasa dari kami.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››아비멜렉이 이삭에게 이르되 네가 우리보다 크게 강성한즉 우리를 떠나가라
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››Och Abimelek sade till Isak: »Drag bort ifrån oss; ty du har blivit oss alltför mäktig.»
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››og Abimelek sagde til Isak: "Drag bort fra os, thi du er blevet os for stærk!"
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››Og Abimelek sa til Isak: Dra bort fra oss, for du er blitt oss altfor mektig.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››Şi Abimelec a zis lui Isaac: ,,Pleacă dela noi, căci ai ajuns mult mai puternic decît noi.``
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››Silloin Abimelek sanoi Iisakille: "Mene pois luotamme, sillä sinä olet tullut paljon väkevämmäksi meitä".
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››Και ειπεν ο Αβιμελεχ προς τον Ισαακ, Απελθε αφ' ημων, διοτι εγεινες δυνατωτερος ημων σφοδρα.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››И Авимелех каза на Исаака: Иди си от нас, защото си станал много по-силен от нас.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››И Авимелех сказал Исааку: удались от нас, ибо ты сделался гораздо сильнее нас.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››ויאמר אבימלך אל יצחק לך מעמנו כי עצמת ממנו מאד׃
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››وقال أبيمالك لاسحق اذهب من عندنا لانك صرت اقوى منا جدا.
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››亞 比 米 勒 對 以 撒 說 、 你 離 開 我 們 去 罷 、 因 為 你 比 我 們 強 盛 得 多
Avimelek İshaka, ‹‹Ülkemizden git›› dedi, ‹‹Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı.››亞比 米勒 對 以 撒說 、 你 離開 我 們去罷 、 因為 你 比我 們強 盛 得 多
Az önce yaptığınız, gücümüzle ne yapmamız gerektiği konusunda sorumluluk alma yolunda ilk adımdı.여러분이 방금하신것은, 우리가 가진 권력의 전부를 가지고 우리가 무엇을 해야할 책임감을 취하는 방향으로 가는 첫번째의 단계입니다
Az önce yaptığınız, gücümüzle ne yapmamız gerektiği konusunda sorumluluk alma yolunda ilk adımdı.מה שעשיתם כרגע, היה הצעד הראשון אל עבר לקיחת אחריות על מה שאנו צריכים לעשות עם כל הכח שבידינו.
Az önce yaptığınız, gücümüzle ne yapmamız gerektiği konusunda sorumluluk alma yolunda ilk adımdı.ما فعلتموه للتو ، هي الخطوة الأولى نحو تولي المسؤولية فيما يجب أن نفعله مع كل ما لدينا من سلطة.
Az önce yaptığınız, gücümüzle ne yapmamız gerektiği konusunda sorumluluk alma yolunda ilk adımdı.なすべきことに対して責任を持って 我々の力を行使するための第一歩です 次のステップです これも挑戦してください
Başka bir dünyadan gelen bir yer sadece bizim hayal gücümüzde var gibi görünüyor.Un lugar de otro mundo que sólo parece existir en nuestra imaginación.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.그것의 대안에 대해서는 다음에 얘기할 기회가 있겠죠. 어쨌든 그것이 주된 요인입니다.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Ne putem uita la alternative intr-o alta discutie, poate alta data. Dar aceasta este forta noastra motoare.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Oczywiście istnieją alternatywy dla mięsa, ale nie to nas dziś interesuje.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Podemos discutir alternativas en otra charla, quizás algún día. Pero esta es nuestra fuerza movilizante.