gücüm ile cümle

gücüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni.Pan jest mocą moją, i pieśnią moją; on był moim wybawicielem.
RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni.Síla má a písnička má jest Hospodin, on byl můj vysvoboditel.
RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni.TUHAN adalah kekuatanku dan pujaanku, Ia telah menyelamatkan aku
RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni.Δυναμις μου και υμνος ειναι ο Κυριος, και εγεινεν εις εμε σωτηρια.
RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni.Сила моя и песен моя е Господ, И Той ми стана избавител,
RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni.עזי וזמרת יה ויהי לי לישועה׃
RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni.‎قوتي وترنمي الرب وقد صار لي خلاصا‎.
RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni.耶 和 華 是 我 的 力 量 、 是 我 的 詩 歌 . 他 也 成 了 我 的 拯 救
RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni.耶和華 是 我 的 力量 、 是 我 的 詩歌 . 他 也 成 了 我 的 拯救
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.르우벤아 너는 내 장자요 나의 능력이요 나의 기력의 시작이라 위광이 초등하고 권능이 탁월하도다마는
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Ruben, du er min førstefødte, min Styrke og min Mandskrafts første, ypperst i Højhed, ypperst i Kraft!
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Ruben, min førstefødte er du, min kraft og min styrkes første frukt, høiest i ære og størst i makt.
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Ruben, min förstfödde är du, min kraft och min styrkas förstling, främst i myndighet och främst i makt.
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Ruben pierworodny mój, tyś moc moja, i początek siły mojej, zacny dostojeństwem, i zacny męstwem.
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Ruben, prvorozený můj jsi ty, síla má, a počátek moci mé, vyvýšenost důstojenství a vyvýšenost síly.
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Rúben, te elsõszülöttem, erõm, tehetségem zsengéje, elsõ a méltóságban, elsõ a hatalomban.
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Ruben, ti si prvenec moj, moč moja in začetek mogočnosti moje, prednji v visokosti in prednji v krepkosti!
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Ruben, tu, întîiul meu născut, Puterea mea şi pîrga tăriei mele, Întîiul în vrednicie, şi întîiul în putere,
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Rúben, ty si môj prvorodený, moja sila a počiatok mojej vlády, predné dôstojnosti a predné moci.
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.Рувим, первенец мой! ты – крепость моя и начаток силы моей, верх достоинства и верх могущества;
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.ראובן בכרי אתה כחי וראשית אוני יתר שאת ויתר עז׃
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.رأوبين انت بكري قوتي واول قدرتي فضل الرفعة وفضل العزّ.
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.流 便 哪 、 你 是 我 的 長 子 、 是 我 力 量 強 壯 的 時 候 生 的 、 本 當 大 有 尊 榮 、 權 力 超 眾
‹‹Ruben, sen benim ilk oğlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından en üstünsün.流便 哪 、 你 是 我 的 長子 、 是 我 力量 強壯 的 時候 生的 、 本 當 大有 尊榮 、 權力 超眾
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.Ale nie tylko to, użyliśmy naszej wyobraźni aby gruntownie zdemolować ten glob.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.A nejen to. Užili jsme naše schopnosti k tomu, abychom zplundrovali zeměkouli.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.A nielen to, využívame našu predstavivosť na to, aby sme systematicky pustošili túto planétu.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.En niet alleen dat, we hebben ook nog eens onze verbeelding gebruikt om deze wereld grondig te vervuilen.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.E non solo, abbiamo usato la nostra creatività per riempire di rifiuti il pianeta.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.És ráadásul arra használtuk a fantáziánkat, hogy tönkretegyük ezt a bolygót.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.그리고 그뿐만 아니라, 우리는 우리의 상상력을 동원해서 이 지구를 완전히 엉망으로 만들고 있습니다.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.Nu doar atât, dar ne-am folosit imaginaţia ca să distrugem complet această planetă.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.Pior, usámos a nossa imaginação para fazer deste globo um caixote do lixo.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.Pire, nous avons utilisé notre imagination pour polluer profondément cette planète.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.Und nicht nur das, wir haben unsere Vorstellungskraft dazu genutzt, diese Welt gründlich zu verwüsten.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.Y no sólo eso, hemos usado nuestra imaginación para destrozar a fondo este mundo.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.Κι όχι μόνο αυτό, αλλά έχουμε χρησιμοποιήσει τη φαντασία μας για να διαλύσουμε πραγματικά αυτήν τη Γη.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.И не само това, - ние използвахме нашето въображение, за да опустошим сериозно тази планета.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.Мало того, мы использовали наше воображение, чтобы тщательно изуродовать эту планету.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.ולא רק זאת, השתמשנו בדמיון שלנו כדי לטנף את הגלובוס ביסודיות.
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.ليس هذا فقط , فقد إستخدمنا خيالنا للتخلص نهائياً من هذا العالم .
Sadece bu değil, hayal gücümüzü bu dünyayı çöpe çevirmek için kullandık.地球が破壊されてしまいそうです 飲用水 耕作に適した土地
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi,Lí do ta không biến người thành tro tàn bằng sức mạnh của ta
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Csakis azért nem perzsellek hamuvá erényem izzó hatalmával, mert Ráma nem parancsolta, hogy ezt tegyem.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.El único motivo por el que no te reduzco a cenizas con mi fuego es porque Rama no me lo ha ordenado.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Enda skälet att jag inte förintar dig med min egen kraft- är att Rama inte har sagt åt mig att göra det.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Jediný důvod, že tě nezpražím a nezašlapu do země, je ten, že mě k tomu ještě Ráma nedal svolení.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.L'unico motivo per cui non ti riduco in cenere con i miei poteri e' che Rama non mi ha ordinato di farlo.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Nie spopieliłam cię jeszcze żarem mojej mocy, tylko dlatego, że Rama mi tego nie nakazał.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Nu te trăznesc chiar eu cu puterile mele doar pentru că Rama mi-a poruncit să nu le folosesc.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi,ואיני שורפת אותך לאפר באמצעות כוחותיי העצומים מסיבה אחת בלבד.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi,ラーマが許してないから
Seninle konuşacak gücüm yok açım. benimle tartışmak yerine çek git aishHola, llamo del café Wangja (Café Príncipe). Quería encargar fideos con frijoles negros. ¡Para mí también!
Seninle konuşacak gücüm yok açım. benimle tartışmak yerine çek git aishNu am chef sa vorbesc pentru ca mi-e foarte foame. Asa ca nu-mi vorbi si pleaca. Aish.
Seni seviyorum, gücüm sensin, ya RAB!Eu te amo, ó Senhor, força minha.
Seni seviyorum, gücüm sensin, ya RAB!Hỡi Ðức Giê-hô-va, Ngài là năng lực tôi, tôi yêu mến Ngài.
Seni seviyorum, gücüm sensin, ya RAB!Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , Ngài là năng_lực tôi , tôi yêu_mến Ngài .
Seni seviyorum, gücüm sensin, ya RAB!나의 힘이 되신 여호와여 내가 주를 사랑하나이다
Seni seviyorum, gücüm sensin, ya RAB!〔 耶和華 的 僕人 大衛 的 詩 、 交與 伶長.當耶和華 救 他 脫離 一切 仇敵 和 掃羅 之 手 的 日子 、 他 向 耶和華 念 這詩 的 話.說 、 〕 耶和華 我 的 力量 阿 、 我愛你
Sevincinizi dile getirin gücümüz olan Tanrıya, Sevinç çığlıkları atın Yakupun Tanrısına!Al maestro del coro. Su «I torchi...». Di Asaf

İlgili Sayfalar