gücüm ile cümle

gücüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bizim gücümüz buradan geliyor.В това е и нашата сила.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Come gruppo ci permette di amplificare le nostre voci, la nostra forza.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Es ermöglicht uns, unsere Stimmen und unseren Einfluss als Gruppe zu verstärken.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Het stelt ons in staat om onze stemmen en onze macht als groep te versterken.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Il nous permet d'amplifier nos voix et notre puissance en tant que groupe.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.또한, 인터넷은 우리의 목소리와 힘을 합쳐진 하나의 그룹을 만들기도 하죠.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Ne permite să ne amplificăm vocile şi puterea ca grup.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Nos permite amplificar nuestras voces y nuestra fuerza como grupo.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Permite-nos amplificar a nossa voz e o nosso poder, enquanto grupo.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Pozwala nam wzmocnić głosy i zwiększyć moc dzięki wspólnocie.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Rajta keresztül csoportként felerősíthetjük a hangunkat és az erőnket.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Skupinám umožňuje znásobit jejich hlas a sílu.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Так мы можем усилить голос и силу каждого в отдельности, объединившись в группу.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.Той ни позволява да увеличим гласовете си и силата ни като група.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.הוא מאפשר לנו להגביר את הקולות והכוח שלנו כקבוצה.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.وهي تسمح لنا بأن نضخم حجم أصواتنا وقوانا كمجموعات.
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.声や力を 増幅してくれます しかしそれだって 始まりはささやかなものでした
Biz satış gücümüzü kaybediyoruz.Wir verlieren Umsatz.
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Abbiamo il potere individuale di dire: "Questo è quello che voglio fare".
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Avem puterea individuală să spunem "Asta e ceea ce vreau să fac".
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Chúng ta có cái quyền lực cá nhân để nói, "Đây là cái mà tôi muốn làm."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Kita memiliki kekuatan sendiri untuk mengatakan, "Inilah yang ingin saya lakukan."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.우리 개개인은 모두 "이게 내가 하고 싶었던 거야"라고 할 수 있는 힘을 가지고 있죠.
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Máme tu vlastní moc říci si: "To je to, co chci dělat."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Mamy indywidualną moc, aby powiedzieć: "Tym chcę się zajmować".
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Megvan az egyéni hatalmunk, hogy azt mondjuk: "Ezt akarom csinálni."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Nous avons individuellement la capacité de dire : "Voici ce que je veux faire."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Tenemos el poder individual para decir: "Esto es lo que quiero hacer."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Vocês podem fixar o vosso objetivo. Têm o poder individual de dizer: "É isto que eu quero fazer."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Wij hebben de individuele macht om te zeggen: "Dit is wat ik wil doen."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Wir haben die individuelle Macht zu sagen, "Das ist es, was ich tun möchte."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Έχουμε την ατομική δύναμη να πούμε, "Αυτό είναι αυτό που θέλω να κάνω."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Вы имеете право сказать: "Вот, что я хочу делать."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Кожен з нас має силу сказати: "Це те, що я хочу робити."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.Ние имаме индивидуалната сила да кажем: "Това е, което искам да направя."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.לכל אחד יש את כוחו האישי לומר, "זה מה שאני רוצה לעשות."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.لدينا القوة الفردية في أن نقول، "هذا ما أريد القيام به."
"Bu benim yapmak istediğim şey" demek için.. gücümüz var.という個々の力を持っています 無意味な宇宙において これは素晴らしいことです
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.이건 상자가 아닙니다: 머릿 속에 있는 제 상상력을 종이에, 스크린에, 삶에 표현한 것이죠.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.Sunt proiecţiile imaginaţiei mele din cap, pe hârtie, pe ecran, în viaţă.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.To nie jest pudełko. To obrazy z mojej wyobraźni przeniesione z głowy na papier, na ekran, w życie.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.Това не е кутия; това са интерпретации на моето въображение от главата, през хартията и екрана, до живота.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.Это-не ящик; это-воспроизведение моего воображения из головы-на бумагу, на экран, в жизнь.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.זו היא לא קופסא. אלו הציורים של הדמיון שלי, מהראש לנייר למסך לחיים.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.هذا ليس مجرد صندوق ؛ إنه تداعيات خيالي الجامح من العقل للورق للشاشة للحياة
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.それが現実化されるまでの私の空想を表現したものです 「Upwake」では建物がスーツを着用し Zeroは巨大キーボード上で
"Bu, bizim gücümüze oynuyor.Dit zijn maar de Studio Sport-samenvattingen van de wedstrijd.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor. İnsanları korkutan şey, bizim teknolojimiz."Băieții buni se pot juca cu dronele, ca hobby, dar la fel pot face și băieții răi.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor. İnsanları korkutan şey, bizim teknolojimiz."Die Guten können herumspielen und so etwas als Hobby herstellen, aber das können die Bösen auch.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor. İnsanları korkutan şey, bizim teknolojimiz."Dobrzy mogą budować takie maszyny, podobnie jak i źli.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor. İnsanları korkutan şey, bizim teknolojimiz."Men vi måste komma ihåg, att det här är bara videoklipp.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor. İnsanları korkutan şey, bizim teknolojimiz."Stejně jako se můžou zabývat modelařinou hodní hoši, můžou to dělat i ti zlobiví.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor. İnsanları korkutan şey, bizim teknolojimiz."Οι καλοί μπορούν να πειραματίζονται με αυτά τα σετ για ερασιτέχνες, το ίδιο όμως και οι κακοί.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor. İnsanları korkutan şey, bizim teknolojimiz."Це може бути хобі чи іграшка для хороших хлопців, але погані хлопці теж мають доступ до цього.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor.사용할 수 있는게 아니고
"Bu, bizim gücümüze oynuyor.Pero hay que recordar que estos son solo videos. Es solo la versión del partido de ESPN.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor.Si perde la strategia.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor.Temos que nos lembrar que são apenas videoclips.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor.Това са само на спортния център ESPN версии за играта.
"Bu, bizim gücümüze oynuyor.Хорошие парни могут сделать такие игрушки своим хобби.

İlgili Sayfalar