gücümü ile cümle

gücümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Az önce yaptığınız, gücümüzle ne yapmamız gerektiği konusunda sorumluluk alma yolunda ilk adımdı.なすべきことに対して責任を持って 我々の力を行使するための第一歩です 次のステップです これも挑戦してください
Başka bir dünyadan gelen bir yer sadece bizim hayal gücümüzde var gibi görünüyor.Un lugar de otro mundo que sólo parece existir en nuestra imaginación.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.그것의 대안에 대해서는 다음에 얘기할 기회가 있겠죠. 어쨌든 그것이 주된 요인입니다.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Ne putem uita la alternative intr-o alta discutie, poate alta data. Dar aceasta este forta noastra motoare.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Oczywiście istnieją alternatywy dla mięsa, ale nie to nas dziś interesuje.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Podemos discutir alternativas en otra charla, quizás algún día. Pero esta es nuestra fuerza movilizante.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Podemos discutir alternativas noutra conversa, talvez um dia, mas esta é a nossa força motriz.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Possiamo discutere delle alternative in un altra presentazione ma questa e' la questione principale
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Talán egy napon, egy másik előadás alkalmával beszélhetünk alternatívákról, de ez a hajtóerőnk.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Возможно, однажды мы обсудим альтернативы на другой конференции. Однако, именно это наша главная проблема.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Можем да обсъждаме алтернативи в друг разговор, вероятно един ден. Но това е нашата движеща сила.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.נוכל לדבר על החלופות בהרצאה אחרת. אולי פעם. אך זהו הכוח המניע אותנו.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.يمكن أن نناقش البدائل في حديث آخر، رُبّما يوم ما. ولكن هذه هي قوّتنا الدافعة.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.しかし、動物性たんぱく質は人間の原動力となります どうしたらよいのでしょうか?
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Có lẽ đó là những gì nghịch cảnh mang lại cho chúng ta một cảm giác của cái tôi, một cảm giác của sức mạnh.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Forse è questo ciò che ci dà l'avversità, Un senso di possesso, un senso di propria forza.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.역경이야말로 우리들로 하여금 우리의 자아와 능력을 일깨우도록 하고
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Może to dają nam przeciwności, poczucie siebie, poczucie własnej mocy.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Možná to je to, co nám neštěstí dává, pocit toho, že jsme, a pocit naši vlastní síly.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Možno to je to čo nám dáva nepriazeň osudu, vedomie seba samých, vedomie našej vlastnej sily.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Peut-être que c'est ce que l'adversité nous offre, un sens de nous-même, un sens de notre propre puissance.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Poate că asta ne dă adversitatea: un simț al sinelui, cunoașterea propriei noastre puteri.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Quizás esto es lo que la adversidad nos da, un sentido de "sí mismo", un sentido de nuestro propio poder.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talán ez az, amit a hátrányos helyzet nyújt számunkra, a magunkról alkotott képünket, a saját erőnk tudatát.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talvez seja isso que a adversidade nos dá, um sentido de nós próprios, um sentido do nosso potencial.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Wellicht is dat hetgene dat tegenslag ons biedt: zelfbewustzijn, een besef van onze eigen kracht.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Ίσως αυτό είναι που μας δίνουν οι αντιξοότητες, αίσθηση του εαυτού μας, αίσθηση της προσωπικής μας δύναμης.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Може би това ни дава бедата, усет за самоличност, усет за собствената ни мощ.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Может, именно это и дают нам неблагоприятные обстоятельства: чувство самого себя, чувство собственной силы.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Можливо це те, що нам дають труднощі - розуміння самих себе, усвідомлення власних сил.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.אולי זה מה שמעניקה לנו המצוקה, תחושה של עצמיות, ותחושה של הכוח שבנו.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.فهذا ما قد تعطينا المحن الشعور بالذات والقوة
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.自我や自己能力を教えてくれるのではないでしょうか 自分自身へ贈るプレゼントです
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Ich glaube nicht, dass wir uns viele dieser ethischen Entscheidungen leisten können.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Je ne crois pas que nous pouvons nous permettre d'autres choix étiques de ce genre.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.이러한 비윤리적 선택을 할 수 있는 여유가 우리에겐 없다고 생각합니다.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Não acho que possamos suportar tais escolhas éticas.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Nem hiszem, hogy megengedhetünk magunknak sok ilyen erkölcsi döntést.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Nie stać nas zbyt wiele takich wyborów moralnych.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.No creo que podamos costear muchas de estas decisiones éticas.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Non penso che possiamo permetterci troppe di queste scelte etiche.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Nu cred că ne permitem prea multe astfel de alegeri etice.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Saya rasa kita tidak memiliki pilihan etis sejauh itu.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Tôi không nghĩ chúng ta có thể trả nổi cho những lựa chọn đạo đức như thế.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.We kunnen ons niet veel van dergelijke ethische keuzes veroorloven.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Δεν πιστεύω ότι μπορούμε να ανταπεξέλθουμε σε τόσες ηθικές επιλογές.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Аз не мисля, че можем да си позволим прекалено много подобни етични решения.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.Я не думаю, что мы можем себе позволить еще много таких моральных решений.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.אני לא חושב שאנחנו יכולים להרשות לעצמינו יותר מדי בחירות אתיות.
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.لا اعتقد اننا سنتحمل الكثير من تلك لخيارات الاخلاقية
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.ありがとうございます
Benzer etik tercihlere daha fazla gücümüzün yeteceğini zannetmiyorum.我哋唔可再負擔呢的錯誤
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Abból kell kiindulnunk, hogy a tudásunk, a hatalmunk, a legitimitásunk véges.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Chúng ta cần bắt đầu từ vị trí mà sự hiểu biết và quyền lực và tính pháp lý của chúng ta bị giới hạn.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Dobbiamo partire dall'idea che la nostra conoscenza, il nostro potere, la nostra legittimità, sono limitati.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Hay que partir de la postura de que nuestro conocimiento, nuestro poder, nuestra legitimidad es limitada.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Kita harus mulai dari posisi di mana pengetahuan kita, kekuatan kita, legitimasi kita, terbatas.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.우리는 이제 우리의 지식, 능력, 정당성은
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Musíme vycházet z pozice, že naše znalost, naše síla, a naše legitimnost jsou omezené.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Nous devons partir du principe que nos connaissances, notre pouvoir, notre légitimité sont limités.

İlgili Sayfalar