gücümü ile cümle
gücümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.55
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.E quella paralisi, naturalmente, paralizza anche la nostra capacità di provare compassione.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.És ebben a bénulásban persze az együttérzésre való képességünk is ott van lebénulva!
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Et dans cette paralysie, bien sur, notre capacité de compassion est également paralysée.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.I w tym paraliżu, oczywiście, nasza zdolność współczucia także jest sparaliżowana.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.물론 그렇게 얼어붙은 사회에서는 연민을 느끼는 능력 또한 마비됩니다
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Si, bineînţeles, în aceste condiţii, capacitatea noastra de a simţi compasiune este şi ea paralizată.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Und in diesem Zustand der Lähmung ist unsere Kapazität für Mitgefühl ebenfalls gelähmt.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Và trong sự tê liệt này, dĩ nhiên, khả năng thương xót của chúng ta cũng sẽ bị liệt.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Y en esa parálisis, por supuesto, nuestra capacidad de ser compasivos también está paralizada.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Και σ' αυτή τη παράλυση, φυσικά, η ικανότητά μας για συμπόνια έχει επίσης παραλύσει.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.И в этом параличе, конечно же, наша способность к состраданию тоже парализуется.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.И тази парализа, естествено, осакатява и способността ни да изпитваме състрадание.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.І в цьому паралічі, і наша здатність до співчуття, звичайно, теж паралізована.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.ובשיתוק הזה, כמובן, היכולת לחוש חמלה משותקת גם היא.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.وفي هذا الشلل العام بالطبع فان قدرتنا على التعاطف تكون مقيدة ومشلولة ايضاً
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.私たちの慈悲に対するキャパシティーは 麻痺しています。 恐怖という言葉は、
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Şi mi-am dorit să-mi las imaginaţia să zburde liberă.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Und ich wollte meiner Fantasie freien Lauf lassen.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Và tôi muốn để cho trí tưởng tượng của mình bay thật xa.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Y quería dejar volar mi imaginación.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Ήθελα ν' αφήσω τη φαντασία μου να καλπάσει.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.И исках да оставя въображението си да се развихри.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.И мне хотелось дать волю своей бурной фантазии,
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.ורציתי לתת לדימיון שלי לפרוח.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.و أردت لمخيلتي الجموح
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.そこで頭を駆け巡っていた話を絵に起こし始めました
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Chciałam też puścić wodze wyobraźni.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.En ik wou mijn fantasie op hol laten slaan.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Je voulais laisser mon imagination courir librement.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.그리고 제 상상력을 맘껏 전개시키고 싶었습니다.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.De middelen zijn er. Het enige dat ons beperkt, is onze verbeelding.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Es sind also alle Werkzeuge vorhanden, und die einzige Sache, die uns limitiert, ist unsere Vorstellungskraft.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Gli attrezzi del mestiere sono disponibili, l'unica cosa che ci limita è la nostra immaginazione.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Jadi perangkat-perangkatnya sudah ada, dan satu-satunya hal yang membatasi adalah imajinasi kita.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.그러니 여기 있는 도구들, 그리고 우리를 제한시키는 유일한 것은 우리의 상상력입니다.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Minden eszköz a rendelkezésünkre áll, az egyetlen dolog, ami határt szabhat, az a fantáziánk.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Narzędzia pracy są łatwo dostępne, a jedyne co nas ogranicza, to nasza wyobraźnia.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Portanto, todas as ferramentas estão aí, e a única coisa que nos limita é a nossa imaginação.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Så alla verktygen finns därute och det enda som begränsar oss är vår fantasi.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Så værktøjerne er derude, og den eneste ting der begrænser os er vores forestillingsevne.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Takže všechny nástroje tu jsou a jediná věc, která nás nyní omezuje, je naše představivost.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Toate instrumentele există, şi singurul lucru care ne limitează este imaginaţia noastră.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Todas las herramientas están allí y el único límite es nuestra imaginación.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Tous les outils sont à notre disposition, et la seule chose qui nous limite est notre imagination.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Vsa orodja so nam na voljo, omejuje nas le naša domišljija.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Všetky potrebné nástroje tu sú a jediná vec, ktorá nás obmedzuje, je naša predstavivosť.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Οπότε όλα τα εργαλεία είναι εκεί έξω, και το μόνο πράγμα που μας περιορίζει είναι η φαντασία μας.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Така че всички инструменти са налице, и единственото нещо, което ни ограничава е нашето въображение.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.У нас в руках много возможностей, нас ограничивает только воображение.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Усі знаряддя - у ваших руках, єдине обмеження - це ваша уява.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.אז כל הכלים זמינים, והדבר היחידי שמגביל אותנו הוא הדמיון שלנו.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.فكل الأدوات موجودة حولنا ولا يقيدنا سوى خيالنا
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.できることを制限するのは 自分自身の想像力だけです ありがとうございました
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.所以講,所有嘅工具都已經有咗, 唯一嘅限制就係 我哋自己嘅想像力。
Yolu yok Kalbimde böyle duygular besleyemem. O zaman,seçeneğim kalmadı.Ya sevgimi ya da gücümü kullanarak아니요