gücü ile cümle

gücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Görünmez olma gücüne sahiptir.She has the ability to be invisible.
Suyun bütün evrelerini kontrol etmek gücüne sahibdir.He is able to control the flow of water.
Savaş sonrasında Phoenix'in gücü her şeyi ve çevresindeki herkesi yok etmeye başlar.The Phoenix then begins to destroy Alcatraz and anyone within range of her powers.
Rusların ilk safları yarıldı fakat Osmanlı kaybı çok artmıştı ve Rusların gücü çok fazlaydı.Russian artillery suffered some losses, but its superiority was evident.
Önceki gecede yer almış ayaklanmaya dair haberdar olmasından sonra "Gey gücü!After he learned of the riot that had occurred the previous evening, he stated, "Gay power!
Elektrik gücü genelde iş ve evler için, elektrik santrallerince sağlanır.Electric power is generally supplied to businesses and homes by the electric power industry.
Dönem boyunca Babil, baskın gücün bulunduğu muhteşem bir şehir haline gelir.During the period Babylon became a great city, which was often the seat of the dominant power.
Bu laboratuvar Nükleer roketlerin itme gücü ve elverişliliğini artırmak üzere kurulmuştu.The laboratory demonstrated the feasibility and value of nuclear rocket propulsion.
Ancak bu gücünün yan etkileri vardır ve gittikçe garip biri olmaya başlar.He has a unique power, which is becoming invisible.
Sevdiği şeyler var olma gücünü kaybedince zihin iradesini kaybeder.When you lose something you love, it makes you crazy.
Ancak üretimin devam edebilmesi için iş gücüne gereksinim vardı.Furthermore, he asserted that production capacity needed to be increased.
Kızın elektrik verme gücü vardır.He can generate electricity.
Örneğin; rafmagn (elektrik) sözcüğü aslında "kehribar gücü" anlamına gelmektedir.Here the "if ... then" construction indicates the logical conditional.
Aşağıdaki listede bu değişik tanımlar tanımın geçerlilik gücüne göre sıralanmışdır.Note The list below shows the different names used to represent the same level of competition.
Bu diriliş sonucu Liz'in gücünü de almıştır.This adventure was with Liz.
İktidar, yönetme gücünü elinde bulunduran kişi ya da kişiler.A powerful or commanding person, a leader.
Buluşları insan oğlunun yıkım gücünü arttırdı.They continued to share responsibility for raising their son.
Bu da ona bu kargaşa ortamında Yahudi halkına önderlik etme gücünü verdi.This will take him right to that level's boss battle.
M kurallı demetinin bir pozitif güçü önemsizdir.The heart of AI is an unconditional positive question.
2009 sonunda Almanya'nın 21.614 rüzgâr gücü santrali vardır.As of 2011, Poland has 1469 nature reserves.
Ama gerçekte o gücü elde etmenin birçok yolu olduğunu biliyordu.”In fact it opened up the possibility to do so many things."
Kaos hapsedilip tanrılarla beraber amcası da Krynn'ı terk edince büyü gücünü yitirdi.Due to Chaos’ defeat, all the powerful magic on Krynn has disappeared as the Gods took it with them.
Belki de boyun uzunluğu her iki gücün de sonucudur.Basically, both should grow to the power of two as time increases.
İsimleri Gucumatz’dır.”His name is Mercutio.")
Ayrıca hayal gücü çok geniş değildi.Their arrogance was almost beyond belief.
Seçilmiş kişide imgelem gücü olmalıdır.There should be justification for the format chosen.
Daha üstün bir şekilde, bütün engellere ve tehlikelere karşı koymak gücünü bulmalıyız.The change agent must address himself to all of these hazards and obstacles.
Bunun üzerine kral, bütün gücünü derebeylerine karşı kullandı.At that point the warriors have given their everything to their master.
Elektrik gücü, elektrik devresi tarafından transfer edilen elektrik enerjisinin miktarıdır.Electric power is the rate at which electric energy is transferred by an electric circuit.
T-34 ateş gücünü, hızı ve sağlamlığı dengeli bir biçimde bir araya toplamıştır.T-34 had excellent combination of mobility, protection and firepower.
İşçilerin eline geçen ücret düşmüş ve alım gücü 1913 yılı seviyelerine gerilemişti.Demand for its products collapsed and the company lost money in 1930 and 1931.
Yurt dışında (Belçika'da yoğun olmak üzere) önemli miktarda iş gücü vardır.It has a modest number of missions abroad.
Aydınlığa giden yola, kişinin gücü ve motivasyonuyla çıkılır.This route occurs when an individual's motivation and ability are high.
Başkent, Yunan gücünün ve nüfuzunun bir ifadesiydi.The mansion was a symbol of wealth and power in the community.
42 MW gücünde Enerji Santrali 1999 yılı sonunda üretime alınmıştır.Total installed wind power was 42 MW at end of 2010.
Böylece Carranza gücü eline geçirmiş oldu.Evaristo Carriego once held it in his hand.
Buna göre, insanın ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirlemeye gücü yetmez.Included in this is that humans have no power to influence the future, or indeed, their own actions.
Halife Müstekfi tamamen de idare ve iktidar gücünü kaybetti.In general objects of action lost Potency.
Kralın üstünde büyük bir gücü vardı.The king possessed absolute power over the people.
Motorun gücü arka dingile bir zincir tarafından ulaştırılır.Power is transmitted from the engine to the rear axle by a chain.
Aydınlatma gücü Güneş'ten 850.000 defa daha fazladır.Its radius is 58.5 times that of the Sun.
Yürütme gücü vali vekilinin başında olduğu Yönetim Konseyindedir.The first occurs at the governor's mansion.
Kendi gücüne, kuvvetine aşırı derecede güveni vardı.It relied on its immense thickness for strength.
Bu ülkenin politik ve ekonomik gücünü bir hayli zayıflattı.His political influence and relevance were thus greatly reduced.
Bu gücün büyük bölümü Gözleve’deydi.Most power was vested in him.
Ayrıca savaş birçok savaşan gücü maddi olarak iflas ettirdi.The war also bankrupted most of the combatant powers.
Bu yenilgi ile iblisler baş iblislerin gücünü sorgularlar.This Predator controls the Predator Hounds.
710 Beygir gücündeki tek radyal silindirli Nakajima Hikari motoru ile güçlendirilmişti.Power was provided by a single Nakajima Hikari radial engine.
Guise'lerin iktidar gücü bir süreliğine azaldı.The power of the Shungas gradually weakened.
Kartaca esas olarak bir deniz gücüyken Roma Cumhuriyeti bir kara gücüydü.The Roman military was a land-based army, while Carthage was primarily a naval power.
CPV genellikle CSP ( konsantre güneş gücü) ile karıştırılmaktadır.CPV is often confused with CSP (concentrated solar power) that does not use photovoltaics.
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.In 1988, the Nobel Peace Prize was awarded to the United Nations peacekeeping forces.
Ancak örgüt artık eski gücünde değildi.The Church no longer had its former social influence.
STR analizinin en büyük avantajı onun ayırt etmede ki istatistiksel gücüdür.The true power of STR analysis is in its statistical power of discrimination.
Bullseye'nin süper gücü yoktur.Copperhead has no superhuman powers.
Onun kendi gücüne boyun eğince kendinin ne kadar mutlu olacağına dair şarkı söylemeye başlar.He looks in and breaks into song on how beautiful they are to him.
Alman hava gücü bir Luftwaffe Kolordusu’dur, 8. Hava Kolordusu.Assigned to: Strategic Air Command, Eighth Air Force.
Çünkü reddedilemez büyüme ve genişleme gücüne sahiptir.That they have no right to breed or to live.
Bu noktada pikapların sinyal gücü tüm diğer kaynaklardan daha azdır.Third, the total value of emitters is greater than under any other distribution of permits.
Üçlemeye göre bu durumda Türkiye'nin döviz kurunu belirlemek gibi bir gücü yoktur.Third, on reservation lands, the state has no authority to regulate hunting.
İlgili Sayfalar