Ana içeriğe geç
Sözlük

gü ile cümle

gü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sadako, onlara gülümsedi.Sadako smiled at them.
Düşman bütün gün saldırısına devam etti.The enemy kept up their attack all day.
Tavandan sarkan güzel bir avize vardı.There was a beautiful chandelier hanging from the ceiling.
Havanın çok güzel olması şanstır.It is fortunate that the weather is so nice.
Tenis oynamak için güzel havadan yararlandık.We took advantage of the fine weather to play tennis.
Güzel gün keyfimizi artırdı.The fine day added to our pleasure.
Hava güzeldi ve bütün gün plajda kaldık.The weather was beautiful and we stayed on the beach all day.
Hava müsait olursa, biz güzel manzaranın tadını çıkaracağız.Weather permitting, we will enjoy the beautiful scenery.
Hava güzel olursa, yarın sabah gideceğiz.Weather permitting, we'll leave tomorrow morning.
Hava güzel olduğundan, pikniğe gittik.The weather being fine, we went on a picnic.
Hava güzeldi, bu yüzden balık tutmaya gittik.The weather was fine, so we went fishing.
Güzel bir gün ve canım balığa gitmek istiyor.It's fine day and I feel like going fishing.
Güneşli günlerde sık sık yürüyüşe giderdik.We would often go hiking on sunny days.
Güzel bir pazar günü sık sık balık tatmaya giderdi.He would often go fishing on a fine Sunday.
Hava olabileceği kadar güzeldi.The weather was as fine as it could be.
Hava böyle güzel devam edecek mi, merak ediyorum.I wonder if the weather will hold.
Bugün güneşli bir gün.It's a sunny day.
Güneşli bir gün.It's a sunny day.
Hava tahminine göre yarın hava güzel olacak.The weather forecast says it will be fine tomorrow.
Hava tahmini hiç güvenilir değil.The weather forecast is not reliable at all.
Hava durumu tahmini mutlaka güvenilir değildir.The weather forecast is not necessarily reliable.
Meteoroloji uzmanlarına güvenmiyor musunuz?Don't you trust the weathermen?
Hava güzel olursa, sana yarın uğrayacağım.I will call on your tomorrow, weather permitting.
Hava güzel olursa, yarın pikniğe gideceğiz.Weather permitting, we will go on a picnic tomorrow.
Hava güzel olursa başlayacağım.I will start, weather permitting.
Hava güzel olursa, onlar mantar toplamak için ormana gidecek.They will go to the woods to pick mushrooms, weather permitting.
Hava güzel olursa, yarın başlayacağım.Weather permitting, I'll start tomorrow.
Hava güzel olursa, nehirde balık tutmaya gideceğim.Weather permitting, I'll go fishing in a river.
Hava güzel olması koşuluyla, katılım iyi olmalı.Attendance should be good provided the weather is favorable.
Bu güzel ve şirin.It's nice and cool.
İmparatorun Doğum Günü Pazar gününe denk geldi.The Emperor's Birthday fell on Sunday.
Hangi gün izinlisin?What's your day off?
Kırsal İlkbaharda güzeldir.The countryside is beautiful in the spring.
Şehirde her gün büyük miktarlarda çöp üretiliyor.In the city, large quantities of garbage are being produced every day.
Şehir yaşamının gürültüsü beni çok sinirlendiriyor.The noise of city life annoys me greatly.
Çaba güzel sonuçlar üretir.Effort produces fine results.
İyi bir çift güneş gözlüğüne ihtiyacım var.I need a good pair of sunglasses.
Cumartesi günü okula gider misin?Do you go to school on Saturday?
Cumartesi günü benimle bir oyunun canlı performansını görmek ister misin?Would you like to see a live performance of a play with me Saturday?
Ben cumartesi günü kütüphanede kitaplar okumayı prensip ediniyorum.I make it a rule to read books in the library on Saturday.
Cumartesi hariç her gün beş dersimiz var.We have five classes every day except Saturday.
Cumartesi günleri kaç tane dersiniz var?How many classes do you have on Saturdays?
Tüm öğrenciler cumartesi günü eve erken gider.All the students go home early on Saturday.
Cumartesi günü onun arabasıyla plaja gitmek istiyoruz.We want to go to the beach in his car on Saturday.
Cumartesi günü sinemaya gidelim mi?How about going to the movies on Saturday?
Cumartesi günü için herhangi bir planın var mı?Do you have any plans for Saturday?
Paketlemek için cumartesi günü bana yardım edebilir misin?Could you give a me hand packing on Saturday?
Cumartesi günleri okulun var mı?Do you have school on Saturdays?
Cumartesi günü öğle yemeğini getirmeyi unutma.Don't forget to bring your lunch on Saturday.
Okul Cumartesi günleri öğleden önce biter.School finishes before noon on Saturdays.
Cumartesi, haftanın son günüdür.Saturday is the last day of the week.
Cumartesi günleri hastalara bakıyor musun?Do you see patients on Saturdays?
Cumartesi, pazar gününden önce gelir.Saturday comes before Sunday.
Cumartesi onun boş olduğu gündür.Saturday is the day when he is free.
Cumartesi babamın boş olduğu gündür.Saturday is when my father is free.
Kızayım mı yoksa güleyim mi bilmiyordum.I didn't know whether to get angry or to laugh.
Kış yaklaşırken günler kısalır.The days grow shorter as winter approaches.
Buzlu yol güneş ışığında pırıldıyordu.The icy road sparkled in the sunlight.
Tokyo'da yaşayan teyzem bana güzel bir bluz gönderdi.My aunt, who lives in Tokyo, sent me a beautiful blouse.
Babamın ölüm haberinini aldığımda sadece üç gündür Tokyo'daydım.I had been in Tokyo only three days when I received news of my father's death.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod