Ana içeriğe geç
Sözlük

gü ile cümle

gü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Pazar günü okula gitmem.I don't go to school on Sunday.
Pazar günleri kiliseye giderim.I go to church on Sundays.
Pazar günleri asla evde değilim.I am never at home on Sundays.
Pazar günü kiliseye giderim.I go to church on Sunday.
Pazar günü parkta tenis oynarım.I play tennis in the park on Sunday.
Pazar günü gidiyorum.I'm leaving on Sunday.
Pazar günleri hariç her gün çalışırım.I work every day except Sunday.
Pazar hariç her gün çalışırım.I work every day except Sunday.
Pazar günü genellikle kot giyerim.I usually wear jeans on Sunday.
Onun tarafından gülündüm.I was laughed at by him.
Bana yardım etmesi için ona güveniyordum.I was banking on him to help me.
Onunla ilk karşılaştığım günü asla unutmayacağım.I will never forget the day when I first met him.
Ona güzel bir daire buldum.I found him a nice apartment.
Güzel hediye için ona teşekkür ettim.I thanked him for the nice present.
Onunla tanıştığım günü unutamam.I can't forget the day when I met him.
Ona güzel bir kravat seçtim.I chose him a nice tie.
Ona ertesi gün oraya gidip gitmeyeceğini sordum.I asked him if he would go there the next day.
Söylediklerini güçlükle anlayabiliyorum.I can hardly understand what he says.
Onun yönetici yeteneğine güveniyorum.I trust his executive ability.
Yardım için ona güveniyorum.I look to him for help.
Ben onun iyiliğine güvendim.I relied on his kindness.
Onun dürüstlüğünden güvence duyuyorum.I am assured of his honesty.
Onun yemek kitabının güncelleştirilmiş sürümünü tercih ederim.I prefer the updated version of his cookbook.
Onu beş gün önce istasyonda gördüm, yani, geçen cuma.I saw her at the station five days ago, that is, last Friday.
Ona gülmekten kendimi alamıyordum.I could not help laughing at him.
Ona mutlak güvenim var.I have absolute trust in him.
Ona güvendim.I relied on him.
Onun güzel olduğunu biliyorum.I know that she is beautiful.
Üç gün önce ona rastladım.I met her three days ago.
Sigara içmekle ilgili tehlikeler hakkında onu ikna etmede güçlük çektim.I had difficulty convincing her of the dangers of smoking.
Ona yeni bir elbise almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy her a new dress.
Ona güzel bir Noel hediyesi aldım.I bought her a nice Christmas present.
Onun misafirperverliğine karşılık olarak ona bir demet gül verdim.I gave a bunch of roses to her in return for her hospitality.
Onun güvenliği için endişeleniyorum.I am concerned for her safety.
Onun güvenliği için endişeliydim.I was anxious for her safety.
Onun söylediklerini güçlükle anlayabiliyorum.I can hardly understand what she says.
Onun kağıtlarını ayıklamak için birkaç gün harcadım.I spent several days sorting through her papers.
Onun gülme tarzını sevmiyorum.I don't like the way she laughs.
Onun doğum günü partisine davet edildim.I was invited to her birthday party.
Onun güzelliği tarafından büyülendim.I was fascinated by her beauty.
Güzel bir kelebek yakaladım.I caught a beautiful butterfly.
Güzel bir kuş gördüm.I saw a beautiful bird.
Ben fakirim, ona gücüm yetmez.I, who am poor, cannot afford it.
Genellikle cuma günü markete giderim.I usually go to market on Friday.
Genellikle pazar günü bütün günü boş boş geçiririm.I usually spend the whole day idly on Sunday.
Babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.I'm proud of my father being a good cook.
Babamla gurur duyuyorum.I'm proud of my father.
Babamla çok gurur duyuyorum.I'm very proud of my father.
Soğuk algınlığımı atlatmam on günümü aldı.It took me ten days to get over my cold.
Günde ortalama altı saat uyurum.I sleep six hours a day on average.
Ben her ay maaş gününde anneme elli bin yen veririm.I give my mother fifty thousand yen on payday every month.
Pazar günleri onunla tenis oynamayı prensip ediniyorum.I make it a rule to play tennis with him Sundays.
Her gün sabah saat dokuzda işe başlarım.I report to work at 9 o'clock every morning.
Her gün saat onda yatmaya giderim.I go to bed at ten every day.
Her gün banyo yaparım.I have a bath every day.
Her gün iki saatlik egzersiz yaparım.I get two hour's exercise every day.
Her gün üç saat çalışırım.I study for 3 hours every day.
Her gün dokuzdan beşe kadar çalışırım.I work from nine to five every day.
Her gün o kilisenin önünden geçerim.I go by that church every day.
Ben onu her gün kullanırım.I use it every day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod