Ben genellikle Pazar günleri çalışmak zorunda değilim.I don't usually have to work on Sundays.
Seyahat ederken genellikle günlük tutarım.I usually keep a diary when I travel.
Ben profesyonel güreşi seviyorum.I like pro wrestling.
Neredeyse her gün saat altıda kalkarım.I get up at six almost every day.
Neredeyse her gün banyo yaparım.I take a bath almost every day.
Neredeyse her gün köpeği görürüm.I see the dog almost every day.
Bob'ın benim doğum günü partime gelip gelmeyeceğinden kuşkuluyum.I doubt if Bob will come to my birthday party.
Bob'un doğum günü partime geleceğini sanmam.I doubt if Bob will come to my birthday party.
Sizinle çalışmaktan gurur duyuyorum.I am proud to work with you.
Herkes tarafından bana gülündü.I was laughed at by everyone.
Bir gün daha orada kalmamız gerektiğini önerdim.I suggested that we should stay there another day.
Üç gün daha burada kalacağım.I'll be staying here for another three days.
Ben artık ona güvenmiyorum.I do not trust him any longer.
Ben ona büyük güçlükle bir yanıt verdim.I gave an answer to him with great difficulty.
Ödevimi güçlükle bitirdim.I finished my homework with difficulty.
Pazar günleri çoğunlukla şekerleme yapardım.I would often take naps on Sundays.
Bir gün önce kaybettiğim kitabı buldum.I found the book which I had lost the day before.
Pazar günü onunla tenis oynardım.I would play tennis with him on Sunday.
Bütün gün çok çalıştım bu yüzden çok yorgundum.I worked hard all day, so I was very tired.
Onu iki günde bir ziyaret ederim.I call on him every other day.
Bütün gün İngilizce kullanmak zorundayım.I have to use English all day.
Bütün gün evde kaldım.I stayed home all day.
Bütün gün ev işleriyle meşgulüm.I'm busy all day keeping house.
Bütün gün boşum, sana uygun olan herhangi bir saatte gelip seni göreceğim.I am free all day, I'll come and see you at any time that suits you.
Bütün günü sahilde geçirdim.I spent the entire day on the beach.
Bütün gün çalıştım, bu yüzden çok yorgunum.I've worked all day, so that I am very tired.
Ben bütün gün meşguldüm.I was busy all day.
Yağmur yağdığı zaman hariç her gün yürürüm.I take a walk every day except when it rains.
Sinemaya gitme yerine bütün gün boyunca evde kaldım.I stayed home all day long instead of going to the movies.
İngilizce bir günlük tutuyorum.I keep a diary in English.
Her gün bir saat İngilizce çalışırım.I study English an hour every day.
Ben bu kitabı okumayı salı gününe kadar bitirmiş olacağım.I will have finished reading this book by Tuesday.
Çiçek sergisinde güllerini sergileyeceğim.I'm going to exhibit my roses at the flower show.
Bavulumu toplamakla meşguldüm, çünkü iki gün içinde Fransa'ya gidiyordum.I was busy packing, because I was leaving for France in two days.
Ben benim okulum ile gurur duyuyorum.I'm proud of my school.
Okula asla geç kalmamakla gurur duyuyorum.I am proud of never being late for school.
Hâlâ okul günlerimle ilgili bir hayli anım var.I still have many clear memories of my school days.
Sahilde güzel bir kabuk buldum.I found a beautiful shell on the shore.
Gözlüğüm olmadan güçlükle görebiliyorum.I can hardly see without my glasses.
Ben tuhaf bir gürültü duydum.I heard a funny noise.
Bir tatile parasal gücüm yetemez.I cannot afford a holiday.
Her gün eti balığa tercih ederim.I prefer meat to fish any day.
Birkaç gümüş param var.I have several silver coins.
Erkek kardeşimle gurur duyuyorum.I'm proud of my brother.
Pazartesi ve Cuma günleri İngilizce çalışırım.I study English on Monday and Friday.
Beş gün içinde işi bitireceğim.I will finish the work in five days.
Sabah erken saatte güvenli şekilde buraya geldim.I arrived here safely early this morning.
Bu yaz sadece beş gün izin alırım.I get only five days off this summer.
Bu günlerde iştahsızım.I have a poor appetite these days.
Güncel bir sözlüğüm var.I have an up-to-date dictionary.
Ben günahımı itiraf ettim.I confessed my sin.
Dün bütün gün evdeydim.I was home all day yesterday.
Dün bütün gün boyunca yataktaydım.I was in bed all day long yesterday.
Geçen gece güzel bir rüya gördüm.I had a good dream last night.
Babamın 30 yıldır sakladığı günlüğünü buldum.I found my father's diary which he kept for 30 years.
Ben üç gün önce onu dergide okudum.I read it in the magazine three days ago.
İşe gitme yerine bütün gün evde kaldım.I stayed home all day instead of going to work.
Ben gürültülü çocuklara tahammül edemem.I cannot tolerate noisy children.
Şakalarıma gülme şeklini seviyorum.I like the way she laughs at my jokes.
Eski günlüğümü okumam ilginç.It is interesting for me to read my old diary.