Pazartesi gününe kadar kağıtlarımızı teslim etmemiz gerekiyor.We are supposed to hand in our papers by today.
Her ikimiz de hemen hemen aynı anda gülümsemeye başladık.Both of us began to smile almost at the same time.
Gülü seven dikenine katlanır.Love me, love my dog.
Gücümün yettiği her şeyi yapacağım.I will do everything in my power.
Maalesef yeni bir araba almaya gücüm yetmez.I'm afraid I can't afford to buy a new car.
Tavan arasında bir gürültü duydum gibi geliyor.It seems to me that I heard a noise in the attic.
Bir araba satın almaya gücüm yetmez.I cannot afford to buy a car.
Yeni bir araba almaya gücüm yetmez.I cannot afford to buy a new car.
Yeni bir tane şöyle dursun, kullanılmış bir arabayı almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy a used car, much less a new one.
Böyle bir evi Tokyo'da kiralamaya gücüm yetmez.I can't afford to rent a house like this in Tokyo.
Onun gücüne ihtiyacım var.I need his power.
Ben güvenecek kimseye sahip değilim.I have no one to confide in.
Bana gelince, ben geçen günkü sınav sonucundan memnun değilim.As for me, I am not satisfied with the result of the examination the other day.
Bana gelince, ona hiç güvenmiyorum.As for me, I don't trust him at all.
Gücümün yettiğince sana yardım edeceğim.I'll help you within the limits of my ability.
Bana güzel çiçekleri veren senin kız kardeşindi.The girl who gave me beautiful flowers was your sister.
Bu benim on bir yıllık hayatımdaki en korkunç günüm.This has been the most awful day in my eleven-year-old life.
Dairem bol güneş ışığı alır.My apartment gets plenty of sunshine.
Benim evim güneye bakıyor.My house looks to the south.
Ben dışarıdayken günlüğümü okuyan kimdi?Who was it that read my diary while I was out?
Amcam her üç günde bir beni ziyarete gelir.My uncle calls on me every three days.
Annem güzeldir.My mother is beautiful.
Lütfen bana gülme.Please don't laugh at me.
Evimin yanında güzel bir park var.There is a beautiful park near my home.
Evim Thames'in güney kıyısında.My house is on the south bank of the Thames.
Evim güneye bakar.My house faces to the south.
Benim kuralım her zaman gündüz günün işini yapmaktı.My rule always was to do the business of the day in the day.
Erkek kardeşim bir gün ay'a gitmek istiyor.My brother wants to go to the moon some day.
Arkamda bir gürültü duydum.I heard a noise behind me.
Benim günüm saat 5'te sona erer.My day ends at 5 o'clock.
Kız kardeşim her gün piyano çalar.My sister plays the piano every day.
Saatim bir günde iki dakika geri kalır.My watch loses two minutes a day.
Saatim bir günde üç dakika geri kalır.My watch loses three minutes a day.
Saatim günde beş saniye ileri gider.My watch gains five seconds a day.
Saatim bir günde bir dakika ileri gider.My watch gains one minute a day.
Saatim bir günde beş dakika geri kalır.My watch loses five minutes a day.
Saatim günde beş dakika ileri gider.My watch gains five minutes a day.
Arabam beygir gücünde yetersiz.My car is deficient in horsepower.
Benim öncelikli ilgim sizin güvenliğinizdir.My primary concern is your safety.
Bebek erkek kardeşim günde on saat uyur.My baby brother sleeps ten hours a day.
Uçağım güvenle indiğinde rahatlamış hissettim.I felt relieved when my plane landed safely.
Oğlum kadınların erkeklerden daha güçlü olduklarını düşünüyor.My son thinks women are stronger than men.
Benim doğum günüm seninkiyle örtüşüyor.My birthday coincides with yours.
Benim doğum günüm Kasım ayında.My birthday is in November.
Doğum günüm bir ay sonra.My birthday is one month from today.
Benim doğum günüm 22 Martta.My birthday is on March 22.
Benim doğum günüm seninkine yakındır.My birthday is close to yours.
Doğum günüme bir ay var. Demek ki, 5 Nisan.My birthday is a month from today. That is to say, April 5th.
Bu yıl doğum günüm cuma gününe rastlıyor.My birthday falls on Friday this year.
Doğum günüm pazara rastlıyor.My birthday falls on Sunday.
Doğum günümü hatırladığınız için teşekkür ederim.Thank you for remembering my birthday.
Bildiğim kadarıyla, o güvenilir bir kişi.To the best of my knowledge, he is a reliable person.
Bildiğim kadarıyla, o, güvenilir bir insan.As far as I know, he is a reliable man.
Bildiğim kadarıyla, o güvenilir.As far as I know, he is reliable.
Eğer yanılmıyorsam, o dürüst ve güvenilir.To the best of my knowledge, he is honest and reliable.
Babamın arabası çok güzeldir.My father's car is very nice.
Babam pazar günü genellikle evdedir.My father is usually at home on Sunday.
Babam bana güzel bir saat verdi.My father gave a nice watch to me.
Babam pazar günü kiliseye gider.My father goes to church on Sunday.
Babam Pazar günleri bahçe işleri yapar.My father gardens on Sundays.