Üç günlük tartışma zaman harcamaya değerdi.The three-day discussion was worthwhile.
Üç gün şiddetli yağmur yağdı.It poured for three days.
Üç gündür yağmur yağmaya devam ediyor.It kept raining for three days.
Üç gündür devamlı yağmur yağıyor.It has been raining for three days on end.
Üç gün önce eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend three days ago.
Güneş dağların ardında battı.The sun descended behind the mountains.
Dağın zirvesinden güzel bir deniz manzarası alabilirsin.You can get a fine view of the sea from the mountaintop.
Bir dağ zirvesinden güneş'in doğuşunu izlemek bir zevk.To see the sunrise from a mountaintop is a delight.
Yürümek için ideal bir gündü.It was an ideal day for walking.
Üzgünüm ama o gün programım dolu gibi görünüyor.Sorry, but it looks like I'm booked up on that day.
Maalesef pazartesi günü gidemeyiz.I'm afraid we can't go on Monday.
Üzgünüm ona çok güvenemem.I'm sorry I can't swear by him.
İşe gitme yerine bütün gün yatakta kaldım.I stayed in bed all day instead of going to work.
Kız kardeşim bana güzel bir oyuncak bebek yaptı.My sister made me a beautiful doll.
Kız kardeşim güzel bir kadındı.My sister was a beautiful woman.
Kız kardeşim her pazar günü ayakkabılarını yıkar.My sister washes her shoes every Sunday.
Çocuklar her gün bu parkta oynarlar.Children play in this park every day.
Ben bir çocukken çoğunlukla pazar günleri onu ziyaret ederdim.When I was a child, I would often call on him on Sunday.
Çocuklar her gün süt içmeliler.Children should drink milk every day.
Çocuklar o kadar gürültü yapıyordu ki çalışamadım.The children were so noisy that I couldn't study.
Gök gürültüsü çocukları korkuttu.The thunder scared the children.
Yavru her gün gittikçe dahada büyüdü.The puppy grew larger and larger every day.
Köpek yavrusu her gün gittikçe büyüdü.The puppy grew larger and larger every day.
Ben kendimi gülmekten alamadım.I could not help laughing.
Elimde olmadan güldüm.I could not help laughing.
Gülmemek elimde değildi.I could not help laughing.
Kahkahayla gülmek elimde değildi.I couldn't help laughing out.
Elimde olmadan kahkahayla güldüm.I couldn't help laughing out.
Düşünce özgürlüğü anayasal güvenceye alınmıştır.Freedom of thought is guaranteed by the constitution.
Günlerimin geri kalanı boyunca seni seveceğim.I'll love you for the rest of my days.
Ona güveniyorum, uzun vadede, kaybeden ben olmayacağım.I trust that, in the long run, I will not be a loser.
Mary hakkındaki sevdiğim şey onun güçlü karakterdir.What I like about Mary is her strong character.
Güç bela okula varmıştım ki zil çaldı.I had hardly reached the school when the bell rang.
Gittiğim gün bir sürü boş koltuk vardı.There were a lot of empty seats the day I went.
Gittiğim bütün yerler arasında Alaska en güzeli.Of all the places I've been, Alaska is the most beautiful.
Biz çocukken her gün yüzerdik.We used to swim every day when we were children.
Güvendiğim adam bana ihanet etti.The man I trusted betrayed me.
Bildiğim kadarıyla, o, güvenilir bir kişidir.As far as I know, he is a reliable person.
Zamanında geleceğime güvenebilirsiniz.You may rely on my coming in time.
Benim için onu anlamak güç.It is difficult for me to understand him.
Uyandığımda, güneş çoktan doğmuştu.The sun had already risen when I woke up.
Dick ile ilk karşılaştığımız günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when we first met Dick?
Birlikte geçirdiğimiz mutlu günleri hatırlıyorum.I remember the happy days we spent together.
Mars'a bir yolculuk edeceğimiz gün yakında gelecek.The day will soon come when we can take a trip to Mars.
Aya gidebileceğimiz gün gelecektir.The day will come when we can travel to the moon.
İlk tanıştığımız günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when we first met?
İlk karşılaştığımız günü hatırlıyorum.I remember the day when we first met.
İlk tanıştığımız günü asla unutmayacağım.I'll never forget the day when we first met.
İlk karşılaştığımız gün yağmurlu bir gündü.The day when we first met was a rainy day.
Her gün sebze yememiz faydalıdır.It's good for us to eat vegetables every day.
Kulübümüz aylık toplantısını gelecek çarşamba günü düzenleyecek.Our club will hold its monthly meeting next Wednesday.
Evimiz güzel ama yine de eskisini özlüyorum.Our house is nice, but I still miss the old one.
Şirketimizdeki başka hiçbir kadın onun kadar gururlu değil.No other woman in our company is so proud as she.
Bizim güzel bir okul kütüphanemiz var.We have a nice school library.
Çevremizi güzel tutalım.Let's keep beautiful nature around us.
Pazartesi günü San Fransisko'ya yelken açacağız.We sail for San Francisco on Monday.
Yön duyumuz her zaman güvenilir değil gibi görünüyor.It seems that our sense of direction is not always reliable.
Beyzbol takımımız çok güçlüdür.Our baseball team is very strong.
Dünya'nın güneş'in etrafında döndüğünü öğrendik.We learned that the earth goes around the sun.
Biz köpeğimizi günde üç kez besleriz.We feed our dog three times a day.