güçlerin ile cümle

güçlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
43
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve ne yapacağını bilmeden-- güçlerini orada öylece bırakamazlarوأصبحوا لا يعلموا ماذا يجب أن يفعلوا-- فلا يستطيعوا أن يغادروا
Ve ne yapacağını bilmeden-- güçlerini orada öylece bırakamazlarそこに残るしかなかった。 それから、ナポレオンは
Ve o halde sen bu güçlerin varlığını hissedersin, bazen gelirler.E então você sente a presença destas forças: às vezes elas vêm.
Ve o halde sen bu güçlerin varlığını hissedersin, bazen gelirler.Et donc vous sentez la présence de ces forces, parfois elles arrivent.
Ve o halde sen bu güçlerin varlığını hissedersin, bazen gelirler.Ja niin joskus näiden voimien tullessa, tunnet niiden läsnäolon.
Ve o halde sen bu güçlerin varlığını hissedersin, bazen gelirler.Y así sientes la presencia de estas fuerzas, a veces vienen.
Ve o halde sen bu güçlerin varlığını hissedersin, bazen gelirler.Итак, ты чувствуешь присутствие этих сил, иногда они приходят.
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:A v tomto roce, v roce 2008 přišlo toto prohlášení od ISAF z Kábulu ze dne 17.září:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:Dat jaar, dat jaar, in 2008, kwam er deze verklaring van ISAF, uit Kaboel, Afghanistan, op 17 september:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:E então nesse ano, em 2008, esta declaração da ISAF em Kabul (Afeganistão), a 17 de setembro:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:Iar în acel an, acel an, 2008, această declaraţie ISAF din Kabul, Afghanistan, 17 septembrie:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:In tistega leta, leta 2008, je prišla izjava ISAF-a iz Kabula v Afganistanu, 17. septembra:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:I wtedy w roku 2008, oświadczenie MSWB z Kabulu, w Afganistanie 17 września:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:Kemudian tahun itu, tahun 2008, pernyataan ISAF dari Kabul Afghanistan, 17 September:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:Och sen samma år, samma år; 2008, den 17:e Setpember skickade ISAF detta meddelande från Kabul, Afghanistan:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:Und in diesem Jahr, 2008, kam am 17. September dieses Statement der ISAF aus Kabul, Afghanistan:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:Y luego ese año, ese año, 2008, esta declaración de la ISAF en Kabul, Afganistán, el 17 de septiembre:
Ve o yıl, o yıl, 2008'de Afganistan, Kabil'deki güvenlik güçlerinin 17 Eylül'deki beyanatı:А тоді в 2008 році Міжнародні сили сприяння безпеці заявили з Кабулу в Афганістані 17 вересня:
Ve zamanla bu güçlerin enerjisi, Vasanalar, gidiş yolundalar.E, gradualmente, isso significa que a energia dessas forças, dos Vasanas, estão de saída.
Ve zamanla bu güçlerin enerjisi, Vasanalar, gidiş yolundalar.Et peu à peu cela veut dire que l"énergie de ces forces, les vasanas, sont en passe de partir.
Ve zamanla bu güçlerin enerjisi, Vasanalar, gidiş yolundalar.Ja se tarkoittaa, että vähitellen nämä voimat, vasanat, ovat poistumassa.
Ve zamanla bu güçlerin enerjisi, Vasanalar, gidiş yolundalar.Y poco a poco, significa que la energía de estas fuerzas, las Vasanas, ellas se están yendo.
Ve zamanla bu güçlerin enerjisi, Vasanalar, gidiş yolundalar.И постепенно энергия этих сил, этих васан покинет вас.
Yenilenme güçlerin sınırsız değil, değil mi?As tuas capacidades de regeneração não são ilimitadas, certo?
Yenilenme güçlerin sınırsız değil, değil mi?Dina återskapningskrafter är inte obegränsade.
Yenilenme güçlerin sınırsız değil, değil mi?Dine genskabelseskræfter er begrænsede.
Yenilenme güçlerin sınırsız değil, değil mi?Le tue capacità rigenerative non sono illimitate, vero?
Yenilenme güçlerin sınırsız değil, değil mi?Ta zdolność regeneracji nie jest nieograniczona.
Yenilenme güçlerin sınırsız değil, değil mi?Tu poder de regeneración no es ilimitado, ¿verdad?
Yenilenme güçlerin sınırsız değil, değil mi?Uudistumisvoimasi eivät ole rajattomat.
Yenilenme güçlerin sınırsız değil, değil mi?Οι δυνάμεις αναγέννησής σου δεν είναι απεριόριστες, σωστά;
Yenilenme güçlerin sınırsız değil, değil mi?Ведь твои регенеративные способности не безграничны?
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.A víno, jenž obveseluje srdce člověka. Činí, aby se stkvěla tvář od oleje, ano i pokrmem zdržuje život lidský.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.A víno obveseľuje srdce smrteľného človeka, aby sa skvela tvár nad olej, a pokrm posilňuje srdce človeka.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.in vino, ki razveseljuje srce človeku, in olje, ki svetel nareja obraz, in kruh, ki podpira srce človeku.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.사람의 마음을 기쁘게 하는 포도주와 사람의 얼굴을 윤택케 하는 기름과 사람의 마음을 힘있게 하는 양식을 주셨도다
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.Og vin gleder menneskets hjerte, så den gjør åsynet mer skinnende enn olje, og brød styrker menneskets hjerte.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.o vinho que alegra o seu coração, o azeite que faz reluzir o seu rosto, e o pão que lhe fortalece o coração.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.vin, care înveseleşte inima omului, untdelemn, care -i înfrumuseţează faţa, şi pîne, care -i întăreşte inima.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.ויין ישמח לבב אנוש להצהיל פנים משמן ולחם לבב אנוש יסעד׃
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.وخمر تفرح قلب الانسان لإلماع وجهه اكثر من الزيت وخبز يسند قلب الانسان‎.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.又 得 酒 能 悅 人 心 、 得 油 能 潤 人 面 、 得 糧 能 養 人 心
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.又 得 酒 能 悅 人心 、 得 油 能 潤人面 、 得糧 能 養 人心

İlgili Sayfalar