güçler ile cümle
güçler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sembollerin karakterlere sanal Dünya'da farklı güçler verdiğini düşünebilirsiniz.이런 심볼들이 가상 세계로 갈 때, 캐릭터들에게 특별한 능력을 부여한다고 상상할 수 있을 것입니다.
Bu sembollerin karakterlere sanal Dünya'da farklı güçler verdiğini düşünebilirsiniz.Może te symbole dają postaciom moce, które mogą wykorzystać w świecie wirtualnym.
Bu sembollerin karakterlere sanal Dünya'da farklı güçler verdiğini düşünebilirsiniz.Můžete si třeba představit, že tyto symboly dávají znakům zvláštní moc, když vstoupí do virtuálního světa.
Bu sembollerin karakterlere sanal Dünya'da farklı güçler verdiğini düşünebilirsiniz.Vă puteţi imagina că aceste simboluri redau personajelor puteri speciale la revenirea în lumea virtuală.
Bu sembollerin karakterlere sanal Dünya'da farklı güçler verdiğini düşünebilirsiniz.Можна уявити, наприклад, що ці символи дають персонажу особисті можливості в віртуальному світі.
Bu sembollerin karakterlere sanal Dünya'da farklı güçler verdiğini düşünebilirsiniz.Можно вообразить, например, что эти символы дают персонажу особые возможности в виртуальном мире.
Bu sembollerin karakterlere sanal Dünya'da farklı güçler verdiğini düşünebilirsiniz.אתם יכולים לדמיין שאולי הסמלים הללו מעניקים לדמויות כוחות מיוחדים כאשר הם נמצאים בעולם הוירטואלי
Bu sembollerin karakterlere sanal Dünya'da farklı güçler verdiğini düşünebilirsiniz.تستطيع التخيل ربما هذه الرموز تعطي الشخصية قدرات خاصة عندما ترجع الى العالم الافتراضي
Bu sembollerin karakterlere sanal Dünya'da farklı güçler verdiğini düşünebilirsiniz.戻った際に特殊な力を与えるものと考えてください 彼らはこれからキャラクターを元の世界に戻してます
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Amit ez az osztály elvesztett az a politikai hatalom a hatalmas olaj szektor felett.
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Kar pa ta rezred je izgubil, je politična moč, nad ogromno naftno industrijo.
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Kelas ini hanya kehilangan kekuatan politik dalam ekonomi minyak yang besar
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Lo que esta clase social ha perdido es el poder político sobre una gran economía de petróleo
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.O que esta classe perdeu foi o poder político. Poder sobre uma gigantesca economia petrolifera...
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Quello che questa classe sociale ha perso è potere politico su un'enorme economia del petrolio
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Ta klasa społeczna straciła jedną ważną rzecz władze nad przemysłem naftowym
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.To, čo najvyššia vrstva stratila, je politická moc nad obrovskou ropnou ekonomikou.
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Vad den här samhällsklassen har förlorat är politisk makt över en stor oljeekonomi.
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Was diese Klasse verloren hat ist die politische Macht über die riesige Ölindustrie.
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Това, което тази социална класа е изгубила, е властта върху богатите петролни находища.
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.Этот класс потерял политическую власть над огромной нефтяной экономикой
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.,מה שהמעמד הזה הפסיד הוא כוח פוליטי .בכלכלת נפט עצומה
Bu sınıfın kaybettiği devasa bir petrol ekonomisi üzerindeki politik güçleri oldu.ベネズエラは石油経済であるため
Bu sıralarda, Malcolm, ona karşı olan güçlerin,말 콤이 시간 믿고 시작 했다
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Aceştia din urmă s'au adunat cu toţii în valea Sidim, adică Marea Sărată.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Alle disse havde slået sig sammen og var rykket frem til Siddims Dal, det er Salthavet.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Alle disse slo sig sammen og drog til Siddim-dalen, der hvor Salthavet nu er.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Các vua nầy hiệp lại tại trũng Si-điêm , bây_giờ là biển muối .
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Các vua nầy hiệp lại tại trũng Si-điêm, bây giờ là biển muối.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Ces derniers s`assemblèrent tous dans la vallée de Siddim, qui est la mer Salée.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.De förenade sig alla och tågade till Siddimsdalen, där Salthavet nu är.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.De laatsten mobiliseerden hun legers en kwamen samen in het dal Siddim (het dal van de Zoutzee).
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Diese kamen alle zusammen in das Tal Siddim, wo nun das Salzmeer ist.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Kelima raja itu bersekutu dan mengumpulkan tentara mereka di Lembah Sidim, yang sekarang disebut Laut Mati
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.이들이 다 싯딤 골짜기 곧 지금 염해에 모였더라
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Mind ezek a Sziddim völgyében egyesûlének; ez a Sóstenger.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Nämä kaikki liittoutuivat kokoontuen Siddimin laaksoon, jossa Suolameri nyt on.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Todos estes se ajuntaram no vale de Sidim (que é o Mar Salgado).
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Todos éstos se reunieron en el valle de Sidim, es decir, el mar Salado
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Tutti questi si concentrarono nella valle di Siddim, cioè il Mar Morto
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Všetci títo súc spolčení sišli sa do doliny Siddim, ktorá je teraz Soľným morom.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Všickni tito sjeli se do údolí Siddim, to jest již moře solné.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Vsi ti so šli združeni proti dolini Sidimski, to je sedaj Slano morje.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Wszyscy ci zaciągnęli się w dolinę Syddym, ta jest teraz morzem słonem.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Παντες ουτοι ηνωθησαν ομου εν τη κοιλαδι Σιδδιμ ητις ειναι η αλμυρα θαλασσα.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Все сии соединились в долине Сиддим, где ныне море Соленое.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Всички тия се събраха в Сидимската долина (дето е сега Соленото Море).
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.כל אלה חברו אל עמק השדים הוא ים המלח׃
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.جميع هؤلاء اجتمعوا متعاهدين الى عمق السديم الذي هو بحر الملح.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.這 五 王 都 在 西 訂 谷 會 合 . 西 訂 谷 就 是 鹽 海
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.這五 王 都 在 西訂 谷 會合.西訂谷 就是 鹽海
Bütün bu güçler Princeton'da bir araya geldi.All diese intelligenten Männer versammelten sich in Princeton.
Bütün bu güçler Princeton'da bir araya geldi. Bombayı yapan Oppenheimer'ı görüyorsunuz.Ils ont tous unis leur forces à Princeton.
Bütün bu güçler Princeton'da bir araya geldi.Đội quân hùng hậu này tập hợp lại ở Princeton.
Bütün bu güçler Princeton'da bir araya geldi.Estas fuerzas se reunieron allí, en Princeton.
Bütün bu güçler Princeton'da bir araya geldi.Ezek az erők itt gyűltek össze, Princetonban.
Bütün bu güçler Princeton'da bir araya geldi.이 모든 사람들이 프린스턴에 함께 모였습니다.
Bütün bu güçler Princeton'da bir araya geldi.Oppenheimer, die de bom had gebouwd. De machine werd eigenlijk hoofdzakelijk gebruikt voor bom berekeningen.
Bütün bu güçler Princeton'da bir araya geldi.Te wszystkie siły zebrały się tam, w Princeton.
Bütün bu güçler Princeton'da bir araya geldi.Toate aceste forţe s-au concentrat la Princeton.