güçler ile cümle
güçler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Lübnan güvenlik güçleri olayları yatıştırmak için müdahalede bulunmuştur.Paikalle saapuneet Lafayetten kaartilaiset yrittivät rauhoittaa tilannetta.
Üretici güçlerdeki bu gelişme toplumların üretim kapasitelerini son derece belirgin biçimde genişletti.Lakko vaikutti suuresti yhtiön tuotantokapasiteettiin.
Bu birlikler, Kursk Muharebesi sırasında muharip güçlerinin yarısını kaybetmişlerdi.Divisioona oli reservinä Kurskin taistelun aikana.
Fakat, ilerleyen Rus güçleri, milislerin ormanda saklanmak zorunda kalmalarına neden olur.Venäläisistä joukkoja tuli metsästä vähitellen heidän harhailtuaan metsässä.
Onlar kötülüğün güçleridir, ilahîlere karşı isyan ederler.Jotkut niistä ovat kirouksia vihollisia vastaan.
İsyan güçleri de boş durmaz.Kapinallisia ei Ähtärissä ollut.
Bir kral vardır fakat tüm güçler onda değildir.Maassa oli edelleen myös kuningas, mutta hänellä ei juuri ollut valtaa.
Özel güçleri geçtikleri zaman bombayı koyacakları yer çıkar ve bombayı koyarlar.Vastaavasti erikoisjoukkojen tulee purkaa pommi jos se on viritetty.
Tanrısal güçlere sahip olmak eğlenceli bir şeydir.Heidän aikeenaan on päästä osallisiksi jumalien mahtavista voimista.
İlk evrimi bir Meramonun Karanlık Güçler tarafından kontrol edilip Seçilmiş Çocuklara saldırmasıyla oldu.Se oli Pimeyden valtiaista järjestyksessä toinen, jota vastaan valitut lapset taistelivat.
Devlet güçleri olaya müdahale etmediler.Länsivallat eivät puuttuneet asiaan.
Pelennor Çayırları Savaşı, birleşmiş Rohan ve Gondor güçlerinin zaferiyle sonuçlandı.Pelennorin kenttien taistelu päättyi Gondorin ja Rohanin kannalta odottamattomaan voittoon.
1 Şubat 2005’te Gyanendra, hükümeti düşürmüş, tüm güçleri elinde toplamış ve olağanüstü durum duyurmuştur.Kuningas erotti hallituksen 1. helmikuuta 2005, julisti hätätilan ja otti vallan suoraan itselleen.
Bu şehir üzerine gönderilen Bizans güçleri, şehrin direnişi dolayısıyla şehre giremediler.Ihmiset eivät voineet paeta, kaupungin muuri esti sen.
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.Japanin ja Amerikan sotavoimat taistelivat vielä katkerasti.
Yusuf al-Baghmardi, onun yardımcısı ve bölgedeki askeri güçlerin komutanıydı.Ο Γιουσούφ αλ-Μπαγκμαρντί ήταν ο εκπρόσωπός του και διοικητής των στρατιωτικών δυνάμεων της περιοχής.
LeChuck Guybrush'a şeytani güçleriyle işkence ederek tekrar tekrar takip eder.Ο LeChuck κυνηγά τον Guybrush συνεχώς, βασανίζοντάς τον με τις πύρινες δυνάμεις του.
Psişik güçleri vardır.Έχει ψυχικές ικανότητες.
İsrail Merkezi Komuta güçleri beş tümenden oluşuyordu.Η ισραηλινή διοίκηση κεντρικών δυνάμεων αποτελούνταν από 8 ταξιαρχίες.
Ichigo istemsizce Rukia’nın güçlerinin hepsini alır ve hollowu kolayca yener.Ο Ichigo όμως εν αγνοία του απορροφά όλη τη δύναμη της Rukia, και νικάει το Hollow με ευκολία.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Η Ποτς, η οποία χάρη στο Εξτρίμις επέζησε της πτώσης, επεμβαίνει και σκοτώνει τον Κίλιαν.
Onlar kötülüğün güçleridir, ilahîlere karşı isyan ederler.Υπερασπιστής του δικαίου ενάντια στις δυνάμεις του κακού.
30.000 'den fazla partizan ise Mihver güçleri ve onların işbirlikçileri ile savaşırken öldü.Πάνω από 30.000 παρτιζάνοι πέθαναν πολεμώντας τις δυνάμεις του Άξονα και τους συνεργάτες τους.
Ulusal bağımsızlık hareketleri sömürgeci güçleri ülkelerinden çıkarttılar.Τα κινήματα εθνικής ανεξαρτησίας σε πολλές χώρες, πέτυχαν να εκδιώξουν αποικιακές δυνάμεις.
Olağan askeri güçler, polis ve Securitate 17 Aralık 1989’da göstericiler üzerine ateş açtı.Δυνάμεις της αστυνομίας και του στρατού άνοιξαν πυρ εναντίον των διαδηλωτών στις 17 Δεκεμβρίου.
Ayrıca Coffey bazı garip güçlere de sahiptir.Επίσης ο Πέρσι διαθέτει ποικιλία από δυνάμεις.
Sahip oldukları güçleri dünyayı kötülüklerden korumak için kullanırlar.Ισχύ που θα χρησιμοποιήσει για να προστατέψει τον κόσμο από οποιαδήποτε απειλή εμφανιστεί.
Silahlı kuvvetlerin tüm güçleri Genel Karargâh komutası altındadır.Όλοι οι κλάδοι των ενόπλων δυνάμεων πέσει κάτω από την εντολή του Γενικού Επιτελείου των Ενόπλων Δυνάμεων.
Viyana düştükten sonra, LSSAH 8 Mayıs 1945 tarihinde, Steyr alanında ABD güçlerine teslim oldu.Η LSSAH παραδόθηκε στις αμερικανικές δυνάμεις στην περιοχή Steyr στις 8 Μαΐου 1945.
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.Σ΄αυτές περιγράφονται ανθρώπινες ιδιότητες και χαρακτήρες.
7 Ocak 1915: Kalan güçlerin Erzurum yolundaki yürüyüşü başladı.Στις 7 Ιανουαρίου 1915, οι απομείνασες δυνάμεις άρχισαν την πορεία τους προς το Ερζερούμ.
Sınırdaki lejyonlar tam güçleriyle bulunuyorlardı (4.000-6.000 arası).Τις επόμενες δεκαετίες είχε στρατοπεδεύσει στην περιοχή ολόκληρη λεγεώνα (4.000-6.000 στρατιώτες).
Eylül 1944'te Sovyet güçleri Macar sınırını geçtiler.Το Σεπτέμβριο οι Σοβιετικοί πέρασαν τα βόρεια σύνορα.
Abbas Filistin Güvenlik Güçlerine bir daha böyle saldırıların gerçekleşmemesini sağlamaları emrini verdi.Μετά από αυτά, η FIBA εισήγαγε το χρονόμετρο επίθεσης προκειμένου να μην ξαναγίνουν τέτοια φαινόμενα.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.Αλλά βέβαια, χρειαζόταν ακόμη τρομερή ισχύς.
Hayatta kalan Haçlı güçlerinin hem fiziksel takatları hem de moralleri çok düşmüştü.Στον Άρειο Πάγο έμειναν μόνο οι δίκες φόνου και ηθικού χαρακτήρα.
Bölgedeki tüm Alman güçleri 21 Eylül itibarıyla teslim olmuşlardır.Στις 21 Σεπτεμβρίου όλες τις γερμανικές δυνάμεις στην αποικία παραδόθηκαν.
2012 yılında İşler Güçler dizisinin final bölümünde rol aldı.Από το Δεκέμβριο του 2012 βρίσκονται στην τελευταία θέση της παγκόσμιας κατάταξης..
Ocak 2014'te muhalif güçler arasındaki anlaşmazlıklar derinleşmiştir.Από την ομάδα αποχώρησε τον Ιανουάριο του 2014 επικαλούμενη οικονομικές διαφορές.
İki kuzen güçlerini birleştirerek Eflak topraklarına hakim olur ve Eflak prensliğine yeniden III. Vlad gelir.Οι δύο ξαδέρφες συμφώνησαν να ανταλλάξουν φυλακισμένους και ο Στέφανος κυβέρνησε πάλι ως βασιλιάς.
İmha görevindeki asıl amaç bütün düşman güçlerini yok etmektir.Σκοπός της επίθεσης είναι η διάλυση των εχθρικών δυνάμεων.
Sovyet sınırlarındaki imhalar, yine aynı sınırlarda SS ve yerel güçler tarafından gerçekleştiriliyordu.Η πραγματική εξουσία επιβολής ήταν στα χέρια αυτών των τοπικών θεσμών και τα σοβιέτ.
1998 - Kosova Savaşı: Sırp güvenlik güçlerinin UÇK'ya karşı bastırma harekâtı başladı.1998 - Η σερβική αστυνομία αρχίζει εκκαθαριστικές επιχειρήσεις «τρομοκρατικών οργανώσεων» στο Κόσοβο.
1 Nisan - İspanya İç Savaşı, milliyetçi güçlerin zaferiyle sona erdi.1 Απριλίου - Λήγει ο Ισπανικός Εμφύλιος, όταν παραδίνονται οι τελευταίες δυνάμεις των Δημοκρατών.
Daha sonra Aang ona güçlerini geri verir.Εν τω μεταξύ, ο Sandman ανακτά τις δυνάμεις του.
Doğaüstü güçlere ve sihirlere sahiptir.Μάγοι και μαγικά.
Çok geçmeden bu kuşatıcı güçler de isyancıların tarafına katıldı.Σύντομα μερικοί τοπικοί βαρόνοι τάχθηκαν με το μέρος των εξεγερμένων.
Napolyon’un 195 bin kişilik ordusu, Koalisyon güçlerinin 365 bin kişilik ordusu karşısında tutunamamıştır.Το έθνος των 450.000 δεν μπορούσε να αντισταθεί στην Τριπλή Συμμαχία των 11 εκατομμυρίων.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Η ιστορία της Ινδονησίας έχει επηρεαστεί από τις ξένες δυνάμεις που τις προσέλκυσαν οι φυσικοί πόροι της.
XVI. yüzyılda Osmanlı güçleri adayı çevresi ile birlikte ele geçirmiştir.Τον 10ο π.Χ. αιώνα οι Ίωνες καταλαμβάνουν το νησί.
Fakat bu güçleri tamamıyla kişisel çıkarları için kullanmaktadır.Τη διαφορά την καρπώνονταν για προσωπικό τους όφελος.
Tuva'daki muhafazakâr güçler 1920 yılında tamamen yenildiler.Παρέμεινε μια οργανωμένη δύναμη στην Κριμαία σε όλο το 1920.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Μη αγώγιμα, δηλαδή η παροχή ή η παραβίασή τους δεν μπορεί να κριθεί από δικαστικές αρχές.
Rezerv güçler genellikle silahlı kuvvetlerin daimi bir parçası olarak görülmezler.Reserver er generelt ikke anset som en del af de stående militære styrker.
Zheng'in güçleri daha sonra 1683 yılında Qing Hanedanı tarafından yenilgiye uğratıldı.Zhengs styrker blev senere besejret af Qingdynastiet i 1683.
İki bin yıldan uzun bir süre boyunca Gandalf, Orta Dünya'da etkisini arttıran kötü güçler ile savaştı.I over 2000 år kæmpede Gandalf mod den voksende ondskab i Midgård.
Ordunun bu atak için görevlendirilen güçlerinden sadece %10'u başlama pozisyonuna geri çekilmeyi başardı.Det lykkedes kun for 10% af hæren at komme tilbage til deres udgangsstillinger.
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.Koalitionens første prioritet var at ødelægge det irakiske luftvåben og luftforsvar.
Günümüzde jō Japonya'da halen bazı polis güçleri tarafından kullanılmaktadır.I dag bruges staven stadig af en del af det japanske politi.
Sonunda, 12 Kasım gecesi, Taliban güçleri gecenin karanlığında gizlenerek Kabil şehrini terk ettiler.Om aftenen 12. november flygtede talibanstyrkerne fra Kabul under dække af mørket.