güçler ile cümle
güçler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Güçleri Merkür Savaşçısı'nın güçlerine benzer.Deze wapens hebben dezelfde kracht als hun metalen tegenhangers.
J.Jonah Jamesonun süper güçleri yoktur.Van nature heeft James Rhodes geen superkrachten.
Vietnam Savaşı sırasında ABD güçlerinin standart piyade tüfeği idi.Het was gedurende beide wereldoorlogen de standaard vuurmond van de Nederlandse veldartillerie.
Yapılan reform Gorbaçov’un beklemediği bazı güçleri de harekete geçirecektir.De media ontketende echter een rel waarop Gorbatsjov zijn dreigement niet durfde uit te voeren.
Sonunda, 12 Kasım gecesi, Taliban güçleri gecenin karanlığında gizlenerek Kabil şehrini terk ettiler.In de nacht van 12 november verlieten de Talibantroepen de stad Kabul.
Deoxys ikinci en yüksek psişik güçlere sahip olan pokemondur (Birinci sırada ise; Mewtwo bulunmaktadır).Dairanger was de eerste met een extra grote robot (twee keer groter dan de normale).
1975'te Philips ve MCA güçlerini birleştirmeye karar verdi.In 1975 werd besloten tot een technische en commerciële samenwerking tussen MCA en Philips.
19 Nisan 1941'de, Kiçevo Alman güçlerince işgal edildi.Op 19 september 1941 werd Kiev door de Duitse troepen ingenomen.
Karanlık güçlerden önce değerli hazineyi bulmak için hazırlar.Het telium wordt net voor het afsterven van de waardplant gevormd.
Her generalin farklı özellikleri ve güçleri vardır.Alle generaals hebben een specialiteit en specifieke eigenschappen.
Şapka, onu takan kişiye muazzam güçler vermektedir.Hij heeft twee enorme handschoenen die hem bovenmenselijke kracht geven.
Kardinal Pelagius emrindeki güçlerle bu köprünün yapımını durduramadı.Gaius Trebonius kon met de cavalerie voorkomen dat de Galliërs hier gebruik van konden maken.
Han Solo ve Organa ona karşı güçlerini birleştirdi.Liu Bei en Sun Quan besloten hun krachten te bundelen om hem te weerstaan.
Johhny dokunduğu kişilerle güçlerini takas etmeye başlar.Als gevolg daarvan kan Johnny nu van krachten wisselen met zijn teamgenoten.
Ancak bu idare için yasal ve uygulayıcı güçler çok kısıtlıdır.Echter, wet- en regelgeving kan daarbij een beperkende factor zijn.
Bu sayede, Alman orduları ilerlemelerine rağmen, savaş güçlerini yitirmişlerdir.Terwijl het tempo van de Duitse legers zakte, stegen hun verliezen.
Güçlerine gelince, giderek daha fazla arttırılır.Zijn krachten muteren verder naarmate ze meer gebruikt worden.
25 Mart 3019: Batı'nın Komutanları Morannon Savaşı'nda Sauron'un güçleriyle çarpıştılar.25 maart 3019 - Slag van de Morannon.
Onlar kötülüğün güçleridir, ilahîlere karşı isyan ederler.Ze zijn de beschermers van de wereld en vechters tegen het kwaad.
3. sezonda Arthur Petrelli tarafından güçleri alınınca ölmüştür.Adam Monroe wordt in seizoen 3 vermoord door Arthur Petrelli.
Ortak güçler ateş topu çıkarmayı kapsar.Met vereende krachten weten de Eenrummers de brand te blussen.
Onun özel güçleri var.Ze heeft speciale krachten.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellín'de güvenlik güçlerince öldürüldü.1993 W strzelaninie z siłami bezpieczeństwa w Medellín zginął kolumbijski baron narkotykowy Pablo Escobar.
Olağan askeri güçler, polis ve Securitate 17 Aralık 1989’da göstericiler üzerine ateş açtı.17 grudnia regularne wojsko, policja i Securitate otworzyły ogień do demonstrantów.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Potts, której Extremis pozwala przeżyć, interweniuje i zabija ostatecznie Killiana.
Psişik güçleri vardır.Mają moc Psycho.
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.Kiedy nie znalazł wśród sąsiadów właściciela, uznał go za przybłędę.
Sezar'ın etkisi ile onuncu lejyon Pompeius'un güçlerini geri doğru itmeye başladı.Zachęceni przez Cezara żołnierze dziesiątego legionu zaczęli spychać do tyłu siły Pompejusza.
Onu çıkaramaz, güçlerini kahraman olmak için kullanır.Używa swoich zdolności, by pomóc bohaterowi.
Ocak 2014'te muhalif güçler arasındaki anlaşmazlıklar derinleşmiştir.Tymczasem w styczniu 2014 nastąpiła intensyfikacja działań partyzantów.
Güçler ayrılığı sağlanmıştır.Zachowują zdolność do podziału.
Sihirli güçleri vardır.Posiada magiczne moce.
Her Muggle büyücü güçlerine sahip değildir.Trolle nie posiadają jednak żadnych zdolności magicznych.
1999 - PKK lideri Abdullah Öcalan, Türk güvenlik güçleri tarafından Kenya'da yakalandı.1999 – Przywódca kurdyjski Abdullah Öcalan został ujęty przez tureckich komandosów w Kenii.
Bu savaşta İnyupik güçleri Koyukonları yenmiş ve katliam yapmışlardır.Tym razem komendant wieży ostatecznie go pokonał i zabił.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Interweniowały służby bezpieczeństwa.
Böylece güçlerini birleştirler.Przyjaciele jednoczą siły.
Sovyet savunması Mihver güçlere oranla sayısal bir üstünlüğe sahiptir.Dysponując armią potworów ma zdecydowaną przewagę.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Jakich win dopuścił się mój lud, że spotkała go aż taka kara?
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Szwedzi musieli teraz podzielić swe siły.
Bu akarsuların aşındırma güçleri birbirinden farklıdır.Zdolności te różnią się u nich siłą.
Telekinezi güçleri vardır.Posiada zdolności telekinetyczne.
George Washington koloni güçlerinin kışlık karargahını iki defa Morristown'da kurmuştu.Waszyngton założył obóz zimowy w Morristown.
Kendi güçlerini en rahatça kullanan Kurumi'dir, çünkü genelde doğuracağı sonuçları düşünmez.Najczęściej z całego rodzeństwa korzysta z mocy, zwykle nie myśląc o konsekwencjach.
Aralık 2014'te NATO güçleri ülkeden çekilse de ülkedeki iç savaş durumu sona ermedi.Po wycofaniu się amerykańskich sił okupacyjnych w grudniu 2011 sytuacja w kraju była daleka od stabilnej.
Sıradışı güçleri vardır.Ma niezwykłą siłę.
Gençken bir büyücüydü ama Theresa ile evlenebilmek için büyü güçlerini kötü biri olan kardeşine verdi.Był gotowy na wszystko, więc już jako dorosły czarnoksiężnik zdradził ją.
Orada olağanüstü güçlere sahip olduklarını öğrenirler.Odkrywają, że mają nadprzyrodzone moce.
Bu birlikler, Kursk Muharebesi sırasında muharip güçlerinin yarısını kaybetmişlerdi.Ich potencjał bojowy podczas ofensywy na Kursk zmniejszył się o połowę.
7 Kasım'da işgal güçleri Çanakkale'den geçti.W październiku 25 roku ich oddziały zajęły Chang’an.
Seçimler sonunda görevini kendisi gibi Demokratik Güçler Birliği üyesi Petar Stoyanov'a bıraktı.Po tej klęsce wyborczej do dymisji podał się szef partii, Petyr Stojanow.
Bu her uygarlığın, çağlara göre değişebilen farklı özel güçleri mevcuttur.Każda osoba ma inny system wartości, który może się zmieniać z wiekiem.
Onunla birlikte hem Suriye muhalefeti'nden hem de Beşşar Esad güçlerinden kayıp verildi.Jego przeciwnikami byli Drudż (demon kłamstwa) oraz Sauru.
Hava Kuvvetleri ve Hava Savunma güçleri 2001 yılında birleştirildi.W 2004 Wojska Lotnicze i Obrony Powietrznej przekształcono w Siły Powietrzne.
Tüm başlıca güçler aynı zamanda tank avcıları ve saldırı topları da ürettiler.Wszystkie te jednostki spełniają zarówno rolę myśliwskich, jak i myśliwsko-bombowych.
Güçleri geri gelir.Wraca nadzieja.
Angel ekibi karanlığın güçleri ile savaşmaya geri döner.Ich zadaniem jest walka z siłami ciemności.
Ve bu takviye güçler isyancıların kuşatmasını kırıdı.Jednocześnie siły lądowe okrążały rebeliantów.
Geri dönmekte olan ordu Vidin ile Şumnu arasında iken Avusturya güçleri tekrar hücuma geçtiler.Do swojej posługi wróciły wraz z nadejściem wojsk austriackich.
Görüşmenin amacı iki parti arasında güçlerin paylaşımı idi.Porozumienie przewidywało podział władzy między dwie strony.