I. Justinianus'un saltanatı sırasında savunmayı güçlendirmek amacıyla 100'den fazla lejyon kalesi inşa edildi.유스티니아누스 1세 통치 시기에 방어를 위해서 100개가 넘는 군단 요새가 건설됐다.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.그사이 양쪽은 강화를 위해 협상이 오고 가고 있었다.
Bu aletlerin çalışırlarken gösterilmeleri filmin dramatik etkisini güçlendirmekte de kullanılmıştır.톰에대한 관객들의 이해를 높이는 한편, 영화의 비극성을 더해주는 장치로 기능한다.
Futbol taraftarlarını güçlendirmek.이에 축구팬들의 반발이 심했다.
Anayasal düzeni korumak ve hükümetin demokratik kurumlarını güçlendirmek.לשמירת הסדר החוקתי וחיזוק המוסדות הדמוקרטיים של הממשלה.
Uranyumu elde etmeyi amaçlaması, İsrail’in Nükleer Silahlanmasını güçlendirmekti.פעולה אחת שהתפרסמה הייתה השגת אורניום לתוכנית הגרעין הישראלית.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.שתי המדינות עושות מאמצים על מנת לחזק את היחסים ביניהן ואת שיתופי הפעולה בין המדינות.
Bu ara ifadeler açıklama yapmak ya da anlamı güçlendirmek için eklenir.Пояснителният текст служи за обяснение или допълва значението на думата.
Amaç, gençlerin Avrupayı güçlendirmediki çabalarını artırmak ve bireysel kontağı artırmaktır.Целта е да се засили участието на млади хора в Европа и да се насърчат личните контакти.
Edebiyat, okurun maneviyatını güçlendirmeli, onu aydınlatmalı ve duygularını harekete geçirmelidir.Литературата трябва да възпитава читателя морално, да го просветлява, да буди неговия разум.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.В по-ново време двете страни работят за повторно сближаване и задълбочаване на отношенията.
Batılı ülkelerin mali yardımına dayanarak ülke ekonomisini güçlendirmeye çalıştı.ЕС осигурява и икономическа помощ на изоставащите страни в ЕС като така се стимулира икономиката.
Sauron Barad-dur'un güçlendirmek için yüzüğü kullanır.Sauron koristi Prsten kako bi pojačao temelje Barad-dura.
1936'da Polonya ordusunu güçlendirmek için bir Ulusal Savunma Fonu oluşturuldu.1936. godine je uspostavljen Fond nacionalne obrane da prikuplja sredstva neophodna za jačanje Oružanih snaga.
Varolan yaratıkları her zaman güçlendirme olanağınız vardır.Mi smo bića koja su uvijek u nastajanju.
MRU'daki uluslararası işbirliği, çalışmalar ve araştırmalarda uluslararasılaşmayı güçlendirmeye yöneliktir.Medzinárodná spolupráca na MRU je orientovaná na posilnenie medzinárodných vzťahov v štúdiu a výskume.
Türk Deniz Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı.Turci posilňovali svoju námornú moc.
Bu dillerin, diğer kardeş ve akraba Kafkas dilleriyle ortaklıkları bulunması bu ihtimâli de güçlendirmektedir.Teórie o možnom príbuzenstve s inými jazykovými rodinami, vrátane uralských jazykov sú sporné.
Üye örgütleri, kendi ülkelerindeki kitap çevirmenlerinin konumunu güçlendirmek amacıyla münferiden destekler.Národným asociáciám pomáha posilniť postavenie umeleckých prekladateľov v členských krajinách.
Üye örgütleri, kendi ülkelerindeki kitap çevirmenlerinin konumunu güçlendirmek amacıyla münferiden destekler.Individualno pomaga društvom članom pri utrjevanju položaja književnih prevajalcev v njihovi državi.
Sinaptik güçlendirme, parçaların kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya nakledilme işlemidir.Imunski spomin delimo na pasivni kratkotrajni in aktivni dolgotrajni spomin.
Oyunun başında takımlar tüm güçlendirmelere sahip olamazlar.Trdnjave svoje moči na začetku igre ne morejo izkoristiti.
Hanedanlığı güçlendirmek ve yerel güçleri yok etmek için uğraştı.Zavračal je ozemeljsko ekspanzijo in kopičenje moči.
Montreal ve Quebec arasındaki ticareti güçlendirmek amacıyla bir "Kral Yolu" inşa edildi.Montréali ja Québeci vahele ehitati kaubanduse edendamiseks "Kuninga maantee" (Chemin du Roy).
Bu illerin amacı bölgesel otoriteyi güçlendirmektir.Presidendi sõnul on eelnõu eesmärgiks tõhustada poliitilist konkurentsi kohaliku tasandi esindusorganites.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Mõlemad lubasid tihendada koostööd piirkonna stabiilsuse suurendamiseks.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Aber Geschichten können auch genutzt werden um zu befähigen und zu humanisieren.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Ale dają też one wiarę, siłę i pokazują ludzkość.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Ale příběhy mohou zároveň dodávat sílu a zušlechťovat.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Ampak zgodbe se uporabljajo tudi za krepitev in očlovečenje.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Dar poveştile pot fi folosite şi ca să dea putere, să umanizeze.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.De a történetek erőt is adnak, és emberségessé tesznek.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.동시에 사람을 더욱 사람답게 만들고 힘을 줄 수도 있습니다.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Maar verhalen kunnen ook worden gebruikt als aanmoediging en humanisering.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Mais elles peuvent aussi être utilisées pour renforcer, et pour humaniser.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Ma le storie possono anche essere usate per ridare potere, e per umanizzare.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Mas as histórias também podem ser usadas para dar poder e para humanizar.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Men berättelser kan också användas för att berättiga och mänskliggöra.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Mutta tarinat voivat myös voimauttaa ja inhimillistää.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Nhưng cũng có nhưng câu chuyện để bồi đắp, để cảm hóa lòng người.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Tapi cerita juga dapat digunakan untuk memberdayakan, dan memanusiakan.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Αλλά μπορούν επίσης να χρησιμοποιηθούν για να δώσουν δύναμη και ανθρωπιά.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Але історією можна й розширити чиїсь можливості і гуманізувати.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Но историите могат да дават възможности, могат да очовечават.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Но рассказом можно расширить чьи-то возможности и очеловечить.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.אך סיפורים יכולים לשמש גם בכדי להעצים והגביר אנושיות של קבוצה.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.لكن القصص يمكن أيضاً إستخدامها لتعزيز، وإضفاء الجانب الإنساني.
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.物語は人の尊厳を砕くことができますが
Anlatan: Bütün bunlar Amerika'yı yeniden güçlendirmek hakkında.Narrador: é sobre revigorar a América.
Anlatan: Bütün bunlar Amerika'yı yeniden güçlendirmek hakkında.それこそが従来の地球汚染源となる—
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme veCác thành viên của Đảng Dân Chủ và Cộng Hòa có thể ngồi lại với nhau để cắt giảm chi tiêu và tăng doanh thu
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme veCosi' tutti possono tornare rinfrescati, abbiamo un sacco di lavoro da fare nel 2013.
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme veDan saya yakin bahwa ada pembelanjaan yang tidak penting lainnya di dalamn pemerintah yang bisa kita hapuskan.
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme veDar noi vom continua sa reducem treptat aceasta problema, pas cu pas.
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme veDas ist, wie wir wachsen.
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme veEl acuerdo de esta noche reduce aún más el déficit, recaudando $620 miles de millones en impuestos de las
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme veGrâce aux voix des Démocrates et des Républicains au congrès,
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme ve그리고 조를 다시 한번 이야기하여 당신의 훌룽한 일에 감사를 표현하고 싶습니다.
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme veSzczęśliwego Nowego Roku!
Ben hepimizin, bu kanunun, ekonomimizi güçlendirme veأود أن أشكر جميع قادة مجلسي النواب والشيوخ.