güçlük ile cümle

güçlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.Ook daarmee hebben mensen het moeilijk.
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.Orang-orang kesulitan untuk memahami hal tersebut.
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.Pro lidi je tato otázka velice obtížná.
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.Οι άνθρωποι δυσκολεύονται να το διαπιστώσουν αυτό.
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.Багатьом складно в цьому розібратися.
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.Многим тяжело в этом разобраться.
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.На хората им е трудно да проумеят това.
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.לאנשים קשה לעשות הבחנות כאלה.
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.الناس تجد صعوبة في إكتشاف ذلك .
İnsanlar bunu algılamakta güçlük yaşıyorlar.別の問題を考えてみましょう
İnsanlar porsiyonları ayarlamakta güçlük çeker.Por lo que vamos a poner eso ahí, ahí vamos.
İnsanlar porsiyonları ayarlamakta güçlük çeker.Vamos colocar aqui tambem
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.우리는 인종문제에 대해서 이야기하는 것을 어려워 하는데 그것은 우리가 진실을 인정하고 화해의 과정을 밟아 나가는 것을 꺼리기 때문입니다.
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.Mamy problem w mówieniu głośno o rasie Boimy się prawdy i pojednania.
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.Těžko se nám mluví o rase, a myslím, že je za tím neochota zavázat se k procesu pravdy a usmíření.
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.קשה לנו לדבר על גזע, ואני מאמין שזה בגלל שאנחנו לא מוכנים לרתום את עצמנו לתהליך של אמת ופיוס.
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.私が思うに これは 真実と和解への プロセスに進んで力を捧げようと していないからです 南アフリカでは 国民は自分たちが
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerCare de-abia se poate vedea într-un tur pe canale. (Râsete)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerChe difficilmente si può vedere dal giro in barca dei canali. (Risate)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerDie man im Grunde kaum auf einer Hafenrundfahrt erkennen kann. (Gelächter)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerDie zie je bijna niet, zelfs niet vanaf een rondvaartboot. .
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmeler운하투어로는 인어공주를 볼 수도 없는데 말이죠. (웃음)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerKtorú skoro nevidno ani z okružných ciest po kanáli. (Smiech)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerMà thậm chí khó có thể thấy được từ các chuyến thăm quan trên các con kênh đào. (Tiếng cười)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerOn le voit à peine quand on est sur les bateaux du canal. (Rires)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerTrudno ją zobaczyć podczas wycieczki kanałem. (Śmiech)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerΑυτή όμως μετά βίας φαίνεται από τις περιηγήσεις στα κανάλια. (Γέλια)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerЕё практически невозможно разглядеть во время прогулок по каналу. (Смех)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerТя може да бъде видяна трудно от екскурзиите по канала. (Смях)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerשבקושי אפשר לראות אותה מסיורים בנהר. (צחוק)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerوالتي تتم رؤيتها بشق الأنفس في الجولات علي القنال (ضحك)
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmeler(笑) これらは二つの都市の違いです
Mantıksız insanlarla ne kadar arkadaşlık yaparsan, mantıklı davranmakta o kadar güçlük çekersin.Cuanto más irracional sea la gente con la que te asocias más difícil será que tu comportamiento se vuelva sano
Mantıksız insanlarla ne kadar arkadaşlık yaparsan, mantıklı davranmakta o kadar güçlük çekersin.Mitä epärationaalisempien ihmisten kanssa toimit, sitä vaikeampaa on toimia järkevästi.
Mantıksız insanlarla ne kadar arkadaşlık yaparsan, mantıklı davranmakta o kadar güçlük çekersin.Più ci associ gente irrazionale, più sarà difficile per il tuo comportamento diventare sano.
Mantıksız insanlarla ne kadar arkadaşlık yaparsan, mantıklı davranmakta o kadar güçlük çekersin.С колкото повече неразумни хора имате връзка, толкова по-трудно ще е за вашето поведение да бъде рационално.
Nefes almakta güçlük çekiyordum. Ama artık bu sedyede kalmıştı.lúc đó tôi thở rất khó khăn, nhưng khi tới bệnh viện thì máu đã chảy thấm vào cáng hết rồi.
Nefes almakta güçlük çekiyordum.Ik kan wat beter ademen, want het bloed, dat mijn longen vulde, is weg.
Nefes almakta güçlük çekiyordum.저는 숨쉬는데 상당한 어려움을 겪었는데
Nefes almakta güçlük çekiyordum.והיה לי קשה מאד לנשום,
Nefes almakta güçlük çekiyordum.وكنت أعاني من صعوبة شديدة في التنفس،
Nefes almakta güçlük çekiyordum.ストレッチャーと共に その苦しさはどこかにいきました
Nefes almakta güçlük çekiyordum.我之前一度呼吸困難
O güçlükle ayakta.Apenas podía soportar esto.
O güçlükle ayakta.Cô khó có thể đứng này.
O güçlükle ayakta.Dia nyaris tak bisa berdiri ini.
O güçlükle ayakta.Ea ar putea sta cu greu acest lucru.
O güçlükle ayakta.Ela mal podia suportar isso.
O güçlükle ayakta.Elle pouvait à peine supporter cette.
O güçlükle ayakta. Fakat Martha tüm ezilmiş değildi.그녀는 기뻐서 참을 수 없었다. 그러나 마르타는 모든 조각에되지 않았습니다.
O güçlükle ayakta. Fakat Martha tüm ezilmiş değildi.היא בקושי יכלה לסבול את זה. אבל מרתה לא היתה בכלל מרוסק.
O güçlükle ayakta. Fakat Martha tüm ezilmiş değildi.بالكاد تستطيع أن تقف هذا. ولكن ليس في كل مارثا سحقهم.
O güçlükle ayakta. Fakat Martha tüm ezilmiş değildi."え!私はそれは違う見ることができる、"彼女はほとんど同情して答えた。
O güçlükle ayakta.Hän tuskin seistä tässä.
O güçlükle ayakta.Hon kunde knappt stå här.
O güçlükle ayakta.Hun kunne knap stå dette.
O güçlükle ayakta.Mogła mało tego znieść.
O güçlükle ayakta.Mohla by sotva vydržať.
O güçlükle ayakta.Mohla by sotva vydržet.
O güçlükle ayakta.Ő alig állni ennek.

İlgili Sayfalar