güç ile cümle
güç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Seni güçlendiren şey odur.That's what makes you strong.
Hiçbir şey senin gücünün ötesinde değildir.Nothing is beyond your power.
Güçlü olanın hayatta kalmasıdır.It's survival of the fittest.
Hayal gücümü canlandırdı.It stimulated my imagination.
İnsanları güçlendirmek istiyorum.I want to empower the people.
Çok gücümün olduğunu biliyorum.I know I have a lot of power.
Tom kendini tamamen güçsüz hissetti.Tom felt completely powerless.
Kendimi gerçekten iyi ve güçlü hissettim.I felt really fit and strong.
Bu araba gerçekten çok güçlüdür.This car is really powerful.
Tom güçlü kadınları takdir eder.Tom appreciates strong women.
Bu bizi daha güçlü yapacak.This will make us stronger.
Onların güçlü bir programı var.They have a strong program.
Hâlâ güçleniyorum.I'm still getting stronger.
Tom'un güçlü bir iş etiği vardır.Tom has a strong work ethic.
Patlama çok güçlüydü.The blast was very strong.
Kısa sürede daha güçlü oldum.I got stronger overnight.
Tom kendi hayal gücünü kullandı.Tom used his imagination.
Bu bizi daha güçlü yapar.This makes us stronger.
Onları daha güçlü yapar.It makes them stronger.
Senin için güçlü olacağım.I'll be strong for you.
Bağları güçlüydü.Their bond was strong.
Bu bizi daha güçlü yaptı.It made us stronger.
Tom güçlü iradeli.Tom is strong willed.
Tom her zaman güçlüdür.Tom is always strong.
Tom çok güçlü idi.Tom was so strong.
Tom çok güçlüdür.Tom is so strong.
Tom'un dayanma gücü var.Tom has stamina.
Biz güçleniyoruz.We're getting stronger.
Güçlü kadınları sever.He likes strong women.
Eğer zayıf ayak bilekleriniz varsa, onları seyahat etmeden önce güçlendirin.If you have weak ankles, strengthen them before traveling.
Tom'un güç antrenmanı sonuçları göstermeye başladı.Tom's strength training began to show results.
Fırtına sırasında, güç gitti ve yağmur çiftlik evinin pencerelerini vurdu.During the storm, the power went out and the rain battered the windows of the farmhouse.
Güç onu delirtiyor.Power has driven him mad.
Bunu yaparak kendimi daha güçlü, daha başarılı ve daha cesur hissediyorum.By doing this, I'm feeling stronger, more accomplished and braver.
Keşke hayal gücüm senininki kadar iyi olsaydı.I wish my imagination was as good as yours.
Neredeyse hiç gücüm kalmadı.I have barely any strength left.
Jamal çok güçlü ve profesyonel görünüyor.Jamal seems very strong and professional.
Kendimi güçsüz hissettim.I felt weak.
Sadece en güçlüler hayatta kalır.Only the strongest survive.
Senden daha genç ve daha güçlüyüm.I'm younger and stronger than you.
Fadil ve Dania ilişkilerini güçlendirmek için her şeyi yapmaya hazırdı.Fadil and Dania were ready to do anything to fortify their relationship.
Fadil çok güçlü ve profesyonel olduğunu düşünüyor.Fadil thinks he's so strong and so professional.
İngilizler deniz gücüne güveniyorlardı.The British relied on sea power.
Tom'un çok güçlü bir sesi var.Tom has a very powerful voice.
Tom çok güçlü bir sese sahip.Tom has a very powerful voice.
Şu anda bunlardan birini almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy one of those right now.
Yataktan kalkamayacak kadar güçsüzdüm.I was too weak to get out of bed.
Düşündüğün kadar güçsüz değilim.I'm not as weak as you think I am.
Ben asla çok güçlü değildim.I never was very strong.
Oldukça güçsüzüm.I'm quite weak.
Güçlü göründüğümü düşünüyor musun?Do you think I look strong?
O güçlüklerle nasıl başa çıkıyorsun?How do you deal with those challenges?
Bazen şeyleri hatırlamakta güçlük çekiyorum.I sometimes have trouble remembering things.
Ben çok güçlüyüm.I'm very strong.
Ben oldukça güçlüyüm.I'm quite strong.
Ben gerçekten güçlüyüm.I'm really strong.
Ben en güçlüyüm.I'm the strongest.
Bir bebek olarak, Fadıl böyle bir ameliyat için fazla güçsüzdü.As an infant, Fadil was too weak for such a surgery.
Güçlü hissediyorum.I feel strong.
Çatıyı güçlendirmemiz gerek.We need to reinforce the roof.