güç ile cümle
güç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İnkar, en güçlü insan savunma mekanizmalarından biridir.Denial is one of the strongest human defence mechanisms.
Tüm nedenimizi izlemek için yeterli gücümüz yok.We do not have enough strength to follow our reason completely.
Kaplanlar kedilerden daha büyük ve güçlüdür.Tigers are bigger and stronger than cats.
Ben senden daha güçlüyüm.I'm stronger than you.
Güçlükle ayağa kalkabilirim.I can barely stand up.
Tom'u gücendirmemeye dikkat et.Be careful that you don't offend Tom.
Sanırım Tom'u gücendirmiş olabilirim.I think I may have offended Tom.
Bunu güçbela zamanında yaptım.I barely made it on time.
Onların hepsi güçlü mü?Are they all strong?
Çok güçlü hissediyorum.I feel very strong.
Onların hepsi güçlü.They're all strong.
Tom bir öküz kadar güçlü.Tom is as strong as an ox.
Neden bana güceniyorsun?Why do you resent me?
Sanırım bildiğinden çok daha güçlüsün?I think you're a lot stronger than you know.
Olduğunu söylediğin kadar gerçekten güçlü müsün?Are you really as strong as you say you are?
Sanırım olduğunu düşündüğünden çok daha güçlüsün.I think you're a lot stronger than you think you are.
Sana, gücümüzün yettiği en iyi avukatı tutacağız.We'll get you the best lawyer we can afford.
Gücüm henüz geri dönmedi.My strength isn't back yet.
Mantık seni A'dan B'ye götürecektir. Hayal gücü seni her yere götürecektir.Logic will get you from A to B. Imagination will take you everywhere.
Bu yazar ABD'nin bir süper güç olarak rolünün önde gelen bir muhalifidir.This author is a prominent critic of the role of the United States as a superpower.
Rüzgar o kadar güçlüydü ki Mary'nin şemsiyesini tersyüz etti.The wind was so strong it blew Mary's umbrella inside out.
Ben özellikle matematikte güçlü değilim.I have never been particularly strong in mathematics.
O güçlüklerle karşılaştığında, ebeveynlerinden yardım istedi.When he ran into difficulties, he asked his parents for help.
Bir zamanlar büyük ve güçlü bir kral güzel prenses ile evlendi.Once upon a time a great and powerful king married a lovely princess.
Onun herhangi bir şey söyleyecek gücü yok.He doesn't have the strength to say anything.
Sen onlardan daha güçlüsün.You're stronger than them.
Sen benden daha güçlüsün.You're stronger than me.
Sen ondan daha güçlüsün.You're stronger than him.
Ben güçlükle onları hatırlıyorum.I hardly remember them.
Onları güçlükle tanıdım.I hardly recognized them.
Onları gücendirmek istemedim.I didn't mean to offend them.
Onu gücendirmek istemedim.I didn't mean to offend him.
Bu benim için güç.This is difficult for me.
Bu, para ya da güç hakkında değil. Bu mirasım hakkında.This isn't about money or power. This is about my legacy.
Devlet bürokrasisi, süreci çok hantal ve anlaşılması güç bir duruma soktu.Government red tape has made the process very cumbersome and hard to understand.
Dan'ın Allah'a güçlü bir inancı vardı.Dan had a strong faith in God.
Satürn üzerindeki beyaz lekelerin, güçlü fırtınalar olduklarına inanılır.The white spots on Saturn are believed to be powerful storms.
Çekim gücü mukavemeti mesafe ile hızlı bir şekilde azalır.The strength of the gravitational force reduces quickly with distance.
Güneş lekeleri güneş manyetik alanının çok güçlü olduğu Güneş bölgeleridir.Sunspots are regions of the Sun where the solar magnetic field is very strong.
Tom'un kız arkadaşı ondan daha uzun boylu, daha güçlü, ve daha zeki.Tom's girlfriend is taller, stronger, and smarter than he is.
O gerçekten küçük ama çok güçlü.He is truly small but very strong.
Tom bütün gün güç bela bir söz söyledi.Tom hardly said a word all day.
Dan'ın yüksek güçlü silahlara sahip olduğu biliniyordu.Dan was known to have high-powered weapons.
Ben Tom'dan daha güçlüyüm.I'm stronger than Tom.
Güç ne zaman geri gelecek?When's the power going back on?
En güçlü çocuk kim?Who's the strongest kid?
Tom'un onu tek başına kaldırmak için yeterince güçlü olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is strong enough to lift that by himself?
İnanması neden bu kadar güç?Why is that so hard to believe?
Artık kimseyi gücendirmek istemiyorum.I no longer want to offend anyone.
Mary özel güçleri olduğuna inanıyor.Mary believes she has special powers.
Bu kızın özel güçleri var.This girl has special powers.
Sanırım Mary'nin özel güçleri var.I think that Mary has special powers.
Mary'nin özel güçleri olduğunu düşünüyorum.I think that Mary has special powers.
Yüzme bacakları güçlendirir.Swimming strengthens the legs.
Yüzmek bacakları güçlendirir.Swimming strengthens the legs.
Konuyla ilgili güçlü bir duruşu vardı.He had a strong stance on the subject.
Dünyada en hızlı büyüyen ekonomilerden biri ile Çin büyük bir ekonomik güç.China is a major economic power, with one of the fastest growing economies in the world.
Tom'un güçlükle trafiğe çıkabilecek ikici el bir arabası vardı.Tom had a second-hand car which was barely roadworthy.
Başkanın adamları ipten alacak gücü vardı, bir kalem oynatmaya bakardı iş.The President had the power to save the men from execution at the stroke of a pen.
Sanırım muhtemelen yeni bir trompet almaya gücüm yeter.I think I can probably afford to buy a new trumpet.