gözlerini ile cümle

gözlerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.las grandes pruebas que vuestros ojos vieron, aquellas grandes señales y prodigios
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.les grandes épreuves que tes yeux ont vues, ces miracles et ces grands prodiges.
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.Ma fino ad oggi il Signore non vi ha dato una mente per comprendere, né occhi per vedere, né orecchi per udire
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.marile încercări pe cari ţi le-au văzut ochii, minunile şi semnele acelea mari
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.ne suuret koettelemukset, jotka sinun silmäsi näkivät, ne suuret tunnusteot ja ihmeet.
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.tie veľké zkúšky, ktoré videly tvoje oči, tie znamenia a tie veľké zázraky.
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.tức là những sự thử thách lớn lao, dấu kỳ, phép lạ mà mắt ngươi đã thấy;
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.tức_là những sự thử_thách lớn_lao , dấu kỳ , phép lạ mà mắt ngươi đã thấy ;
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.velike izkušnje, ki so jih videle vaše oči, tista znamenja in velike čudeže.
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.Zkušování veliká, kteráž viděly oči tvé, znamení i zázraky ty veliké.
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.τους πειρασμους τους μεγαλους τους οποιους ειδον οι οφθαλμοι σου, τα σημεια και τα τεραστια τα μεγαλα εκεινα
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.големите изпитни, които очите ти видяха, знаменията и ония големи чудеса;
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.те великие казни, которые видели глаза твои, и те великие знамения и чудеса;
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.המסות הגדלת אשר ראו עיניך האתת והמפתים הגדלים ההם׃
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.التجارب العظيمة التي ابصرتها عيناك وتلك الآيات والعجائب العظيمة.
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.就 是 你 親 眼 看 見 的 大 試 驗 、 和 神 蹟 、 並 那 些 大 奇 事
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.就是 你 親眼看 見 的 大 試驗 、 和 神蹟 、 並 那些 大 奇事
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Así que, quería abrirle los ojos con respecto a cuánta simetría fluye a través de la Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Chciałem mu uświadomić, ile symetrii można dostrzec w Alhambrze.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Così, volevo aprirgli gli occhi davanti a tutta la simmetria che pervade l' Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Deci am vrut să-i deschid ochii asupra cât de multă simetrie se găseşte în Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Ich wollte ihm daher die Augen öffnen dafür, wie viel Symmetrie sich in der Alhambra finden lässt.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Így hát megpróbálom észrevetetni vele, hogy a szimmetria mennyire végigkíséri Alhambra-t.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Ik wilde hem tonen hoezeer symmetrie verweven is met het Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Jadi, saya mau mencoba membuka matanya kepada berapa banyak simetri yang terukir di seluruh Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.J'ai donc voulu lui ouvrir les yeux sur toutes ces symétries présentes à l'Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.그래서 저는 제 아들이 알함브라 궁전에 얼마나 대칭이 많은지 깨닫게 되기를 바랬죠.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Ήθελα να του ανοίξω τα μάτια στη συμμετρία που ρέει μέσα στην Αλάμπρα.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Исках да му отворя очите за това колко много симетрии има в Алхамбра.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Отже, я захотів відкрити його очі на те, якою кількістю симетрії пронизано Альгамбру.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Я хотел обратить его внимание на то, что симметрия переполняет здание Альгамбры.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.ולכן, רציתי לפקוח את עיניו ולראות כמה הסימטריה מצויה בכל פרט באלהמברה.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.و هكذا أردت أن أفتح عينيه على وجود التماثل عبر أنحاء قصر الحمراء.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.私は息子に見せたかったのです 宮殿に入ってすぐにわかるのは
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Er bekreuzigte sich, und die drei Frauen folgten seinem Beispiel.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, aki nem vette a szemét le a holttestet, azt mondta: "Nézd, milyen vékony volt.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, care nu a luat ochii de pe cadavru, a spus, "Uită-te cât de subţire a fost.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, che non ha preso gli occhi di dosso il cadavere, disse: "Guarda come fosse magro.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, der slet ikke få øjnene fra liget, sagde: "Se hvor tynd han var.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, die nicht beteiligt waren ihre Augen von der Leiche, sagte: "Schau, wie mager er war.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, die niet haar ogen op het lijk, zei: "Kijk eens hoe dun hij was.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, jotka eivät ottaneet hänen silmänsä pois ruumiin, sanoi, "Katsokaa kuinka ohut hän oli.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, ki niso bile oči sveže truplo, je rekel: "Poglej, kako tanka je bil.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.시체에서 그녀의 눈을 떼지 않았 Grete은, 그가 얼마나 얇은 보라 "고 말했다.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, kteří neměli odtrhnout oči od mrtvoly, řekl: "Podívejte se, jak byl hubený.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, ktorí nemali odtrhnúť oči od mŕtvoly, povedal: "Pozrite sa, ako bol chudý.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, którzy nie odrywając wzroku zwłok, powiedział: "Popatrz, jak cienka jest.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, người đã không rời mắt khỏi các xác chết, nói, "Hãy nhìn mỏng của ông.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, que não tirar os olhos do cadáver, disse: "Olha como ele estava magro.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, que no apartaba la vista del cadáver, dijo: "Mira lo delgado que estaba.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, qui ne prennent pas des yeux le cadavre, dit: "Regardez comment il a été minces.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, som inte tog ögonen från liket, sade, "Se hur tunn han var.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, yang tidak mengambil matanya dari mayat, mengatakan, "Lihat bagaimana tipis dia.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, ο οποίος δεν έλαβε τα μάτια της από το πτώμα, είπε, "Κοίτα πόσο λεπτή ήταν.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Грете, които не се откъсне очи от трупа, каза: "Виж колко е тънък той.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Грете, которая не отрывала глаз от трупа, сказал: "Посмотри, как он был тонким.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Грете, яка не відривала очей від трупа, сказав: "Подивися, як він був тонким.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.גרטה, שלא להסיר את עיניה מן הגופה, אמר, "תראה כמה הוא רזה.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.وقال جريتي ، الذي لم يأخذ عينيها عن رأس الجثة ، "انظروا كيف كان رقيقة.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.彼はそのような長い間何も食べていなかった。

İlgili Sayfalar