gözlerine ile cümle
gözlerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.Titta bara direkt i hennes ögon och erkänn.
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.Zahľaď sa jej priamo do očí a povedz jej, čo cítiš.
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.Απλά κοίτα την κατευθείαν μες στα μάτια της και πες της το.
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.Просто взгляни ей прямо в глаза и признайся.
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.Просто я погледни точни в очите и й признай.
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et..רק תסתכל ישירות לתוך עיניה ותתוודה
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.فقط انظر لعينيها مباشرةً واعترف
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.女は それが喜ぶんですよ
Dürer, gözlerine ve ellerine odaklanmamızı istemiş.Podívej se, co umím. " Beth: Tady vypadá jakoby se připodobňoval ke Kristovi.
Emmanuel eğildi, elini oğlağın gözlerine götürdü, gözlerini kapattı ki öldürüken bakmak zorunda olmayayım.엠마뉴엘은 허리를 숙여서 손으로 염소의 입을 덮고, 눈도 덮었습니다. 그래서 난 염소를 죽일 때 눈을 보지 않아도 되었죠.
Emmanuel eğildi, elini oğlağın gözlerine götürdü, gözlerini kapattı ki öldürüken bakmak zorunda olmayayım.עימנואל התכופף, שם את ידו על הפה של העז, מכסה את העיניים כך שלא אצטרך להביט בהן, בעת שאני הורג את העז.
Emmanuel eğildi, elini oğlağın gözlerine götürdü, gözlerini kapattı ki öldürüken bakmak zorunda olmayayım.قام إمانيول بالإنحناء، ووضع يده على فم الماعز، وغطى عينيها لكي لا أراهما، وأنا أقتلها.
Emmanuel eğildi, elini oğlağın gözlerine götürdü, gözlerini kapattı ki öldürüken bakmak zorunda olmayayım.僕がヤギを殺す間 見なくてもいいように 目を覆ってくれました 彼のように 沢山のものを見た人にとって
Etrafımda hayvanlarla büyüdüm. Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.Am crescut printre animale și obișnuiam să le privesc în ochi și să mă întreb: ce se petrece în mințile lor?
Etrafımda hayvanlarla büyüdüm. Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.Crecí rodeado de animales y me gustaría ver estos ojos y preguntar:
Etrafımda hayvanlarla büyüdüm. Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.Ich wuchs mit Tieren auf und ich guckte in diese Augen und fragte mich, was sie wohl dächten.
Etrafımda hayvanlarla büyüdüm. Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.Sono cresciuto circondato dagli animali, guardavo nei loro occhi e mi chiedevo che succede nella loro testa?
Etrafımda hayvanlarla büyüdüm. Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.Tôi lớn lên cùng với động vật, tôi đã nhìn vào mắt chúng và tự hỏi điều gì đang diễn ra ở đó?
Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.동물들의 눈을 보면서 동물들은 무슨 생각을 할까? 궁금했습니다.
Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.Spoglądałem im w oczy i zastanawiałem się, co takiego dzieje się w ich głowach?
Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.Я заглядывал им в глаза, и мне было интересно: о чём они думают?
Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.והייתי מסתכל לתוך עיניים אלה ותוהה מה קורה שם?
Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.كنت أنظر إلى عينيها وأتساءل ما الذي يحدث بالداخل؟
Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.彼らの目を見ながら 「何を考えているのだろう」と思っていました 大人になり 常識を打ち破る
Gözlerine bakarsınız.Belenéztek a szemekbe.
Gözlerine bakarsınız.Cứ nhìn vào những đôi mắt thì biết.
Gözlerine bakarsınız.Guardateli negli occhi.
Gözlerine bakarsınız.Ik keek in hun ogen.
Gözlerine bakarsınız.Lihatlah pada mata mereka.
Gözlerine bakarsınız.Man schaut ihnen in die Augen.
Gözlerine bakarsınız.Man ser dem i ögonen.
Gözlerine bakarsınız.Man ser på deres øjne.
Gözlerine bakarsınız.Mirándolos a los ojos.
Gözlerine bakarsınız.Musíte sa pozrieť na ich oči.
Gözlerine bakarsınız.Patrząc im w oczy.
Gözlerine bakarsınız.Podíváte se lidem do očí.
Gözlerine bakarsınız.Regardez leurs yeux.
Gözlerine bakarsınız.Vă uitaţi în ochii lor.
Gözlerine bakarsınız.Поглеждаш ги в очите.
Gözlerine bakarsınız.Погляньте на очі.
Gözlerine bakın, Tanrım.Az szemei. Jézusom.
Gözlerine bakın, Tanrım.Das sind seine Augen. Oh, Jesus.
Gözlerine bakın, Tanrım.Det är hans ögon. Åh, Jesus.
Gözlerine bakın, Tanrım.Hänen silmänsä. Jeesus.
Gözlerine bakın, Tanrım.Het zijn zijn ogen.
Gözlerine bakın, Tanrım.Jeho oči. Ach, Ježíši.
Gözlerine bakın, Tanrım.Os olhos dele. Meu Deus!
Gözlerine bakın, Tanrım.Sus ojos. ¡Oh, Jesús!
Gözlerine bakın, Tanrım.Sus ojos. ¡Oh, Jesús!
Gözlerine bakın, Tanrım.To jego oczy.
Gözlerine bakın, Tanrım.Τα μάτια του. Χριστέ μου.
Gözlerine bakın, Tanrım.Његове очи. Исусе.
Gözlerine baktığında duygulanmadım dersem yalan söylemiş olurum.Estaria a mentir se dissesse que não me comovi quando vi o olhar dele.
Gözlerine baktığında duygulanmadım dersem yalan söylemiş olurum.Jag måste erkänna att jag blev rörd när jag såg in i hans ögon.
Gözlerine baktığında duygulanmadım dersem yalan söylemiş olurum.Jeg må indrømme, at jeg blev rørt, da jeg så ind i hans øjne.
Gözlerine baktığında duygulanmadım dersem yalan söylemiş olurum.Mentirei se dicessi di non essermi commossa quando ho guardato nei suoi occhi.
Gözlerine baktığında duygulanmadım dersem yalan söylemiş olurum.Mentiría si te dijera que no me conmovió su mirada.
Gözlerine baktığında duygulanmadım dersem yalan söylemiş olurum.Skłamałabym mówiąc, że nie byłam poruszona, patrząc w jego oczy.
Gözlerine baktığında duygulanmadım dersem yalan söylemiş olurum.Valehtelisin, jos väittäisin, että minä en liikuttunut.
Gözlerine baktığında duygulanmadım dersem yalan söylemiş olurum.Θα ήταν ψέμα να πω ότι δεν με συγκίνησαν τα μάτια του.