gözlerinde ile cümle

gözlerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.«Se avessi compreso anche tu, in questo giorno, la via della pace. Ma ormai è stata nascosta ai tuoi occhi
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.беше знаел ти, да! Ти, поне в този [твой] ден, това което служи за мира ти; но сега е скрито от очите ти.
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.לו ידעת אף את בעוד יומך הזה את דבר שלומך ועתה נעלם מעיניך׃
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.قائلا انك لو علمت انت ايضا حتى في يومك هذا ما هو لسلامك. ولكن الآن قد أخفي عن عينيك.
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.說 、 巴 不 得 你 在 這 日 子 、 知 道 關 係 你 平 安 的 事 . 無 奈 這 事 現 在 是 隱 藏 的 、 叫 你 的 眼 看 不 出 來
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.說 、 巴 不 得 你 在 這 日子 、 知道 關係 你 平安 的 事 . 無奈 這事現 在 是 隱藏 的 、 叫 你 的 眼看 不 出 來
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Kiedy Marwood skoczył, otoczyły go osy żądląc go w twarz i oczy.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.그리고 마러드가 점프했을 때, 말벌떼가 그의 얼굴과 눈을 쏘아대면서 공격했어요. 그는 내버려 둘 수 밖에 없었죠.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Și când a sărit Marwood, a fost acoperit de viespi care îl înțepau pe față și pe ochi.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Sie stachen ihn ins Gesicht und die Augen. Er ließ beinahe los. Das war in 23 Metern Höhe.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Toen Marwood sprong, werd hij bedolven door wespen die hem in zijn gezicht en ogen staken.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Và khi tới Marwood nhảy sang anh ta bị bao vây bởi ong bắp cày chích vào mặt và mắt anh ta.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Y cuando Marwood saltó lo cubrieron las avispas que le picaron la cara y los ojos.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когато Маруд направил скока, бил покрит с оси, жилещи го в лицето и очите.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когда прыгнул Марвуд, его облепили пчелы, жалящие в лицо и глаза.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.כאשר מרווד קפץ, הוא כוסה בצרעות שעקצו אותו בפניו ובעיניו. הוא כמעט והרפה מהענף.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.وحين قفز "ماروود"، كان مغطى بالدبابير تلدغه في الوجه والعينين. وقد كان على وشك أن يفلت.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.顔中を刺しまくりました 彼は危うく手を離すところでした 地上20メートルです もしそうしたら死んでいたことでしょう
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.À chaque fois que je me rends dans une école je vois une lueur dans les yeux des enfants.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Akárhányszor egy iskolába megyek, látom a fényt a gyerekek szemében.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.A pokaždé když jdu do školy, vidím, jak se oči dětí lesknou.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Cada vez que vou a uma escola, eu vejo o brilho nos olhos das crianças.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Cada vez que voy a una escuela, veo el brillo en los ojos de los niños.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.De fiecare dată când merg la o școală, observ o strălucire în ochii copiilor.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.E ogni volta vedo una luce negli occhi dei bambini.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Jedes Mal, wenn ich zu einer Schule gehe, sehe ich den Glanz in den Augen der Kinder.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.매번 제가 학교를 갈 때마다, 저는 아이들의 눈에서 섬광을 봅니다.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Mỗi lần tôi tới một ngôi trường, tôi thấy ánh mắt sáng ngời của những đứa trẻ.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Og hver gang jeg kommer til en skole, ser jeg et glimt i børnenes øjne.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Telkens als ik naar een school ga, zie ik een glans in de ogen van de kinderen.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Vždy, keď vstúpim do školy, vidím, ako sa deťom lesknú oči.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Zawsze, gdy odwiedzam szkołę, widzę blask w oczach dzieci.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Κάθε φορά που πάω σε ένα σχολείο, Βλέπω μια λάμψη στα μάτια των παιδιών.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Всеки път, когато отида в училище, виждам блясък в очите на децата.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Каждый раз, когда я прихожу в школу, я вижу интерес в глазах детей.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.Щоразу, коли я йду в школу, Я бачу вогник в очах дітей.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.בכל פעם שאני נכנס לבית-ספר, אני רואה ניצוץ בעיני התלמידים.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.في كل مرة أذهب إلى مدرسة، أرى بريقا في عيون الأطفال.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.子供たちの光輝く目に出会います 顔から希望と幸福がにじみ出ています
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.A hneď spadly s jeho očí jako čo by lupiny, a prezrel naskutku a vstal a dal sa pokrstiť
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.A hned spadly s očí jeho jako lupiny, a on prohlédl pojednou; a vstav, pokřtěn jest.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Au même instant, il tomba de ses yeux comme des écailles, et il recouvra la vue. Il se leva, et fut baptisé;
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.De inmediato le cayó de los ojos algo como escamas, y volvió a ver. Se levantó y fue bautizado
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.E improvvisamente gli caddero dagli occhi come delle squame e ricuperò la vista; fu subito battezzato
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Het was net of er een vlies van Saulus' ogen viel. Ineens kon hij weer zien.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.In precej padejo z oči njegovih kakor luskine, in takoj izpregleda. In vstane ter se da krstiti.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.I zarazem spadły z oczów jego jako łuski i wnet przejrzał, a wstawszy ochrzczony jest.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Ja heti putosivat hänen silmistään ikäänkuin suomukset, ja hän sai näkönsä ja nousi ja otti kasteen.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.즉시 사울의 눈에서 비늘 같은 것이 벗어져 다시 보게 된지라 일어나 세례를 받고
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Logo lhe caíram dos olhos como que umas escamas, e recuperou a vista: então, levantando-se, foi batizado.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Og straks faldt der ligesom Skæl fra hans Øjne, og han blev seende, og han stod op og blev døbt.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Og straks falt det likesom skjell fra hans øine, og han fikk sitt syn igjen, og han stod op og blev døpt,
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Und alsobald fiel es von seinen Augen wie Schuppen, und er ward wieder sehend
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Και ευθυς επεσον απο των οφθαλμων αυτου ως λεπη, και ανεβλεψεν ευθυς, και σηκωθεις εβαπτισθη.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.И начаса паднаха от очите му като люспи, и той прогледа; и стана та се кръсти.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.И тотчас как бы чешуя отпала от глаз его, и вдруг он прозрел; и, встав, крестился,
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.І зараз із очей йому, мов би луска, спало, і прозрів того часу, та й вставши, охрестив ся.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.וכרגע נפלו מעל עיניו כמו קשקשים וישב פתאם לראות ויקם ויטבל׃
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.‎فللوقت وقع من عينيه شيء كانه قشور فابصر في الحال وقام واعتمد.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.掃 羅 的 眼 睛 上 、 好 像 有 鱗 立 刻 掉 下 來 、 他 就 能 看 見 、 於 是 起 來 受 了 洗

İlgili Sayfalar