gözlerinde ile cümle
gözlerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.Se ve el resplandor rojo en sus ojos, que es el reflejo del flash.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.Si vede un riflesso rosso nei loro occhi il riflesso della pila.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.Vezi strălucirea roșie în ochii lor, care e reflexia lanternei.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.V ich očiach uvidíte červený záblesk, ktorý je odrazom svetla baterky.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.Vidíte červenou záři v jejich očích, což je odraz vaší baterky.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.Vous verrez une lueur rouge dans leurs yeux, qui est le reflet de la lampe.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.Widzimy czerwony poblask, odbicie snopa światła.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.Виждате червения отблясък в очите им, който е рефлекцията от светлината.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.אתה יכול לראות את הזוהר האדום בעיניים שלהם, שהוא השתקפות של הפנס.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.عندما ترى التوهج الأحمر على أعين الحيوانات بفعل ذلك الضوء
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.それは懐中電灯の反射なのです スポーツマン精神に欠ける人は そうやって
Gözlerinde görebiliyorum.Bunu gözlerinde görebiliyorum.
Gözlerinde görebiliyorum.Bunu gözlerinde görebiliyorum.
Gözlerinde görebiliyorum. Gördüğünü kabul eden birine benziyorsun çünkü... uyanmak için bekliyorsun.Gördüğü şeyi, uyanmayı umduğu için kabullenen bir adamın bakışlarına sahipsin.
Gözlerinde görebiliyorum. Gördüğünü kabul eden birine benziyorsun çünkü... uyanmak için bekliyorsun.Gözlerinde görebiliyorum,uyanmayı umduğun için , gördüğü herşeyi kabullunen adam gibi görünüyorsun.
Gözlerinde görebiliyorum. Gördüğünü kabul eden birine benziyorsun çünkü... uyanmak için bekliyorsun.Gözlerinde görebiliyorum,uyanmayı umduğun için , gördüğü herşeyi kabullunen bir adam gibi görünüyorsun.
Gözlerinde görebiliyorum. Gördüğünü kabul eden birine benziyorsun çünkü... uyanmak için bekliyorsun.Gözlerinde uyanmayı beklediğiiçin ,gördüğü herşeyi kabullunen bir adam görüntüsü var.
Gözlerinde görebiliyorum.Gözlerinde görebiliyorum.
Gözlerinde görebiliyorum.Gözlerinde görebiliyorum.
Gözlerinde görebiliyorum.Gözlerinden belli oluyor.
Gözlerinde görebiliyorum.Gözlerinizden görebiliyorum.
Gözlerinde görebiliyorum.Gözlerin öyle söylüyor.
Gözlerinde görebiliyorum.Sözlerini okuyabiliyorum.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Bạn có thể thấy mắt chúng sáng ngời.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Du kan se et glimt i deres øje.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.E allora vedete una luce nei loro occhi.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.그들의 눈에는 섬광을 볼 수 있었습니다.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Láthatják a csillogást a szemükben.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Man sieht den Glanz in ihren Augen.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Môžete vidieť ako deťom žiaria oči.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Můžete vidět, jak se jim lesknou oči.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Poți vedea strălucirea în ochii lor
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Puede verse el brillo en sus ojos.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Vemos o brilho nos olhos delas.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Vous pouvez voir une lueur dans leurs yeux.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Μπορείς να δεις μια λάμψη στα μάτια τους.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Виждате блясък в очите им.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.В їхніх очах можна побачити радість.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.Можно увидеть радость в их глазах.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.ניתן לראות את הניצוץ בעיניהם.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.يمكن ان تروا البريق في عيونهم.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.科学のわくわくを
Gözlerinden daha çok istediğini biliyorum Hala param varTes yeux me disent que tu en veux plus car j'ai toujours autant d'argent
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.Ai suoi occhi lei eclissi e predomina tutto il suo sesso.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.Az ő szemében ő fogyatkozások és dominál az egész neme.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.Dans ses yeux elle éclipses et prédomine l'ensemble de son sexe.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.Di matanya dia gerhana dan mendominasi seluruh seks.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.Hänen silmänsä hän pimennykset ja hallitseva koko hänen sukupuolensa.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.I hans ögon hon solförmörkelser och dominerar hela hennes kön.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.I hans øjne hun formørkelser og dominerer hele hendes køn.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.În ochii lui ea eclipsele şi predomină întreaga ei de sex.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.In seinen Augen Finsternisse und überwiegt ihr ganzes Geschlecht.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.In zijn ogen ze eclipsen en overheerst het geheel van haar geslacht.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.그의 눈빛에서 그녀는 일식과 predominates 그녀의 섹스의 전체.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.Trong mắt anh cô che khuất và chiếm ưu thế toàn bộ quan hệ tình dục cô.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.V jeho očiach sa zatmenie a prevažuje celej jej pohlavie.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.V jeho očích se zatmění a převažuje celé její pohlaví.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.V njegovih očeh je mrki in prevladuje celotnega njenega spola.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.W jego oczach zaćmienia i dominuje całej jej płeć.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.Στα μάτια του, εκείνη εκλείψεις και κυριαρχεί το σύνολο του φύλου της.