gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Pude verlo en sus ojos, era terror.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Razbral sem v njenih očeh -- bila je groza.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Saya dapat melihat di matanya, itu adalah teror.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Tôi có thể nhìn thấy trong mắt cô ấy, sự khiếp sợ.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Viděl jsem jí to v očích, byl to strach.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Videl som to v ich očiach, bolo to zdesenie.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Μπορούσα να δω στα μάτια της τον τρόμο.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Можех да видя в очите й, имаше ужас.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Я видел её глаза,
Dehşet gözlerinden okunuyordu.יכולתי לראות בעינייה,
Dehşet gözlerinden okunuyordu.كنت أراه في عينيها،
Dehşet gözlerinden okunuyordu.恐怖が読み取れ 死ぬんだと思いました
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.A tengeralattjárónkhoz közelítenek -- rátapasztják a szemüket az ablakra, és bekukucskálnak a belsejébe.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Ils montent vers le sous-marin - ils vont mettre leurs yeux à la fenêtre et épier l'intérieur du sous-marin.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.잠수함 바로 앞까지 와서는 잠수함 창문 넘어 우리들을 바라보고는 합니다.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Nó tiến đến tàu ngầm đưa mắt qua cửa sổ và lén nhìn vào
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Podpływają do łodzi podwodnej, zaglądają przez okno.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Priblížia sa až k ponorke - oči si priložia k oknu a nazerajú do vnútra ponorky.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Připlují přímo nad ponorku - očima se opřou přímo o okno a koukají dovnitř do ponorky.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Sie kommen bis ans U-Boot heran - sie kommen mit den Augen ans Fenster und gucken ins U-Boot.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Vengono vinicno al sottomarino - avvicinano gli occhi agli oblò e sbirciano dentro.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Vin direct la submarin -- işi vor pune ochii pe geam şi se vor uita în submarin.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Вот они подплывают к батискафу, прижимаются глазами к иллюминатору и заглядывают внутрь.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Идват до самата подводница - залепят очи на люка и надничат вътре.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.הם מגיעים עד לצוללת -- והם שמים את העיניים שלהם ישר בחלונות של הצוללת ומציצים פנימה.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.وهم يأتون يميناً إلى الغواصة -- أنهم يضعون عيونهم على اليمين العلوي على النافذة داخل الغواصة .
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.窓に目を押し付けて内を覗き見ます これは実際に存在する世界です
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Aici e cadoul tău.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Aqui está o seu presente.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Her er din nuværende.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Hier ist dein Geschenk.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Itt a jelen.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Oto twój obecny.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Tady je tvůj dar.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Tässä on läsnä.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Tu je tvoj dar.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Εδώ είναι το δώρο σας.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Ето ви подарък.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Ось твій подарунок.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.Стига си зяпал.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.הנה המתנה שלך.
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.توقّف عن التحديق أنت ستخلع عيونك
Dik dik bakmayı kes. Gözlerin bozulacak.هنا هديتك
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın. Bence bu oldukça büyüleyici.すごいことだと思います
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Donc soyez attentifs et voyez ce que vos yeux peuvent entendre.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Hãy để ý những gì mắt bạn có thể nghe thấy
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Kijk aandachtig en zie wat je ogen kunnen "horen".
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.자세히 보시고 여러분 눈으로 무엇을 듣는지 보세요.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Observen con atención y verán lo que sus ojos pueden oír.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Passen Sie gut auf und schauen Sie, was Ihre Augen hören können.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Per cui guardate con attenzione e vedete cosa i vostri occhi riescono a sentire.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Por isso vejam com atenção o que os vossos olhos podem ouvir.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Szóval figyeljék meg jól, hogy mit hallanak a szemeikkel.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Urmăriți cu atenție și vedeți ce pot auzi ochii dvs.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Zobaczcie, co usłyszycie oczami.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Παρακολουθήστε τι ακούν τα μάτια σας.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Дивіться уважно і спостерігайте, що чують Ваші очі.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Смотрите внимательно и замечайте, что слышат ваши глаза.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.Така че гледайте внимателно и вижте какво могат да чуят очите ви.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.אז תסתכלו טוב ותראו מה העיניים שלכם יכולות לשמוע.