gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü kulakların var. Gözlerini kapatıp ekrana uzanırsan, ekranın orada olduğunu bilirsin.To dlatego że masz uszy. jeśli zamkniesz oczy i sięgniesz ręką do ekranu będziesz wiedział że tam jest
Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi; Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler, Başlarınızı örttü, ey biliciler.대저 여호와께서 깊이 잠들게 하는 신을 너희에게 부어주사 너희의 눈을 감기셨음이니 눈은 선지자요 너희를 덮으셨음이니 머리는 선견자라
Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi; Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler, Başlarınızı örttü, ey biliciler.TUHAN membuat kamu mengantuk dan tidur nyenyak. Ia menutupi mata para nabi dan menudungi muka para pelihat
Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi; Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler, Başlarınızı örttü, ey biliciler.ибо навел на вас Господь дух усыпления и сомкнул глаза ваши,пророки, и закрыл ваши головы, прозорливцы.
Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi; Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler, Başlarınızı örttü, ey biliciler.כי נסך עליכם יהוה רוח תרדמה ויעצם את עיניכם את הנביאים ואת ראשיכם החזים כסה׃
Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi; Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler, Başlarınızı örttü, ey biliciler.لان الرب قد سكب عليكم روح سبات واغمض عيونكم. الانبياء ورؤساؤكم الناظرون غطّاهم.
Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi; Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler, Başlarınızı örttü, ey biliciler.因 為 耶 和 華 將 沉 睡 的 靈 、 澆 灌 你 們 、 封 閉 你 們 的 眼 、 蒙 蓋 你 們 的 頭 . 你 們 的 眼 、 就 是 先 知 . 你 們 的 頭 、 就 是 先 見
Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi; Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler, Başlarınızı örttü, ey biliciler.因為 耶和華 將 沉睡 的靈 、 澆灌 你 們 、 封閉 你 們 的 眼 、 蒙蓋 你 們的頭 . 你 們 的 眼 、 就是 先知 . 你 們的頭 、 就是 先見
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.car ce qu`on peut connaître de Dieu est manifeste pour eux, Dieu le leur ayant fait connaître.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Denn was man von Gott weiß, ist ihnen offenbar; denn Gott hat es ihnen offenbart,
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Fiindcă ce se poate cunoaşte despre Dumnezeu, le este descoperit în ei, căci le -a fost arătat de Dumnezeu.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.for det som en kan vite om Gud, ligger åpent for dem, for Gud har åpenbaret dem det.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.ker to, kar more biti znano o Bogu, je v njih vesti očitno; Bog jim je to namreč razodel.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.이는 하나님을 알만한 것이 저희 속에 보임이라 하나님께서 이를 저희에게 보이셨느니라
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Mert a mi az Isten felõl tudható nyilván van õ bennök; mert az Isten megjelentette nékik:
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Nebo což poznáno býti může o Bohu, známé jest jim učiněno, Bůh zajisté zjevil jim.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.poiché ciò che di Dio si può conoscere è loro manifesto; Dio stesso lo ha loro manifestato
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Porquanto, o que de Deus se pode conhecer, neles se manifesta, porque Deus lho manifestou.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Porque lo que de Dios se conoce es evidente entre ellos, pues Dios hizo que fuese evidente
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.pretože to, čo sa môže vedieť o Bohu, je im zjavné, pretože im to Bôh zjavil.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Przeto iż co może być wiedziano o Bogu, jest w nich jawno, gdyż im Bóg objawił.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.thi det, som man kan vide om Gud, er åbenbart iblandt dem; Gud har jo åbenbaret dem det.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Vad man kan känna om Gud är nämligen uppenbart bland dem; Gud har ju uppenbarat det för dem.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Want die mensen kunnen heel goed weten dat God er is. Hij heeft het hun Zelf bekendgemaakt.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Επειδη ο, τι δυναται να γνωρισθη περι Θεου ειναι φανερον εν αυτοις, διοτι ο Θεος εφανερωσε τουτο προς αυτους.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Ибо, что можно знать о Боге, явно для них, потому что Бог явил им.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Като се представяха за мъдри, те глупееха,
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Тим, що розумне про Бога, явно в них; Бог бо явившім.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.יען אשר דעת האלהים גלויה בקרבם כי האלהים הודיעם אותה׃
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.اذ معرفة الله ظاهرة فيهم لان الله اظهرها لهم.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.神 的 事 情 、 人 所 能 知 道 的 、 原 顯 明 在 人 心 裡 . 因 為 神 已 經 給 他 們 顯 明
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.神 的 事情 、 人 所 能 知道 的 、 原顯明 在 人心 裡 . 因 為神 已 經給 他 們顯明
Çünkü zihnin bir şeyle meşgul olsa bile, şimdiden gözlerini üstünden ayıramadığın biri varsa, 'Hımmm'...Parce que, même si tu as des choses à faire dans ta tête, tu vois, que tu as déjà quelqu'un en vue.
Çünkü zihnin bir şeyle meşgul olsa bile, şimdiden gözlerini üstünden ayıramadığın biri varsa, 'Hımmm'...Pretože ak máte v mysli zámer, vidíte, keď už na niekoho zamierite pozornosť:
Çünkü zihnin bir şeyle meşgul olsa bile, şimdiden gözlerini üstünden ayıramadığın biri varsa, 'Hımmm'...Αν έχεις κάποιο πρόγραμμα στο νου σου, αν έχεις ήδη βάλει στο μάτι κάποιον, "Χμμ".
Cvleri mefrudat dışı çalışmalarla öyle dolu ki gözleriniz yaşarır.CV(이력서)는 여러분의 눈에서 눈물이 나오게 할 정도로 특별활동 투성이이지요.
Cvleri mefrudat dışı çalışmalarla öyle dolu ki gözleriniz yaşarır.У детей отличные оценки, они прошли кучу дополнительных курсов, вы будете растроганы их достижениями.
Cvleri mefrudat dışı çalışmalarla öyle dolu ki gözleriniz yaşarır.קורות החיים שלהם מפוצצים בהתנדבויות ותרומה לקהילה, עד שזה גורם לבכי.
Cvleri mefrudat dışı çalışmalarla öyle dolu ki gözleriniz yaşarır.سيرهم الذاتية تكدست بعلامات الامتياز، إلى النقطة التي من شأنها أن تجعل عيناك تدمعان.
Cvleri mefrudat dışı çalışmalarla öyle dolu ki gözleriniz yaşarır.課外活動も多くこなしています しかし ひらめきが
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.Ahora mismo lo veo en tus ojos, ¿ves? Es "ahh", algo va a abandonarte
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.Aj teraz keď sa pozriem do Vašich očí, vidíte, je to: "Aah, niečo odíde."
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.Deja mă uit în ochii tăi și văd ... ahh... ceva o să te părăsească.
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.Je vois déjà dans tes yeux, je vois que c'est... Ah !... Quelque chose va s'en aller,
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.Most, ahogy néztem a szemedbe, láttam, ahogy átfut rajtad az érzés, hogy elhagynak..
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.Už teď ti vidím na očích, že něco chce odejít.
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.Ήδη, κοιτάζω μέσα στα μάτια σου και βλέπω, "Aααχ, κάτι πρόκειται να φύγει".
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.そしてあなたは何が起こるか観てみます。その人がいなくなり、あなたは見捨てられ、お前なんていらない、と言われる
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Am putut vedea în ochii ei teroarea.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Eu podia ver o terror nos olhos dela.
Dehşet gözlerinden okunuyordu. Hayatın sonuna gelmiştik.Ich konnte es in ihren Augen sehen, da war Schrecken, das Leben war zu Ende.
Dehşet gözlerinden okunuyordu. Hayatın sonuna gelmiştik.Я бачив в її очах, в них був жах.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Ik zag de doodsangst in haar ogen.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Jag såg i hennes ögon,
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Jeg kunne se det i hendes øjne, det var frygt.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Je pouvais voir dans ses yeux, c'était de la terreur.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.그녀의 눈을 보았어요.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Láttam a szemükön a rettegést.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Mogłem zobaczyć w jej oczach przerażenie.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Potevo vederlo nei suoi occhi, era terrore.