gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kitabı kapattı ve gözlerini kapattı.She shut the book and closed her eyes.
Gözlerinde gözyaşlarıyla TV izliyordu.She was watching TV with tears in her eyes.
Gözlerinde yaşlarla içeri girdi.She came in with tears in her eyes.
Gözlerindeki yaşlarla ayağa kalktı.She rose to her feet with tears in her eyes.
Gözlerinde yaşlarla sessizce orada oturdu.She sat there silently with tears in her eyes.
Gözlerini ovuşturdu.She rubbed her eyes.
Annem gözlerinde yaşlarla bana baktı.Mother looked at me with tears in her eyes.
O, annesinin mavi gözlerini miras olarak aldı.She inherited her mother's blue eyes.
Gözlerin yalan söylüyor.Your eyes are lying.
Bazı öğrenciler gözlerindeki göz yaşlarıyla ona baktı.Some students looked at her with tears in their eyes.
Gözlerini aç.Open your eyes.
Gözlerini açık tut.Keep your eyes open.
Gözlerini aç lütfen.Open your eyes, please.
Gözlerinizi kurulayın.Dry your eyes.
Gözlerini kapa, ve ona kadar say.Close your eyes, and count to ten.
Gözlerini kapa lütfen.Close your eyes, please.
Gözlerini kapatma.Don't shut your eyes.
Gözlerin kapalı olarak bir süre bankta uzan.Lie on the bench for a while with your eyes closed.
Gözlerini kapa ve uyu.Close your eyes and go to sleep.
Senin gözlerin midenden daha büyükler.Your eyes are bigger than your stomach.
Gözlerini gözyaşları doldurdu.Tears filled her eyes.
Yaşlı adam hayata gözlerini kapadı.The old man breathed his last.
"Ryu, göremiyorum!" "Doğal, çünkü senin gözlerini kapıyorum.""Ryu, I can't seeee!" "Naturally, that's because I'm covering your eyes."
Senin gözlerindeki gözyaşlarını görüyorum.I see tears in your eyes.
Sevimli gözlerin var.You have cute eyes.
Hırsız gözlerini o eve dikti.The thief set his eyes on that house.
Gözlerini kapat.Close your eyes.
Bilirsiniz, güzel gözlerin var.You know, you have beautiful eyes.
Gözlerinizle havayı göremezsinizYou can't see air with your eyes.
Havayı gözlerinle göremezsin.You can't see air with your eyes.
Gözlerinle havayı göremezsin.You can't see air with your eyes.
Sen böyle güzel ela gözlerin var.You have such beautiful, hazel eyes.
Gözleriniz, Venüs de Milo'nun kolları kadar güzel.Your eyes are as beautiful as the arms of the Venus de Milo.
Senin gözlerinde ben zaten ölüyüm.In your eyes, I am already dead.
Gözlerini dört aç!Keep your eyes peeled!
Senin gözlerinin altında mor halkalar var.You've got dark circles under your eyes.
Gözlerinin altında halkaların var.You've got circles under your eyes.
Gözlerinin altında torbalar var.You've got bags under your eyes.
Gözlerin sesimin yankısını yansıtıyor.Your eyes reflect the echo of my voice.
Bir gün hayatın gözlerinin önünde hızla akıp gidecektir. Emin ol, izlemeye değer.One day your life will flash before your eyes. Make sure it's worth watching.
Güzel gözlerin için her şeyi yapacağımı bilirsin.You know I'd do anything for your beautiful eyes.
Çocuklar yorgun olduklarında sık sık gözlerini ovarlar.Children often rub their eyes when they are tired.
Gözlerini kapadı, dudaklarını sıktı ve öpmek için öne eğildi.She closed her eyes, pursed her lips and leaned forward for a kiss.
Gözlerinde yaşlar olan küçük bir kız annesini arıyordu.A little girl, with tears in her eyes, searched for her mother.
Elbise, senin gözlerini belli eder.The dress brings out your eyes.
Jeannie'nin saçları gözlerinden daha maviydi.Jeannie's hair was bluer than her eyes.
Gözlerin güzel bir kadınla karşılaştığında, onu çok şaşırt.When your eyes encounter a beautiful woman, knock her out.
Kız gözlerini kapattı ve papazı dinledi.The girl closed her eyes and listened to the pastor.
Gözlerini kapat ve ona kadar say.Close your eyes and count to ten.
O, gözlerini ondan alamadı.She couldn't take her eyes off him.
Tom gözlerini açtı.Tom opened his eyes.
Tom'un gözlerine şampuan kaçmıştı.Tom got shampoo in his eyes.
Tom gözlerini test ettirdi.Tom got his eyes tested.
Tom gözlerine inanamadı.Tom couldn't believe his eyes.
Tom gözlerini kapattı.Tom closed his eyes.
Tom gözlerinde hala gözyaşı olmasına rağmen gülmeye başladı.Even though Tom still had tears in his eyes, he began to smile.
Tom Mary'nin gözlerinden gözyaşlarını sildi.Tom wiped the tears from Mary's eyes.
Tom, gözlerinde sevgi ile Mary'ye baktı.Tom gazed at Mary with love in his eyes.
Tom gözlerini Mary'den alamadı.Tom couldn't take his eyes off Mary.
Tom gözlerini Mary'den ayıramaz.Tom can't take his eyes off Mary.