gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Güzel gözlerin var, değil mi?You have lovely eyes, don't you?
Gözlerin nerede?Where are your eyes?
Gözlerin bana yıldızları hatırlatıyor.Your eyes remind me of stars.
Gözleriniz bana yıldızları hatırlatıyor.Your eyes remind me of stars.
Sana onları açmanı söyleyinceye kadar gözlerini kapalı tut.Keep your eyes closed until I tell you to open them.
Ellerin kirliyken asla gözlerini ovma.Never rub the eyes when the hands are dirty.
Gözlerini açık tutmalısın.You must keep your eyes open.
Mary ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Mary stood with her hand shading her eyes.
Paul ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Paul stood with his hand shading his eyes.
Ne güzel gözlerin var!What pretty eyes you have!
Neden gözleriniz bu kadar büyük?Why are your eyes so big?
İnsanların neden bana gözlerini diktiğini merak ettim.I wondered why people were staring at me.
Birinin elini sıktığında, onun gözlerinin içine bakmalısın.When you shake hands with somebody, you must look him in the eye.
İyi haber, onun gözlerine gözyaşı getirdi.The good news brought tears to her eyes.
Müziğin güzelliği onun gözlerine gözyaşı getirdi.The beauty of the music brought tears to her eyes.
Kumaşı kendi gözlerinle görsen iyi olur.You had better see the cloth with your own eyes.
Kız gözlerini kapatarak papazı dinledi.The girl, closing her eyes, listened to the pastor.
Jane gözyaşlarını gözlerinden sildi.Jane brushed the tears from her eyes.
Bu belge sadece gözleriniz içindir.This document is for your eyes only.
Bu sözler onun gözlerinden yaş getirdi.These words brought tears to her eyes.
Annesi gözlerini ayırdı.His mother opened her eyes wide.
Gözlerin kapalı yürüyebiliyor musun?Can you walk with your eyes closed?
Gözlerin kötü mü?Are your eyes bad?
Gözlerini muayene ettirsen iyi olur.You had better have your eyes examined.
Gözlerinizi doktorunuz tarafından muayene ettirmelisiniz.You should get your eyes examined by the doctor.
"Seni seviyorum," diye mırıldandı ve gözlerini kapattı."I love you," she murmured and closed her eyes.
Sadece gözlerini kapatmak zorundasın.You have only to close your eyes.
Sadece gözlerinizi kapatın yeter.You have only to close your eyes.
Evlenmeden önce gözlerinizi tam açın, daha sonra yarı kapatın.Keep your eyes wide open before marriage, half shut afterwards.
Ağzını kapalı, gözlerini ise açık tut.Keep your mouth shut and your eyes open.
Ağzını aç ve gözlerini kapat.Open your mouth and close your eyes.
Üç dakika gözlerini kapat.Close your eyes for three minutes.
Gözlerini zorlamamaya dikkat et.Take care not to strain your eyes.
Onun gözlerine bakamayacak kadar çok utandım.I was too embarrassed to look her in the eye.
Onun gözlerine baktım.I looked him in the eyes.
Onun gözlerine bakmaktan kaçınmaya çalıştım.I tried to avoid looking at her eyes.
Anavatanının bayrağı onun gözlerine gözyaşlarını akıttı.The flag of his fatherland brought tears to his eyes.
Birine gözlerini dikerek bakmak kabalıktır.It is rude to stare at someone.
Vinçler ne kadar güzel ve ücretsizdi! Sadako içini çekti ve gözlerini kapattı.How beautiful and free the cranes were! Sadako sighed and closed her eyes.
Güneş ışığında okumak gözlerine zarar verebilir.It can harm your eyes to read in the sun's light.
O, çocuğun gözlerine baktı.He looked into the boy's eyes.
Gözlerini bana dikti.He fixed his eyes on me.
O, gözlerine inanamadı.He could not believe his eyes.
Ellerini kullanarak gözlerini ovuşturdu.He rubbed his eyes with his hands.
O, dünyaya gözlerini kapattı.He has drawn his last breath.
Çok okumaktan gözlerini zorlamıştı.He strained his eyes by reading too much.
O, gözlerini ondan alamıyor.He can't take his eyes off her.
Doğrudan gözlerinin içine baktı.He looked her right in the eye.
Onun gözlerinin içine baktı ve aniden çekip gitti.He looked into her eyes and suddenly went away.
Gözlerini ultraviyole ışınlarından korumak için güneş gözlüğü taktı.He put on sunglasses to protect his eyes from ultraviolet rays.
Gözlerini kapadı.He closed his eyes.
Onun gözlerinden sonsuz bir gözyaşı akışı düştü.An endless flow of tears fell from her eyes.
Gözlerinde korku vardı.There was fear in her eyes.
Onun gözlerinin içinde gözyaşları gördüm.I saw tears in her eyes.
O, gözlerinin etrafında birkaç kırışıklık edinmeye başladı.She has started to get a few wrinkles around her eyes.
O, gözlerini kapalı tuttu.She kept her eyes closed.
Onun gözlerinde mutlu bir pırıltı vardı.There was a happy twinkle in her eyes.
O, onun gözlerinin farkındaydı.She was aware of his eyes.
Yavaşça gözlerini kapadı.She slowly closed her eyes.
Gözlerini güneşten korumak için koyu renk gözlük taktı.She put on dark glasses to protect her eyes from the sun.