gözlerin ile cümle

gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gözlerini aç Ezra.Open your eyes, Ezra.
Bunu gözlerinde görebiliyorum.I can see it in their eyes.
Şimdi küçük bir alıştırma yapalım: gözlerinizi kapatın ve oyun oynanmayan bir dünya hayal edin.Little exercise just for a second: close your eyes and try to imagine a world without play.
Gözlerini kapatıp ekrana uzanırsan, ekranın orada olduğunu bilirsin.If you close your eyes and reach for the screen you will know it's there.
Gözlerin varsa görürsün.If you have eyes, you can see.
İnkar edemezsin gerçekleri, biz milyonlarcayız. Ve O'nun (Trablus'un) gözlerini umursuyoruz.It is impossible to ignore these facts, there are millions who are touched by her eyes
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.For those of you in the audience who know, you roll your eyes and say, yup, I know all about it.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Those of you who are physicists, I hear you rolling your eyes, but bear with me.
Gözlerini kapatmadan!Without closing your eyes!
Sen.. Gözlerini kapatamazsın. çünkü o zaman hile yaparsın.You... ...you can't close your eyes because then that's cheating.
O güzel gözlerinizin kapandığını görebiliyorum.I can see the drooping of those lovely eyes.
Ve büyüme ile ilgilenen kişiler de gözlerini Asya'ya çeviriyorlar.And people interested in growth are turning their eyes towards Asia.
Gözlerinin sesi benziyor.They have similar sound of eyes.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Closing the body's eyes doesn't decide our destinies.
Bebeğinizin gözlerini, kulaklarını ve burnunu temizlerken mümkün olduğunca nazik olmalısınız.So when cleaning your baby's eyes, ears, and nose, you wanna be as gentle as possible.
ve O'nun gözlerini gördüm o bir anneydi, tıpkı benim gibi bir anne.And I saw in her eyes that she was a mother, just like me.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Early explorers rubbed cocaine in their eyes to kill the pain of it.
Eger gozlerin varsa,bak.If you have eyes, look at it.
"Gözlerini kapa."Close your eyes.
Gözlerini kapat."Close your eyes."
İyi gözlerin var.You have good eyes
Onlar senin gözlerin dedim."They're your eyes."
Şimdi, tamam, gözlerinizi açabilirsiniz.OK. Now, OK, you can open your eyes.
Gözlerine baktım ve gözlerinin şişe kapağına baktığını gördüm.I'd looked at his eyes, and I saw his eyes looked at this bottle top.
İşte onunla göz teması kuruyor, gözlerini izliyor.So it's making eye contact with him, following his eyes.
Çok güzel bir numarası vardır bir gül ağacı çiçek açar gözlerinizin önünde.He had this wonderful trick where a rosebush would bloom right in front of your eyes.
Hadi Wannes, aç gözlerini! Louis uyan!Desculpe incomodar... ... me machuquei.
Kapayýn gözlerinizi, peder.- Louis... Wannes! - Sr. Scholliers, por favor, não os acorde.
İşte gözlerinizin önünde, bu parça kendini birleştirdi.So in front of your eyes, this part just self-assembled.
Etrafımda hayvanlarla büyüdüm. Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.I grew up surrounded by animals, and I would look in these eyes and wonder what was going on there?
Ama abi... ...konuğun gözlerini benden alamıyor.But your guest can't take her eyes off me.
Gözlerini alamadığını sanmıyorum. Dik dik bakıyor gibi.It's not that she can't take her eyes off you, it seems like she's glaring.
Gözlerini kamaştırıyorsam söyle.Tell me if I'm too blinding.
Gözlerinizi büyük ekrandan ayırmayın.And keep your eyes on the big screen.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.You don't see her eyes; they're looking downward.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.She boldly, unblinkingly, even pugnaciously, wrathfully even, when her bottle was empty.
Gözlerin seni aldatıyor.Your eyes deceive you.
Sessiz ol! Eğer gözlerin varsa, buna bak!Be quiet and just take a look at this!
Bütün gece çalışırken şaşkın olmak ve gözlerini zarar-When you work all night you become dizzy and your eyes hurt -
Seni görünce de dedim ki... ...bak ţu herifin gözlerine.When i saw you i thought that: look at this guy's eyes
Gözlerinizle gördükleriniz sizi çıldırtacak.so that you shall be mad for the sight of your eyes which you shall see.
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.the great trials which your eyes saw, the signs, and those great wonders:
‹‹Şimdi olduğunuz yerde durun ve RABbin gözlerinizin önünde yapacağı şu olağanüstü olayı görün."Now therefore stand still and see this great thing, which Yahweh will do before your eyes.
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Do you open your eyes on such a one, and bring me into judgment with you?
Niçin yüreğin seni sürüklüyor, Gözlerin parıldıyor,Why does your heart carry you away? Why do your eyes flash,
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Those who dwell in my house, and my maids, count me for a stranger. I am an alien in their sight.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Their child is established with them in their sight, their offspring before their eyes.
Zengin olarak yatar, ama bu öyle sürmez, Gözlerini açtığında hepsi yok olup gitmiştir.He lies down rich, but he shall not do so again. He opens his eyes, and he is not.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.I smiled on them when they had no confidence. They didn't reject the light of my face.
Bütün kemiklerimi sayar oldum, Gözlerini dikmiş, bana bakıyorlar.I can count all of my bones. They look and stare at me.
Sen yalnız kendi gözlerinle seyredecek, Kötülerin cezasını göreceksin.You will only look with your eyes, and see the recompense of the wicked.
Gözlerin hep ileriye baksın, Dosdoğru önüne!Let your eyes look straight ahead. Fix your gaze directly before you.
Gözlerine uyku girmesin, Ağırlaşmasın göz kapakların.Give no sleep to your eyes, nor slumber to your eyelids.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Your eyes will see strange things, and your mind will imagine confusing things.
Ah, ne güzelsin, aşkım, ah, ne güzel! Gözlerin tıpkı birer güvercin!Behold, you are beautiful, my love. Behold, you are beautiful. Your eyes are doves. Beloved
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Moreover he put out Zedekiah's eyes, and bound him in fetters, to carry him to Babylon.
İşte RABbin günü geliyor! Ey Yeruşalim halkı, senden yağmalanan mal gözlerinin önünde paylaşılacak.Behold, a day of Yahweh comes, when your spoil will be divided in your midst.
Bunu gözlerinizle görünce, ‹RAB İsrail sınırının ötesinde de büyüktür!› diyeceksiniz.››Your eyes will see, and you will say, "Yahweh is great--even beyond the border of Israel!"
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Then he touched their eyes, saying, "According to your faith be it done to you."
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!"But blessed are your eyes, for they see; and your ears, for they hear.

İlgili Sayfalar