gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bana baktı, ben de gülümsedim ve sonra gözlerine dolan yaşları gördüm.And he looked at me, and I smiled, and then I saw the tears start welling up in his eyes.
"Korkarsan, gözlerini kapat, ya, uzaklaşacaktır."He said, "If you get scared, you close your eyes, ya, and she'll go away."
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.She goes away with stars in her eyes about India, as a result.
Gözlerinin altında siyah halkalar var.There are dark circles under your eyes!
Ve gözlerin şişmiş.And your eyes are swollen.
Onu, yalnýzca gözlerini kapattýđýnde görürsün Belki bir gün nede olduđunu anlarsýnYou see her when you close your eyes Maybe one day you'll understand why
Ve gözlerin...And your eyes ...
Gözlerinin altındaki ışık organları yanıp sönüyor.The light organs under the eyes are flashing.
Tamam, gözlerini kapatanlar şimdi açabilirler.Okay, you can open your eyes if you had them closed.
Gözlerini kapadı ve günlerin ve gecelerin önünden geçtiğini hayal etti.She closed her eyes, and imagined the days and nights were just passing in front of her.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.The Dormouse slowly opened his eyes.
Bardaki bir kadın gözlerini benden alamadı.There's a girl at the bar who hasn't been able to take her eyes off me. It's not you.
Çünkü ben gözlerine bakıp durmadım.Because I won't look at her.
Robot kadının gözlerinin içine bakıyormuş gibi görünüyordu.It seemed to be looking in her eyes.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.And the light that shone off of her eyes was a place I could have stayed forever.
Gözlerinden daha çok istediğini biliyorumThe look in your eyes, I know you want some
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.So watch closely and see what your eyes can hear.
Gözlerin bozulacak.You'll sprain your eyes.
Gözlerini aç büyükbaba!Open your eyes, grandpa!
Büyükbaba, evleneceğim aç artık gözlerini, büyükbaba!Grandpa, I'll get married so open your eyes, grandpa!
Gözlerin balon gibi şişmiş!Your eyes are quite a sight!
Gözlerinizi kullanın, akıllı olun, sayacınızı okuyun.Use your own eyes and be smart.
Ve yemin ederim, geleceği o kadının gözlerinde görebilirsiz.And I swear, you could see the future in that woman's eyes.
Ne zaman bir okula gitsem, çocukların gözlerinde pırıltı görüyorum.And every time I go to a school, I see a gleam in the eyes of the children.
Gözlerindeki pırıltıyı görebiliyorsunuz.You can see a gleam in their eye.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Your eyes, because it's moving in register with the boat, say I'm standing still.
Gözlerini kapatman lazım ve alkışladığımı duyduğun tarafı işaret etmelisin.You have to close your eyes, and you have to point where you hear me clapping. All right?
Şimdi gözlerini açabilirsin.Now, open your eyes.
Gözlerini açtığında dünyayı yeni bir şekilde görebildi.When he opened his eyes, he was able to see the world in a new way.
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.Already, I look in your eyes, I see, 'Arghh, something is going to leave'.
Ve yine de onların gözlerini korkutuyorlar.This is still to have them intimidated walking in?
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.Just look directly into her eyes and confess.
Ben O'na bakamıyorum bile O'nun gözlerinin içine bak demekle ne demek istiyorsun?I can't even look at her right. What do you mean look her in the eyes?
Kendisini ve dünyayı başkasının hatta başkalarının gözlerinden görebilmelidir.He must see himself and the world through the eyes of another, and of many others.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Now when the mystic part of me jabbers on and on like this, the warrior rolls her eyes.
Seninki gözlerini şöyle özgürlük vererek BENVOLIO;BENVOLlO By giving liberty unto thine eyes;
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:He that is strucken blind cannot forget The precious treasure of his eyesight lost:
Gözlerinin margent yazılı bulun.Find written in the margent of his eyes.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.He lent me counsel, and I lent him eyes.
Gözlerin arama kucaklamak bana Mist gibi. [Vurulmalıdır.] ?Mist-like infold me from the search of eyes.
Bugünden sonra aslanların ve leoparların... ...gözlerinin içine bakmalıyız.BJ:
Gözlerinizdekilere benzer şekilde ışık alıcılarıyla bağlantılı haldeler.They are coupled to light receptors similar to the ones in your eyes.
Gözlerinizi açınOpen your eyes wide
Gözlerini bağlayıp, sonra da hiçbir şey görememekten yakınan çılgın bir adam gibiydim.I was like some crazy guy who puts on a blindfold and then complains that he can't see a thing.
Konuşurken gözlerinin içine de bakmışsındır.You talk while looking into his eyes too.
Tabii ki gözlerine bakarak konuştum.Of course I speak looking into his eyes.
Gözlerini kapa.Close your eyes.
Ocak 1976'da hayata gözlerini yumdu.So he died actually, in January 1976.
Gözleriniz biraz kapalı olabilirYour eyes can be partially closed,
Din yüzünden gözlerinin kör olduğunu düşünürüz, veya sadece aptallık yüzünden.We think they must be blinded by religion, or by simple stupidity.
Büyükbaba, gözlerini aç.Grandfather, open your eyes.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.So the key here was to keep everybody looking in Ben's eyes.
Gözlerine bakarsınız.You look at their eyes.
Problem, gözlerinizin arkasında, iki kulağınız arasındaki bu 1350 gramlık küçük makina.The problem is this little three-pound machine that's behind your eyes and between your ears.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.So, as I zoom in to the eyes of this child, you will see the cause of his blindness.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.It's also crinkling the outer corner of the eye, the orbicularis oculi.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Because when I look in your eyes, I don't see an addict.
Gözlerin nerede?Where are your eyes?
Bunlara neden gözlerini diktiler biliyor musunuz?You know why they have their eyes set on it?
Kör, gözlerini mi kapıyorsun?Blind, do you shut your eyes?