gözlerin ile cümle

gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gözlerini kan bürümüş, gayet korkunç idi.Their eyes were large and their cheeks broad.
Bu arada katil öldürdüğü kurbanların gözlerini yerlerinden çıkararak toplamaktadır.She is suddenly attacked by the killer, who removes her eyes.
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.John later tells Jack, "I looked into the eye of this island, and what I saw was beautiful."
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.There is a single branched tentacle over each of its eyes.
Stalin, Komünist Parti Yönetim Kurulu’na “Sizin gözleriniz yavru kediler gibi kör.According to Khrushchev, Stalin told Politburo members, "You are blind like young kittens.
Yere oturtup gözlerini bağlar.Sitting there with gleaming eyes.
Ancak Cudana'nın gözlerine vurulmuş olan Mustafa Bey, artık ondan yüz çevirir.Only with thine eyes shalt thou behold and see the reward of the wicked.
Adını, gözlerini çevreleyen beyaz halkalardan almıştır.Its eyes are distinct with a white patch around them.
Bu nedenle Tora Lea'nın gözlerini ağlamaktan "yumuşadı" olarak tasvir eder.Thus the Torah describes her eyes as "soft" from weeping.
Bir gözü kör olan geminin kaptanı gözlerini bu suyla yıkayınca kör gözü görmeye başladı.Using it, the sight of the ship's captain, who had been blind in one eye, was restored.
Gökçen Kız'ın gözleri ışık saçıyordu, gözlerine bakan ise ölüyordu.I watched her eyes glaze and realized she was dying.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?How to Improve your Eyes.
Lily'nin gözlerinden oldukça farklı olarak gözleri büyük ve solukturlar.Her eyes are large and pale, quite unlike Lily's.
Ortadirek'e başlayınca Meryemce'nin gözlerini açtım.Wherever they opened branches in MIC, I would open a women's branch.
Álvaro Cunhal Lizbon’da 2005 yılında hayata gözlerini yumdu.Álvaro Cunhal died in Lisbon in 2005, after several years away from public eye.
Kurtadamın kim olduğunu ses ve gözlerinden tanımak mümkündü.You could see Shawn for who he was.
22 Şubat 2012 günü hayata gözlerini yummuştur.On February 2, 2014 he took his last breath.
Hele gözlerinden çok rahatsızdı.He was very close to Eyes.
29 Mart 1937de Lausanne'daki sanatoryomda hayatına gözlerine kapadı.He died at a sanatorium in Lausanne on 29 March 1937.
Jeep'i gözlerine kestiren üç genç jeep'e gideceği evine kadar takip ederler.They would be accompanied by three unarmed jeeps.
Kolay, çünkü onu sadece gözlerinizle takip edebilirsiniz.It's easy because you can actually track it with your eyes.
Gözlerinizi hareket ettirmeyin.Don't move your eyes.
Lütfen gözlerinizi hareket ettirmeyin.Please don't move your eyes.
Gözlerinizi sabit tutun ve genişletin, dikkatinizi genişletin.Keep your eyes fixated and expand, pull your attention.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.If you move your eyes, you're doomed.
Ve gözlerinizi kapadığınızda zihninizden buralarda gezinebilirsiniz.And if you closed your eyes you'd be able to mentally navigate it.
- Gözlerinin önünde, anladın mı?But if you don't behave, I'll let your child die, and you're gonna watch. Understand?
Gözlerin fırlayacak.Your eyes will burst.
Bir de gözlerinin bağlı olduğunu söyleyelim.And let's say they're blindfolded.
Yansıtan yüzeyler olmasın, birbirlerinin gözlerine bakıp yansımalarını göremesinler. - -They can't look into each other's eyes and try to see the reflection.
İleri derecede miyop gözlerinin tedavisi tamamlandığında, aniden gökyüzüne baktı veWhen he was fitted, over his extremely myopic eyes, he suddenly looked up and said,
Ve insan dünyasının dışına bile baktığımızda gözlerin açıkça geniş bir spektrumu olduğunu görüyoruz.And even if you go outside of the human world, there's obviously a huge spectrum of eyes.
Gözlerinde o tutulmalar ve hakimdir onun seks bütün.In his eyes she eclipses and predominates the whole of her sex.
Holmes, kendini aşağı yerleşme onun koltuk ve gözlerini kapatarak.Holmes, settling himself down in his armchair and closing his eyes.
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes slowly reopened his eyes and looked impatiently at his gigantic client.
"Fihristime, Doktor, bakar mısın" gözlerini açmadan Holmes mırıldandı."Kindly look her up in my index, Doctor," murmured Holmes without opening his eyes.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek içinIt is the world that has been pulled over your eyes to blind you from the truth.
Bile olmadan, onlara sırt, ya da bir dakika gözlerinizi onları keşfetmek.You may even tread on them, or have your eyes on them for a minute, without discovering them.
Sonra ona "Gözlerini kapat." dedim.And my pain is being relieved." OK? And then I said, "Close your eyes."
Gözlerini kapattı.He closes his eyes.
"Tamam, aç gözlerini.""OK, open your eyes."
Gözünüzü açarak başlayın ve hayret edin açabilecek gözleriniz olduğu için.Begin by opening your eyes and be surprised that you have eyes you can open.
Gözlerinizi açın.Open your eyes.
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla.Just by your eyes, by your smile, by your touch.
Gözlerinizi kısarsanız hala yüzü görebilirsiniz.If you squint, you can still see the face.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.KT: Second sight is whereby a mind-control expert can see through somebody else's eyes.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum. Göremiyorum. Kathryn:I'm trying to see through your eyes.
Duyulara duyarlı ol, hiçbir şey söyleme, gözlerini açma, tamam.Be aware of the sensations, don't say anything, don't open your eyes, OK.
Gözlerini aç.Open your eyes.
Gözlerinin kapanmasına izin ver, beş, dört, üç, iki, bir -- şimdi gözlerini kapat.Allow your eyes to close, on five, four, three, two, one. Close your eyes right now.
Masanın üstüne tamamen yapışmasına izin ver, gözlerini kapalı tut. Ayağa kalkar mısın?Allow it to stick firmly to the tabletop, keep your eyes closed.
Beş, dört, üç, iki, bir -- gözlerini aç, tamamen uyanık.On five, four, three, two, one -- open your eyes, wide awake.
Gözlerin varsa ve ışık varsa görürsün. Eğer gözlerin yoksa duymak için kulakların olur sanıyorsun.You have eyes and you see if there's light, but you don't have eyes too see with.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, who did not take her eyes off the corpse, said, "Look how thin he was.
Sizden gözlerinizi kapamanızı rica ediyorum.I'd like to invite you to close your eyes.
Mary ayağa kalktı ve Bayan Medlock toplanan iken gözlerini açık tutmak için çalıştı parsel.Mary stood up and tried to keep her eyes open while Mrs. Medlock collected her parcels.
O yavaş yavaş gitti ve gözlerini yere tuttu.She went slowly and kept her eyes on the ground.
Robin, onun kanatlarını - Mary güçlükle gözlerini inanamıyordu.The robin spread his wings--Mary could scarcely believe her eyes.
Burada olmak gerçekten insanın gözlerini açan bir deneyim.It's such an eye-opening experience to be here.
[Ekrana yaklaşıp gözlerini kocaman açar.]You don't go like this to someone.

İlgili Sayfalar