gözlerimi ile cümle

gözlerimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Озвавсь чоловік, і каже їм: Тим воно й дивно, що ви не знаєте, звідкіля Він, а відкрив очі мої.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Человек прозревший сказал им в ответ: это и удивительно, что вы не знаете, откуда Он, а Он отверз мне очи.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.ויען האיש ויאמר אליהם זאת היא הפלא ופלא כי לא ידעתם מאין הוא והוא פקח את עיני׃
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.اجاب الرجل وقال لهم ان في هذا عجبا انكم لستم تعلمون من اين هو وقد فتح عينيّ.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.那 人 回 答 說 、 他 開 了 我 的 眼 睛 、 你 們 竟 不 知 道 他 從 那 裡 來 、 這 真 是 奇 怪
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.那 人 回答 說 、 他 開 了 我 的 眼睛 、 你 們 竟 不 知道 他 從那裡來 、 這真 是 奇怪
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.czám a sírástól kivörösödött, szempilláimra a halál árnyéka [szállt;]
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.내 얼굴은 울음으로 붉었고 내 눈꺼풀에는 죽음의 그늘이 있구나
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.La mia faccia è rossa per il pianto e sulle mie palpebre v'è una fitta oscurità
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Les pleurs ont altéré mon visage; L`ombre de la mort est sur mes paupières.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mặt tôi sưng đỏ lên vì cớ khóc , Bóng sự chết ở nơi mí mắt tôi ;
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mặt tôi sưng đỏ lên vì cớ khóc, Bóng sự chết ở nơi mí mắt tôi;
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mein Antlitz ist geschwollen von Weinen, und meine Augenlider sind verdunkelt,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mijn ogen zijn rood van het huilen en over mijn oogleden ligt de schaduw van de dood.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Minun kasvoni punoittavat itkusta, ja silmäluomillani on pimeys,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mi rostro está enrojecido con el llanto, y sobre mis párpados hay densa oscuridad
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.mit Ansigt er rødt af Gråd, mine Øjenlåg hyllet i Mørke,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mitt anlete är glödande rött av gråt, och på mina ögonlock är dödsskugga lägrad.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.mitt ansikt er rødt av gråt, og over mine øielokk ligger det dødsskygge.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Moja tvár je rudá od plaču a na mojich mihalniciach tôňa smrti.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Moj obraz gori od jokanja in na trepalnicah mi je senca smrti –
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.O meu rosto todo está inflamado de chorar, e há sombras escuras sobre as minhas pálpebras,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Plînsul mi -a înroşit faţa; şi umbra morţii este pe pleoapele mele.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Tvář má oduřavěla od pláče, a na víčkách mých stín smrti jest.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Twarz moja płaczem oszpecona, a na powiekach moich jest cieó śmierci.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Wajahku merah karena tangisku; kelopak mataku bengkak dan biru
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Το προσωπον μου κατεκαη υπο του κλαυθμου, και σκια θανατου ειναι επι των βλεφαρων μου
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Лицето ми подпухна от плач, И мрачна сянка има върху клепачите ми,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Лицо мое побагровело от плача, и на веждах моих тень смерти,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.פני חמרמרה מני בכי ועל עפעפי צלמות׃
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.احمر وجهي من البكاء وعلى هدبي ظل الموت.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.我 的 臉 、 因 哭 泣 發 紫 、 在 我 的 眼 皮 上 有 死 蔭
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.我的臉 、 因 哭泣 發紫 、 在 我 的 眼皮 上 有 死蔭
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?우리가 받아들이는 정보의 80퍼센트가 눈을 통해 제공되고 있다는 것을 알고 계셨나요?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Ali ste vedeli, da 80 odstotkov informacij prejmemo skozi oči?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Bạn có biết 80% thông tin... .. mà chúng ta nhận được là từ đôi mắt?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Czy wiecie, że 80% informacji dociera do nas poprzez zmysł wzroku?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Lo sapevate che l"80% delle informazioni che riceviamo proviene dai nostri occhi?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Sabiam que 80% da informação que recebemos vem através dos nossos olhos?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?¿Sabían que el 80% de la información que recibimos llega a través de nuestros ojos?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Saviez-vous que 80% de l'information que nous recevons passe par les yeux ?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Știați că 80 la sută din informația recepționată vine prin ochi?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Tahukah Anda bahwa 80 persen informasi yang kita terima masuk melalui mata kita?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Tudták, hogy a szerzett információnk 80%-a a szemünkön keresztül ér el hozzánk?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Věděli jste, že 80 procent informací přijímáme očima?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Vidste du at 80 procent af den information vi modtager kommer gennem vores øjne?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Visste ni att 80 procent av all information vi tar in går genom ögonen?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Wissen Sie, dass 80 % der Informationen, die wir erhalten, durch die Augen kommt?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Wist je dat we 80% van alle informatie ontvangen door onze ogen?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Γνωρίζετε πως το 80% των πληροφοριών που λαμβάνουμε προέρχεται μέσα από τα μάτια μας;
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Ви знали, що 80 процентів інформації ми сприймаємо очима?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Знаете ли вы, что 80% всей информации мы получаем благодаря нашим глазам?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Знаете ли, че 80 процента от информацията, която получаваме идва през очите ни?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?האם ידוע לכם ש-80% מהמידע שאנו מקבלים מגיע דרך העיניים שלנו?
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?هل تعلمون أن 80 بالمئة من المعلومات التي نتلقاها نستقبلها عبر أعيننا ؟
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?目から入って来る というのをご存じですか? 光のエネルギーを 音階にたとえるなら
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundan Arap olduğumuzu unuttular, bu işe yaradı.Maar dat gaf niet, want terwijl we scheel keken, vergaten we dat we Arabieren waren.
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundan Arap olduğumuzu unuttular, bu işe yaradı.Ma era bello, essendo ciechi, dimenticavamo di essere Arabi, era comodo.
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundan Arap olduğumuzu unuttular, bu işe yaradı.Mais c'était bien, pendant qu'on était bigleux, on oubliait qu'on était Arabes, c'était pratique.
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundan Arap olduğumuzu unuttular, bu işe yaradı.Pero estaba bien, mientras éramos cegatones, olvidábamos que éramos árabes, era práctico.

İlgili Sayfalar