gözleri ile cümle
gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom gözlerini kapattı ve uyuyor gibi davranıyor.Tom has his eyes closed and is pretending to be asleep.
Onun kötü gözleri var.He has bad eyes.
Gözlerim, gözlerim!My eyes, my eyes!
Gözlerine ter kaçtığında neden yanar?Why does it hurt when you get sweat in your eyes?
Gözlerine ter kaçırmaktan nasıl kaçınırsın?How do you avoid getting sweat in your eyes?
Tom'un hikayesi gözlerime yaş getirdi.Tom's story brought tears to my eyes.
Havuçlar gözleriniz için iyidir. Siz hiç gözlük takan bir tavşan gördünüz mü?Carrots are good for your eyes. Have you ever seen a rabbit wearing glasses?
Onun mavi gözleri vardı.She had blue eyes.
Onun güzel mavi gözleri var.She has beautiful blue eyes.
Gözyaşları onun gözlerinde pırıldadı.Tears shimmered in her eyes.
Tom gözlerini kırptı.Tom blinked his eyes.
Şahinin keskin gözleri vardır.The falcon has sharp eyes.
Gözleri yaşlarla doldu.Her eyes welled up with tears.
Bana bakma çünkü gözlerin beni rahatsız ediyor.Your eyes bother me, so don't look at me.
Tom bir trafik kazasında gözlerinden birinde görme yeteneğini kaybetti.Tom lost the sight in one of his eyes in a traffic accident.
Gözlerimiz gerçek değilse aynalar nasıl gerçek olabilir?How can mirrors be real if our eyes aren't real?
Gözleriniz ne renk?What color are your eyes?
Gözlerin ne renk?What color are your eyes?
Tom gözlerini sıkıca kapattı.Tom closed his eyes tightly.
Otur ve gözlerini kapat.Sit down and close your eyes.
Zümrüt gibi gözleri var.He has eyes like emeralds.
Gözleri zümrüt gibi.His eyes are like emeralds.
Tehlike her zaman korkunun gözlerinden daha büyük görünüyor.Danger always looks bigger through the eyes of fear.
Tom gözlerini açtığında, Mary dışarıdaydı.When Tom opened his eyes, Mary was out.
Tamam, Tom şimdi gözlerini açabilirsin!Okay, Tom, you can open your eyes now!
Gözleri kömür gibi karadır.Her eyes are black as coal.
Havucun gözleriniz için iyi olduğunu duydum.I've heard that carrots are good for your eyes.
Dün toplantıda gözlerimiz seni aradı.We missed you at the meeting yesterday.
Tom ve Mary gözleri karşılaştıkları anda âşık oldular.Tom and Mary fell in love the moment their eyes met.
Tom ve Mary birbirlerinin gözlerine baktılar.Tom and Mary stared into each others' eyes.
Tom gözlerini kapattı ve konsantre oldu.Tom closed his eyes and concentrated.
Tom gözlerini kapattı ve asansörün kenarına yaslandı.Tom closed his eyes and leaned against the side of the elevator.
Tom gözlerini sık biçimde kapattı ve acıya dayandı.Tom closed his eyes tightly and endured the pain.
Tom'un dalgalı kahverengi saçı ve mavi gözleri var.Tom has wavy brown hair and blue eyes.
Tom gözlüğünü çıkardı ve gözlerini ovuşturdu.Tom removed his glasses and rubbed his eyes.
Tom gözlerini kapalı kıstı.Tom squeezed his eyes shut.
Tom doğrudan Mary'nin gözlerine baktı.Tom stared directly into Mary's eyes.
Tom Mary'nin gözlerine baktı ve onu öptü.Tom stared into Mary's eyes and kissed her.
Tom derin bir nefes aldı ve gözlerini kapadı.Tom took a deep breath and closed his eyes.
Gözlerinizi dinlendirmeye çalışın.Try to rest your eyes.
O, gözlerini açtı ve bana baktı.He opened his eyes and looked at me.
Tom'un gözleri şaşkınlıkla açıldı.Tom's eyes widened in surprise.
Gerçekten gözlerinden hoşlanıyorum.I really like your eyes.
Onun gözleri koyuydu.His eyes were dark.
Onun gözleri ıslaktı.Her eyes were wet.
Onun gözlerinin içine baktı.He gazed into her eyes.
Gözlerimde biraz toz var.I've got some dust in my eyes.
Gözlerin kanlanmış.Your eyes are bloodshot.
Tom şapkasını gözlerinin üzerine aşağıya indirdi.Tom pulled his cap down over his eyes.
Tom tekrar gözlerini kırptı.Tom blinked again.
Gözlerindeki korku dilindeki yalanı açığa vuruyor.The fear in your eyes betrays the lie on your tongue.
Gözlerini unutamam.I can't forget her eyes.
Onun gözlerini unutamam.I can't forget her eyes.
Onun mavi gözleri ve sarı saçı var.He has blue eyes and blond hair.
Bir haritan var mı? Çünkü senin gözlerinde kayboluyorum.Do you have a map? Because I'm getting lost in your eyes.
Gözlerimde biraz şampuan var. O yakıyor!I got some shampoo in my eyes. It burns!
Gözlerimde biraz şampuan var ve o yanıyor.I got some shampoo in my eyes and it stings.
Gözlerimde biraz şampuan var ve yakıyor.I got some shampoo in my eyes and it burns.
Gözlerimde şampuan var ve o acıtıyor.I got shampoo in my eyes and it hurts.
Tom gözleri kapalı orada durdu.Tom just stood there with his eyes closed.