gözleri ile cümle

gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Gözlerinden yaş fışkırdı.Tears gushed from her eyes.
Tom'un büyük gözleri var.Tom has big eyes.
Mary'nin gözleri siyah.Mary's eyes are black.
Jason'un kahverengi gözleri var.Jason has brown eyes.
Üç hafta önce gözlerimi kontrol ettirdim.I had my eyes checked three weeks ago.
Çocuk arsızca gözlerini annesine dikti.The child glared impudently at its mother.
Onun gözleri parlıyordu.His eyes were glowing.
Tom gözlerinden birinin üzerine bir plaster takıyordu.Tom was wearing a patch over one of his eyes.
Tom bir eliyle gözlerini kapadı.Tom covered his eyes with one hand.
Bu gözlerimi açan bir deneyimdi.This was an experience that opened my eyes.
Tom'un gözleri ağlamaktan kızardı.Tom's eyes were red from crying.
Tom'un gözleri kırmızı ve o çok yorgun görünüyor.Tom's eyes are red, and he looks very tired.
Tom'un gözleri bugün kırmızı.Tom's eyes are red today.
Tom'un yeşil gözleri var.Tom has green eyes.
Tom'un mavi gözleri vardı.Tom had blue eyes.
Tom'un gözlerinde korku gördüm.I saw fear in Tom's eyes.
Millie'nin güzel gözleri var.Millie has beautiful eyes.
Millie'nin yeşil gözleri var.Millie has green eyes.
Millie'nin mavi gözleri var.Millie has blue eyes.
Tom gözlerini kapalı tuttu.Tom kept his eyes closed.
Senin kahverengi gözlerin yok.You don't have brown eyes.
Gözlerini kapa ve bana ne duyduğunu söyle.Close your eyes and tell me what you hear.
Herhangi biri sana güzel gözlerin olduğunu söyledi mi?Has anyone told you that you have beautiful eyes?
Hiç biri sana güzel gözlerin olduğunu söyledi mi?Has anyone ever told you that you have beautiful eyes?
Sen gözlerini kapat.You close your eyes.
Tom orada gözleri kapalı oturdu.Tom just sat there with his eyes closed.
Tom'un annesi onun TV'ye çok yakın oturursa gözlerini mahvedeceğini söyledi.Tom's mother said he'd ruin his eyes if he sat too close to the TV.
Gözlerimi senden alamıyorum.I can't take my eyes off of you.
Gözlerimi Tom'dan alamıyorum. Ona bakmayı bırakamıyorum.I can't take my eyes off Tom. I can't stop looking at him.
Senin parlak gözlerin güneş gibi.Your brilliant eyes are like the sun.
Ayrıca onun gözlerinde reddedilemez bir üzüntü vardı.There was also an irrefutable sadness in his eyes.
O siyah saçları ve koyu renkte gözleri vardı.She had black hair and dark eyes.
Gözlerini kapat ve tomruk bir ev hayal et.Close your eyes and picture a log house.
Tom'un kötü gözleri var.Tom has bad eyes.
Kendi gözlerimle görmeseydim, asla inanmazdım.If I hadn't seen it with my own eyes, I would never have believed it.
Güzel gözlerin var.You have pretty eyes.
Keskin gözlerin var.You've got sharp eyes.
Gözlerimi çok yormayan bir bilgisayar olsa onu kesinlikle almak isterim.If there was a computer that didn't tire out my eyes, I'd definitely want to buy it.
Böyle güzel gözlerin var.You have such pretty eyes.
Şimdi gözlerini açabilirsin.You can open your eyes now.
Onun gri ve cansız gözleri, iki sıcak kömür gibi yandı.His grey and lifeless eyes burned like two hot coals.
Ben onun gözlerine baktım.I stared into his eyes.
Onun mavi gözleri açık ve parlaktı.His blue eyes were clear and bright.
Onun gözlerindeki korkuyu gördüm.I saw the fear in his eyes.
Bir acı biber kestikten sonra asla gözlerini ovma.Never rub your eyes after cutting a hot pepper.
Sen gözlerini kapattın.You closed your eyes.
Tom gözlerini açmadı.Tom didn't open his eyes.
Tom yavaşça gözlerini kapattı.Tom slowly closed his eyes.
Tom kanepede gözleri kapalı yatıyordu.Tom lay on a sofa with his eyes closed.
Gözlerini kapattılar.They closed their eyes.
Mary'nin gözleri sevinçle parlıyordu.Maria's eyes lightened with pleasure.
Tom gözleri açık yatakta yatıyordu.Tom lay on the bed with his eyes open.
Tom'un gözleri gözyaşları ile nemliydiTom's eyes were damp with tears.
Tom'un gözleri göz yaşları yüzünden ıslaktı.Tom's eyes were wet with tears.
Bütün gözlerin ilgi odağıydım.I was the cynosure of all eyes.
Doğrudan doğruya onun gözlerine baktım.I looked directly into his eyes.
Doğrudan doğruya onun gözlerine baktı.He looked directly into her eyes.
Sadece gözlerimi açık tutamıyorum.I just can't keep my eyes open.
Tom gözlerini açtı ve Mary'ye baktı.Tom opened his eyes and looked up at Mary.
Gözlerimi kapalı tutacağım.I'll keep my eyes closed.

İlgili Sayfalar