gözleri ile cümle
gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İshak yaşlandığında gözleri görmez oldu.Isaac envelheceu e ficou cego.
Uzun sarı saçları ve mavi gözleri vardır.Ela tem longos cabelos loiros e olhos azuis.
Gözleri sarı renktir.Seu olho direito é amarelo.
Sarı saçları ve turkuaz gözleri vardır.Ela tem cabelo grisalho e olhos turquesa.
Onun mavi gözleri var.Ela tem olhos azuis.
Tom'un gözleri ne renk?De que cor são os olhos do Tom?
Gözlerini aç, gelecek senindir.Sla je ogen op, de toekomst is aan jullie.
Gözlerini genellikle kapalı tutar.Hij houdt zijn ogen meestal gesloten.
5 Ocak 1988 günü basketbol oynarken kalp krizi geçirdi ve 40 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.Op 5 januari 1988 kreeg hij een hartaanval tijdens het basketballen en stierf hij op 40-jarige leeftijd.
Yavrular yumurtadan gözleri kapalı ve çıplak çıkar.Bij het uitkomen zijn de kuikens blind en naakt.
Ancak kısa aralıklarla (ve gözleri açık olarak) uyurlar.Slechts op bepaalde tijden komen zij daaruit tevoorschijn, en dan alleen nog ’s nachts.
Ailesi savaş sırasında gözlerinin önünde öldürülmüştür.Zijn gezin werd in de oorlog gedood.
Jacques Lipchitz 16 Mayıs 1973'te İtalya'da Kapri adasında hayatına gözlerine yumdu.Lipchitz stierf op 16 mei 1973 op het eiland Capri in Italië.
Gözleri küçüktür ve su basıncına karşı dayanmaya uyum sağlamışlardır.De ogen zijn klein, om grote waterdruk te kunnen doorstaan.
Aynı sesi duyunca McDaniel birden kapıyı açar ve gözlerine inanamaz.Wanneer Charlie terugkomt en de boom ziet, kan hij aanvankelijk zijn ogen niet geloven.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Hij zegt haar de ogen te sluiten.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Mijn hoofd volgt met de ogen.
Gözleri çok gelişmiştir.De ogen zijn goed ontwikkeld.
Gözleri yok.Er zijn geen ogen.
Gözlerini yum ve beni dinle.Je ogen uitkijken.
İshak yaşlandığında gözleri görmez oldu.Toen Isaak ouder was geworden werd hij slechtziend.
Tepenin Gözleri 2, (Özgün adı: The Hills Have Eyes 2) 2007 yılı ABD yapımı korku-gerilim filmi.The Hills Have Eyes 2 is een Amerikaanse horrorfilm uit 2007.
Tabii ki yine yeşil gözleri vardır.Hij heeft groene ogen.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.Dit veroorzaakt het uitpuilen van de ogen.
Ancak Cudana'nın gözlerine vurulmuş olan Mustafa Bey, artık ondan yüz çevirir.En wie iets slechts doet ter grootte van een mosterdzaadje, zal het dan zien.”
Gözleri siyahtır.De ogen zijn zwart.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Maar Laynez onttrok zich aan aller ogen.
Doğduğunda gözleri kapalıdır.De ogen zijn bij de geboorte vaak al open.
Gözleri mavidir.De ogen zijn blauw.
Sonra gözlerini yumarak yüksek sesle üç defa: - La ilahe İllallah, dedi.Hij zei: "u kijkt zo lief" toen zij een vraag voor de derde keer stelde.
Yere oturtup gözlerini bağlar.Hij ligt stil en met zijn ogen dicht.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel ontwaakt in het ziekenhuis en hij wordt begroet door Marlene.
Daleklerin en zayıf noktası gözleridir.Het oog is het meest kwetsbare deel van een Dalek.
Kadın gözlerine inanamaz ve lavaboya gider.Ze kan haar ogen niet geloven en springt in het bubbelende water.
Gözleri alev saçar.Zijn ogen kunnen dienstdoen als koplampen.
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar.Beide ogen (langzaam) samenknijpen: staren is in kattentaal een bedreiging.
Yavruları yumurtadan tüysüz ve gözleri açılmamış olarak çıkar, bakıma ihtiyaçları vardır.Wat baten kaars en bril, als de uil niet zien (en) wil.
Bu yavrular doğduğunda kördür ve on gün sonunda gözleri açılır.De welpen zijn bij de geboorte blind: de ogen gaan na drie tot elf dagen open.
Rönesans boyunca körler genelde gözleri kapalı olarak çizilmekteydi.Tijdens de slaap zijn de oogleden gewoonlijk gesloten.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Door een membraan kan hij zijn ogen onder water openhouden.
"Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım".Ik wil dat de ogen van mijn volk opengaan."
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.Het heeft een aantal lichte vlekken achter de ogen.
Alev ve alınmış (gözleri alınmış) anlamları içerir.Destijds gespeld als Buysinghen en Eysinghen.
Gözlerinde üçüncü bir perde vardır.In haar voorhoofd zit nog een derde oog.
Bu nedenle Tora Lea'nın gözlerini ağlamaktan "yumuşadı" olarak tasvir eder.Vandaar zou de Thora haar ogen beschreven hebben als "zacht" van het wenen.
Ahtapotun gözleri büyüktür ve kafasının üstünde yer alır.De ogen zijn groot en zijn hoog op de kop geplaatst.
İri gözleri karanlıkta görmesine yardımcı olur.Dankzij de grote ogen kan hij prima in het donker zien.
Gözleri sarı renktir.De ogen zijn geel.
Bu arada katil öldürdüğü kurbanların gözlerini yerlerinden çıkararak toplamaktadır.Evenals bij de andere slachtoffers van de seriemoordenaar zijn haar ogen uit hun kassen gesneden.
Kedigillerin gözlerine bakılarak keyif durumları anlaşılabilir.Zie je de poppetjes in je ogen van plezier.
Gözleri karanlıkta ışıldar gibi görünür.Zijn ogen blijken donker te zijn.
Jack Shephard gözlerini açar, yaralı ve nerede olduğunu şaşırmış bir haldedir.Jack Shephard ontwaakt gewond en gedesoriënteerd in de jungle.
Nambu 93 yılında memleketi Osaka'da zatürre yüzünden hayata gözleri yumdu.Nambu overleed op 93-jarige leeftijd in Osaka aan een longontsteking.
Sürekli karanlıkta yaşadıklarından gözleri gelişmemiştir.Hij verschijnt nooit volledig in beeld, maar men ziet wel altijd zijn gloeidende ogen in de duisternis.
Kısa bir süre sonra bir aylak olarak yeniden canlanır ve gözlerinden kan gelmektedir.Kort daarna ziet ze zichzelf voor een spiegel en de ogen in de reflectie gaan bloeden.
Gordon'ın gözleri kamaşır.Peters ogen worden uitgestoken.
Gözleri doğumdan 6 gün sonra açılır.Na zes weken gaan de ogen open.
Çocuğun gözlerini açtılar.Het opende zijn ogen.
Gözlerinin etrafında beyaz bir halka vardır.Om de ogen loopt een witte kring.
Gözlerinin farklı renkte olmasının sebebi bir zamanlar haz olmasıdır.Zijn ogen lijken een andere kleur te hebben dan een paar dagen eerder.