gözleri ile cümle

gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aynı zamanda özel gücü ise gözleriyle baktığı bir nesneyi kontrol edebilir.وهو أيضاً قادر على إسقاط أي شيء رآه بعينيه .
Hayranım O Güzel Gözlerine Dünyaya Geldim Gülmek İçinياما كنت اتمنتى اقابلك بابتسامة..
Kulakları gözleri ile doğru orantılır.عوار وهو العيب الذي يصيب العين.
Gözlerinin bir türlü kapanmadığı anlatılır.عينيها مسبلتان لدرجة تبدو وكأنهما مغلقتان.
Gözleri mavidir.وكانت ذات عيون زرقاء.
(Nur Suresi: Ayet 30) ''Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.''للإلغاء قل "ثبت يديك" وحركهما بقوة، وقل "تنفس بعمق" تنفس بعمق وقل "افتح عينيك" ثم اترك عينيك مفتوحتين.
Amcası Nikeforos'un gözlerine mil çektirdi.استلم دعما لجهوده من مايكروسوفت.
Gözlerimden anlaşılıyordur.من عيوني.
Bence gözlerin çok güzel.أعتقد أن عيناك جميلة جدّا.
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Cada noite, ele sonha com Annabel Lee e vê o brilho de seus olhos nas estrelas.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Uma ou duas conversas com Reggie me convenceram de que eu deveria pelo menos ver por mim mesmo.
Gözleri, kaşları kara renklidir.Para outros usos, veja SUS (desambiguação).
O sırada Dan, Carl'ın üzerine çıkar ve ona babasının gözlerinin önünde tecavüz etmeyi planlamaktadır.Enquanto isso, Dan fica em cima de Carl, planejando estuprá-lo na frente de seu pai.
Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler.Eles nos ensinaram a rezar de olhos fechados.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Feche os olhos e relaxe.
Ormanda kaybolmuş, gözleri bağlanmış birisiydim, neresi kuzey neresi güney bilmiyordum.Eu era como um homem de olhos vendados em uma floresta, que ainda não sabe onde é o norte ou sul.
Tamamen incelikle ilgili: gözlerinden geçen şefkat anları vardı, hemen sonra soğuklaşan."É tudo sobre sutileza: havia momentos de bondade que iriam se mover por seus olhos e então congelar".
Saçı siyahtır, saftır ve gözleri küçüktür.As orelhas tem ausência de pelo e são pequenas e pretas, enquanto que os olhos são amarelos.
Daimler, 1900'da hayata gözlerini yumdu ve Maybach DMG'den 1907 yılında ayrıldı.Daimler viria a morrer em 1900 e Maybach deixou a empresa em 1907.
Bu onlara, gözlerini ekrandan ayırmak ve başka bir şey izlemek için bir bahane olurdu." diyerek vazgeçmiştir.Seria uma desculpa para desviar o olho da tela e assistir a algo mais".
Arkasında ise gözleri tülbentlerle bağlanmış, elinde sopa tutan üç erkek ve üç kadın dansçı durur.E levantou os seus olhos, e olhou, e eis três homens em pé junto a ele.
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Em três meses, Pompeu conseguiu limpar as costas dos piratas.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.Possuem uma área mais escura em redor dos olhos.
Bu gemilerin büyük kırmızı gözleri vardı.Disse ainda que a criatura tinha grandes olhos vermelhos.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Do olhar do amor, ao olhar do orgulho".
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?Os olhos são bons em ver.
Temmuz 1912 : Monet'in gözlerinde çifte katarakt bulunduğunun teşhis edilmesi.Julho de 1912: diagnóstico de cataratas a Monet.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Os dois exércitos estavam à vista o um do outro, frente a frente.
Grubun eski üyelerinden Boz Burrell 21 eylül 2006’da kalp krizi sebebiyle hayata gözlerini yumdu.O ex-membro Boz Burrell faleceu em 21 de Setembro de 2006, após um ataque cardíaco.
David gözlerini kapatır ve "rüyaların doğduğu yere" gider.Ao fechar seus olhos, David também morre, partindo junto com Monica para o lugar onde nascem os sonhos.
Gözleri siyahtır.Tinha olhos pretos.
19 Kasım 2011 tarihinde, 95 yaşında İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.O director faleceu a 19 de novembro de 2011 aos 95 anos, em Istambul.
Rönesans boyunca körler genelde gözleri kapalı olarak çizilmekteydi.Em trabalhos mais antigos, os cegos eram representados com os olhos fechados.
Gözlerini aç, gelecek senindir.Converse com ela e ela é sua.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Em seguida terá fechado os olhos.
Gözlerini yum ve beni dinle.Olhos de ver, ouvidos de ouvir.
Ejderhanın Gözleri, (İngilizce: The Eyes of the Dragon) Stephen King'in destansı ögeler içeren romanı.Seu nome é uma referência ao livro "Os Olhos do Dragão" de Stephen King.
Farklı renklerde gözleri olan bir kedi.Malhado com cores variadas.
Çarpışma Luke'un gözleri önünde başlamıştır.Assim a sorte está lançada nas mãos de Luke.
Çukur bir kafatasına ve gözlerinin hemen üzerinde bulunan kısa boynuzlara sahipti.Ele também tinha especialmente grandes buracos cortados para os olhos.
Güzel yeşil gözleri var.Tem olhos verdes.
Solungaç yarıkları gözlerinin hemen arkasındadır.As glândulas presentes na parte traseira de seus olhos.
Amcası Samuel Romilly Roget'nin gözleri önünde intihar etti.O seu pai e a sua esposa morreram muito jovens e o seu tio Samuel Romilly suicidou-se na presença de Roget.
Durumu gözleriyle görür.Tem que olhar as coisas do ponto de vista dele.
Küçük gözlerinin göz bebekleri yuvarlaktır.Em volta dos olhos apresenta pequenos pelos escurecidos.
Platin saçları ve violet gözleri vardır.Tem cabelo marrom-claro e olhos cor de violeta.
Gözleri ve kulakları görece küçüktür.Os olhos e as orelhas são de pequenas dimensões.
Bu aydınlığın içinde bir gölge görür ve gözlerini kapatır.Que ilusão enganosa obscurece seus olhos?
"ALS hastalığına gözleriyle direniyor".«Quando a doença ganhou rosto».
Kulakları ve gözleri küçüktür.Possui orelhas e olhos pequenos.
"Gözleri açık gitti ".Os olhos estão abertos?)
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.E vieram seus servos e começaram a olhar, e eis que as portas do quarto do terraço estavam trancadas.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Lamarca ainda tinha os olhos abertos.
Gözleri de onlarınkinden daha küçüktür.Além disso, os seus olhos são mais pequenos que os dos Euphausiidae.
Cildinin rengi kızıldır ve gözleri alev alev yanar hâldedir.Sua cor é vermelha e seu atributo é fogo.
Gökçen Kız'ın gözleri ışık saçıyordu, gözlerine bakan ise ölüyordu.As luzes da polícia pisca pela floresta quando ela fecha os olhos e sorri.
Gözleri körelmiştir.Os olhos entreabertos.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.De Olho na Real.
Bunun nedeni ise 1912 yılında bir test sırasında olan patlamada gözlerini kaybetmesidir.Ficou cego por causa de uma explosão durante um experimento (1912).
Kafaları uzun ve gözleri küçük olur.As cabeças são grandes, com olhos pequenos.

İlgili Sayfalar