gözleri ile cümle

gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yumurtadan çıktıktan yedi gün sonra yumuşak hav tüyleri çıkar ve dokuz gün içinde de gözleri açılır.«Cuando te vayas, mira abajo; allí habrá siete tiendas de paño, y ovejas y cerdos alrededor de ellas.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Los dos ejércitos estaban a la vista el uno del otro, frente a frente.
Gözleri başının iki yanında yer alır.Los ojos están situados a ambos lados de su cabeza.
Ancak Cudana'nın gözlerine vurulmuş olan Mustafa Bey, artık ondan yüz çevirir.De fuera, pues, sólo se le ve el rostro en el que cada guardián que pasa escupe abundantemente.
Platin saçları ve violet gözleri vardır.Ella tiene el pelo y los ojos de color violeta.
Gözlerini yum ve beni dinle.Quiero que me escuchen.
Yavrular yumurtadan çıktıkları zaman gözleri kapalıdır ve gagaları renklidir.El invidente del desierto: Al parecer los ojos le fueron extraídos y sus cavidades cosidas.
Uğurlu’nun gözlerine mil salıp kör etti.Gracias y desgracias del ojo del culo.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .ABRE LOS OJOS (Dir.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.Sus ojos son muy pequeños, ocultos bajo escamas transparentes.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Poseen un anillo periocular (alrededor del ojo) blanco sin plumas, y ojos oscuros.
Gözleri oyulduktan sonra, bir anti-tank tüfeği ile vurularak öldürüldü.Hasta que fue abatido por una combinación de cohetes antitanque.
Gözleri, kaşları kara renklidir.Así surgieron las nuevas caras de Bélmez.
Gözleri mavidir.Los ojos son azules.
(Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.Desde que conocí de tus negros ojos.
Craze 8 Aralık 1998 gününde kalp krizi geçirdi ve hayata gözlerini yumdu.Craze murió de un ataque cardiaco el 8 de diciembre de 1998.
O anlarda gözlerimde yaşlar vardı.Tuvimos lágrimas en nuestros ojos cuando la estabamos haciendo.
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.Pero no podía creer lo que veían mis ojos.
Gözlerimden anlaşılıyordur.Oyendo con los ojos.
Selasca, İtalya'ya doğru gerçekleştirdiği üçüncü seyahatte hayata gözlerini yumdu.Murió de tuberculosis en su tercer viaje a Italia en Selasca.
Hatta gözlerinin pörtlek olduğu bile söylenir.También me fascina cómo están colocados los ojos.
Genç kuşlar erişkinlere benzer ancak tüyleri parlak siyahtır ve gözleri koyu renklidir.Tiene la cara pálida los ojos oscuros y el pelo negro como el azabache.
Altı adet gözleri bulunur.Tienen 6 ojos.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Ernesto les estrecha las manos.
"Gözleri açık gitti ".«Ojos bien abiertos».
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Treinta años después, tuvieron que doblarse a la mirada de Bardi.
(Filmlerde gözleri mavidir.)En la película sus ojos son azules.
Bazen durduk yere ağzı ve gözleri kararır.Matt se sienta y lentamente cierra los ojos.
Gözlerinin üzerinde bulunan iki büyük yüzgeç bir iç kabuk vasıtasıyla desteklenir.Luego, se muestra a las dos mujeres agarradas de la mano con la imagen de una calavera de fondo.
Hayatının son yıllarında kör olmuş, gözlerini kaybetmiştir.En los últimos años de su vida perdió la vista y padeció de muchas enfermedades.
Ama ne yazık ki gözlerini şarj etmek için muz yemesi gereklidir ve o muzdan nefret eder!Para recargar sus globos oculares debe comer plátanos, los cuales desgraciadamente odia.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?Muy recomendable ir a ver sus preciosas vistas.
Gözlerini aç, gelecek senindir.«El futuro es suyo».
Uzun zaman sonra gözlerini açar ve G-Man'i karşısında konuşurken bulur.Posteriormente queda atrapado en un ascensor y verá por única vez a G-Man.
Tamamen incelikle ilgili: gözlerinden geçen şefkat anları vardı, hemen sonra soğuklaşan."En alguna sinestesia: "Las aguas hiciéronse frías a mis ojos".
Gözleri yenir.Comiendo con los ojos.
Gözlüğün kullanım amacı, görme bozukluğunu gidermek ya da gözleri dış etkenlerden korumaktır.Máscara facial diseñada para proteger los ojos y la cara de los impactos.
Başını bıçakla yarar, ayaklarına çekiçle vurur, gözlerini sürekli parmakları ile açık tutmaya çalışır.Usar golpes de mano abierta, o meter los dedos a los ojos.
Gözleri kırmızıdır.Sus ojos son rojos.
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...Cuando se quita las gafas y se abre mucho los ojos, ella es irreconocible.
4.↑ Türkçe: Gözlerin sürprizlerle dolu.4 - Ojos irlandeses que matan.
Gözlerini hiç açmamıştır.¿No abrirás aún los ojos?.
Bu oyunda oyuncuların gözleri bağlanır.En este torneo participan equipos de jugadores veteranos.
Kurbanların çoğunun gözlerini oyması içinde başlangıçta eski batıl bir inanışa inanmış olduğunu belirtti.Según la pareja, fue amor a primera vista.
Gözlerinin üzerinde kemiksi yumrular vardır.Tiene lásers en los ojos.
Kızlardan biri bir gece, baş ucunda duran birisinin varlığıni hissederek gözlerini açtı.Hasta que un día la presencia de un misterio mayor los hizo hablar.
Hele gözlerinden çok rahatsızdı.Es irritante para los ojos.
Siyah omuzları ve kırmızı gözleri vardır.Presenta bridas negras y ojos rojos.
Gözleri körelmiştir.Sus ojos estaban hinchados.
Uzun gagalarının ucu kanca şeklinde kıvrıktır ve gözleri turkuvaz rengindedir.El pico largo es ganchudo en la punta y los ojos son de color turquesa.
Gözleri kalbinin tercümanı gibi.Gli occhi sono lo specchio dell'anima.
Gözlerini kapa lütfen.Chiudi gli occhi per favore.
Onun gözleri bana bir kediyi hatırlatıyor.I suoi occhi mi ricordano quelli di un gatto.
Gözlerinde gözyaşlarıyla TV izliyordu.Guardava la TV con le lacrime agli occhi.
Gözlerimizle görürüz.Vediamo con i nostri occhi.
Gözlerinde derin bir uçurumun karanlığı vardı.Nel profondo dei tuoi occhi c'era uno scuro abisso.
Sen gözlerimin ışığısın.Sei la luce dei miei occhi.
Ellerini kullanarak gözlerini ovuşturdu.Si stropicciò gli occhi con le mani.
Gözlerinden yaş fışkırdı.Le lacrime sgorgarono dai suoi occhi.
Gözlerini unutamam.Non riesco a dimenticare i suoi occhi.

İlgili Sayfalar