gözleri ile cümle

gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kederden gözlerimin feri sönüyor, Zayıflıyor gözlerim düşmanlarım yüzünden.My eye wastes away because of grief. It grows old because of all my adversaries.
Gör halimi, ya RAB, yanıtla Tanrım, Gözlerimi aç, ölüm uykusuna dalmayayım.Behold, and answer me, Yahweh, my God. Give light to my eyes, lest I sleep in death;
Bütün kemiklerimi sayar oldum, Gözlerini dikmiş, bana bakıyorlar.I can count all of my bones. They look and stare at me.
Gözlerim hep RABdedir, Çünkü ayaklarımı ağdan O çıkarır.My eyes are ever on Yahweh, for he will pluck my feet out of the net.
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Yahweh's eyes are toward the righteous. His ears listen to their cry.
Yüreğim çarpıyor, gücüm tükeniyor, Gözlerimin feri bile söndü.My heart throbs. My strength fails me. As for the light of my eyes, it has also left me.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.For he has delivered me out of all trouble. My eye has seen triumph over my enemies.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.I am weary with my crying. My throat is dry. My eyes fail, looking for my God.
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Let their eyes be darkened, so that they can't see. Let their backs be continually bent.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Their eyes bulge with fat. Their minds pass the limits of conceit.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.My eyes are dim from grief. I have called on you daily, Yahweh. I have spread out my hands to you.
Sen yalnız kendi gözlerinle seyredecek, Kötülerin cezasını göreceksin.You will only look with your eyes, and see the recompense of the wicked.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.My eye has also seen my enemies. My ears have heard of the wicked enemies who rise up against me.
Ağızları var, konuşmazlar, Gözleri var, görmezler,They have mouths, but they don't speak. They have eyes, but they don't see.
Sen, ya RAB, canımı ölümden, Gözlerimi yaştan, Ayaklarımı sürçmekten kurtardın.For you have delivered my soul from death, my eyes from tears, and my feet from falling.
Gözlerimi aç, Yasandaki harikaları göreyim.Open my eyes, that I may see wondrous things out of your law.
Gözlerimi boş şeylerden çevir, Beni kendi yolunda yaşat.Turn my eyes away from looking at worthless things. Revive me in your ways.
Oluk oluk yaş akıyor gözlerimden, Çünkü uymuyorlar yasana.Streams of tears run down my eyes, because they don't observe your law.
Gözlerimi sana kaldırıyorum, Ey göklerde taht kuran!< < A Song of Ascents. > > To you I do lift up my eyes, you who sit in the heavens.
Gözlerime uyku girmeyecek, Göz kapaklarım kapanmayacak,I will not give sleep to my eyes, or slumber to my eyelids;
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!For my eyes are on you, Yahweh, the Lord. In you, I take refuge. Don't leave my soul destitute.
Gözlerin hep ileriye baksın, Dosdoğru önüne!Let your eyes look straight ahead. Fix your gaze directly before you.
Gözlerine uyku girmesin, Ağırlaşmasın göz kapakların.Give no sleep to your eyes, nor slumber to your eyelids.
Yargı kürsüsünde oturan kral, Kötülüğü gözleriyle ayıklar.A king who sits on the throne of judgment scatters away all evil with his eyes.
Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer.Your eyes will see strange things, and your mind will imagine confusing things.
Ah, ne güzelsin, aşkım, ah, ne güzel! Gözlerin tıpkı birer güvercin!Behold, you are beautiful, my love. Behold, you are beautiful. Your eyes are doves. Beloved
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.His eyes are like doves beside the water brooks, washed with milk, mounted like jewels.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.The eyes of those who see will not be dim, and the ears of those who hear will listen.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Then the eyes of the blind will be opened, and the ears of the deaf will be unstopped.
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Bring out the blind people who have eyes, and the deaf who have ears.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Moreover he put out Zedekiah's eyes, and bound him in fetters, to carry him to Babylon.
Kırılan halkım yüzünden Gözlerimden sel gibi yaşlar akıyor.My eye runs down with streams of water, for the destruction of the daughter of my people.
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.For this our heart is faint; For these things our eyes are dim;
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.I lifted up my eyes, and saw, and behold, four horns.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, elinde ölçü ipi tutan bir adam vardı.I lifted up my eyes, and saw, and behold, a man with a measuring line in his hand.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Then again I lifted up my eyes, and saw, and behold, a flying scroll.
İşte RABbin günü geliyor! Ey Yeruşalim halkı, senden yağmalanan mal gözlerinin önünde paylaşılacak.Behold, a day of Yahweh comes, when your spoil will be divided in your midst.
Bunu gözlerinizle görünce, ‹RAB İsrail sınırının ötesinde de büyüktür!› diyeceksiniz.››Your eyes will see, and you will say, "Yahweh is great--even beyond the border of Israel!"
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Then he touched their eyes, saying, "According to your faith be it done to you."
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.Their eyes were opened. Jesus strictly commanded them, saying, "See that no one knows about this."
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!"But blessed are your eyes, for they see; and your ears, for they hear.
Onlar da, ‹‹Ya Rab, gözlerimiz açılsın›› dediler.They told him, "Lord, that our eyes may be opened."
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Jesus said to him, "Receive your sight. Your faith has healed you."
Ama onların gözleri Onu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.But their eyes were kept from recognizing him.
O zaman onların gözleri açıldı ve kendisini tanıdılar. İsa ise gözlerinin önünden kayboldu.Their eyes were opened, and they recognized him, and he vanished out of their sight.
İsa onu alıp gözlerinin önünde yedi.He took them, and ate in front of them.
‹‹Öyleyse, gözlerin nasıl açıldı?›› diye sordular.They therefore were asking him, "How were your eyes opened?"
İsanın çamur yapıp adamın gözlerini açtığı gün Şabat Günüydü.It was a Sabbath when Jesus made the mud and opened his eyes.
O zaman ona, ‹‹Sana ne yaptı? Gözlerini nasıl açtı?›› dediler.They said to him again, "What did he do to you? How did he open your eyes?"
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Since the world began it has never been heard of that anyone opened the eyes of someone born blind.
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.But though he had done so many signs before them, yet they didn't believe in him,
Adam, onlardan bir şey alacağını umarak gözlerini onların üzerine dikti.He listened to them, expecting to receive something from them.
Üç gün boyunca gözleri görmeyen Saul hiçbir şey yiyip içmedi.He was without sight for three days, and neither ate nor drank.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Let their eyes be darkened, that they may not see. Bow down their back always."
Gözlerimi dağlara kaldırıyorum, Nereden yardım gelecek?I will lift up mine eyes unto the hills, from whence cometh my help.
Allah, onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerine de perde inmiştir.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
Elbette (bunda) gözleri olanlar için bir ibret vardı.In this is a lesson for those who have eyes.
Ya da o kulak(lar)ın ve gözlerin sahibi kimdir?Or, who is the lord of ear and eye?
Herhalde gözlerimiz döndürüldü, biz büyülenmiş bir topluluğuz, derlerdi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Onlar ki beni anmağa karşı gözleri perde içinde idi ve (Kur'an'ı) dinlemeğe tahammül edemezlerdi.Whose eyes were veiled against My warning, and they could not hear.

İlgili Sayfalar