gözleri ile cümle
gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gözlerim mahvoldu.My eyes are stuffed.
Gözlerine bakın, Tanrım.It's his eyes. Oh, Jesus.
Gözlerine ne oldu?What happened to your eye?
Ben bir şey söylüyorum, gözlerin ve beynin karşılık veriyor.I am saying something. And your eyes and your brain are saying something back.
Ne kadar denersem deneyeyim gözlerimi kapatıyorum. Bu yüzden göremiyorum.No matter how hard I try I keep closing my eyes, so I can't see.
[GERÝLÝM MÜZÝĐÝ BAŢLAR] Yine gözlerini kýsýp kýsýp bakýyor öyle.He looks at me again with his slit eyes
*"Onun gözlerinde ölüm var."*There is death in his/her eyes
Başını kaldırıp baktı, gözleri renkli yamalar yüzüyordu.When he looked up, coloured patches swam in his eyes.
Hemşire fikrini geliştirdi ve tüm , gözlerimi açık tutulur.I developed the nurse idea, and all the while kept my eyes open.
Sonra da durdurmak için geldi ve birlikte durdu birbirlerini sorgularken gözleri.Then they came to a stop and stood with eyes interrogating each other.
Onları goggling gözleri ve sargılı kafası ve bir Pazar günü kiliseye asla ile.With them goggling eyes and bandaged head, and never going to church of a Sunday.
Mr. Marvel yanaklarını üfledi ve gözleri yuvarlak edildi.Mr. Marvel blew out his cheeks, and his eyes were round.
Gözleri düşündü.Their eyes considered.
O yanaklarını üfledi ve gözleri umutsuzluk dokunaklı.He blew out his cheeks, and his eyes were eloquent of despair.
Gözlerini ovuşturdu ve tekrar boynunu hissettim.He rubbed his eyes and felt his neck again.
"Ya da saçma" dedi Kemp ve gözlerini boğumlu."Or silly," said Kemp, and knuckled his eyes.
Gözleri faltaşı gibi açık bir çocuk gibi, 'Neden böyle?" diye sordum.Like a wide-eyed kid, I'd say, "Why is that?"
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiAnd I had this whole mental picture of, sort of like Cinderella.
Gözlerim kapalı olarak.With my eyes shut.
Gözlerinizin yaşarmasını da sağlayabilir.It's almost enough to make you want to cry.
Düz gözlerimin içine bak.Look straight into my eyes.
Ayrıca, gülümseyerek ve gözlerinizi daha iyidir kaldırma.As if it just came to you, and say 'and' a lot. Also, smiling and lifting your eyes is better.
Babasının gözleri 7 yaşında kızları olan bir ailenin üzerinde.His dad has his eye on a family with a 7-year-old daughter.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.My gaze went to another young woman as she wiped the face of another dying person.
Bir kez daha, Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Again, the eyes and hands of Avalokiteshvara.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.I know those hands and eyes; they touched me as well.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Their eyes stand out with fatness; they have more than heart could wish.
Tom inledi ve gözlerini yumdu.Tom groaned, and shut his eyes.
Hatta ilk gördüğümde gözlerim dolmuştu.I actually was moved to tears when I first saw it.
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpI'll never forget that one girl looked in her father's eyes with that camera and said,
Yoksa yatağının yanında her erkek gördüğünde gözlerin böyle ışıldıyor mu?Or... If any man is near your bed side, are your eyes always glossy like this?
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz."I said, "Your Honor, I think you should go out and look at the scene yourself."
Gözleri önemli değil ama, bir insan olduğu için çizmek gerekli.His eyes aren't important, but just so you know it's a person.
İşin açığını isterseniz tüm resimde aynı etki var. Gözlerimiz Hz.And in fact the entire painting draws forward and back, simultaneously.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.So it was kind of weird to see those images and those eyes stare back at me through a television.
Gruplar halinde katılın ve istediklerinizi dünyanın gözleri önüne serin.Join by groups and reveal things to the world.
- Prömiyerde gözlerim seni aradı.- We missed you at the premiere.
Ve şimdi kendi gözlerimle gördümAnd now I get to witness it myself
Bugün bunu gözlerimle gördüm.People say Yin Chi is invincible. Today I see it with my own eyes.
Gözlerimle gördüm, tütsümüz...I saw with my own eyes that our incense...
Gözlerin kan çanağına dönmüş!Bloodyshot eyes!
Sadece gözlerini hareket ettirebiliyor.He only has use of his eyes.
Gözlerine bir bak.Look at your eyes.
Ve yine gözlerimi senin gibi iyi olduğuna inanıyoruz. "And yet I believe that my eyes are as good as yours."
Gözleri parladı ve onun sigara kadar büyük bir mavi muzaffer bulut gönderdi.His eyes sparkled, and he sent up a great blue triumphant cloud from his cigarette.
Holmes gözlerini yavaş yavaş yeniden açıldı ve onun devasa istemcide merakla baktı.Holmes slowly reopened his eyes and looked impatiently at his gigantic client.
"Sonra danışın dua," dedi Holmes gözlerini bir kez daha kapatılıyor."Then, pray consult," said Holmes, shutting his eyes once more.
"Lütfen benim indeksi, Doktor ona bakmak," Holmes gözlerini açmadan mırıldandı."Kindly look her up in my index, Doctor," murmured Holmes without opening his eyes.
'Su gözleriniz var, o beni bıraktı dedi.'There is water in your eyes,' said he as he released me.
Ben yıllardır onun yolda ve sonra Henüz gözleri ona atmadı. "I've been on his track for years and have never set eyes on him yet."
Aniden bir ışık parıltısı gözlerimi yakaladı.Suddenly my eyes caught the glint of a light.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.We have had some skirmishes, but we had never set eyes upon each other before.
"Yüzüne baktım, öyle derin baktım ki kendimi gözlerinin arkasında hissettim."I looked at her face, and I looked so deeply that I felt I was behind her eyes.
Gözlerimi açmam içinTo open my eyes
Gözlerim üzerindeI got my eyes on you
Gözlerinin yorulduğunu söylemiştin.You said that your eyes were tired.
Gözlerinizi kırpmayın.Don't blink your eyes. It should come out well. Right?
Öyleyse bazı yüzme havuzlarında gözlerimin kızarıp bazılarında kızarmamasının bununla ne ilgisi var?So what does this have to do with my eyes turning red in some swimming pools and not others?
Mavi gözlerinizin olabilmesi için ise ikiebeveyninizden de mavi alel almanız gerekli. -The only way you're going to see blue eyes is if you have a blue allele from each of your parents.
Eğer kahverengi gözlerin mavi gözlere frenkansını sorsaydım--Yani bu alel frekansı. -If I asked you the frequency of brown eyes versus blue eyes-- So this is allele frequency.