gözleri ile cümle
gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un mavi gözleri var mı?Does Tom have blue eyes?
Gözlerim yorgundu.My eyes were tired.
Gözlerim sulandı.My eyes watered.
Tom'un gözleri güçlüdür.Tom's eyes are powerful.
Tom'un gözlerinde güç vardır.There is power in Tom's eyes.
Eğer biraz beklersen gözlerin karanlığa alışacaktır.If you wait a while, your eyes will adjust to the dark.
Tom Mary'nin gözlerine derinden baktı.Tom looked deeply into Mary's eyes.
Tom, Mary'nin gözlerine derin derin baktı.Tom looked deeply into Mary's eyes.
O, onun saçını, tebessümünü, gözlerini seviyor mu? Erkek, o iyi bir yalancı.He loves her hair, her smile, her eyes? Man, he's a good liar.
Gözlerimi açabilir miyim?Can I open my eyes?
Gözlerini yeniden kapat.Close your eyes again.
Gözlerinizi yeniden kapatın.Close your eyes again.
O kadar namusludur ki banyo yaparken kendi gözlerini bağlar.She's so modest that she blindfolds herself when taking a bath.
Mary'nin uzun koyu renk saçları ve koyu renk gözleri var.Mary has long dark hair and dark eyes.
Tom gözlerini muayene ettirmeli.Tom should have his eyes examined.
Tom'un gözlerinin altı torbalanmış.Tom has bags under his eyes.
Penguenlerin gözleri sualtı görüş için uyarlanmıştır.Penguins' eyes are adapted for underwater vision.
Polis katilin gözlerini şimdiye kadar gördüğü en soğuk olarak nitelendirdi.Police described the killer's eyes as the coldest they'd ever seen.
Gözlerim beni yanıltıyor.My eyes are tricking me.
Üzgün gözleri gizleyemezsin.You can't disguise sad eyes.
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu ve derinden onun gözlerine baktı.Tom put his hands on Mary's shoulders and looked deeply into her eyes.
Tom'un gözleri ekrana tutkallıydı.Tom's eyes were glued to the screen.
Tom birkaç saniye gözlerini kapadı.Tom closed his eyes for a few seconds.
Bu konuda gözlerine ziyafet çek.Feast your eyes on this.
Gözlerime bak, böylece gerçeği söyleyip söylemediğini bilirim.Look me in the eye, so I know if you are saying the truth.
Lütfen kaçmaya çalışma, çünkü düşmanının gözleri tetikte.Do not try to run away, please, because the eyes of your enemies are watchful.
Senin gözlerin kusursuz görür.You have perfect eyesight.
O bana kazayı kendi gözleriyle görmüş gibi anlattı.He recounted the accident to me as if he had seen it with his own eyes.
Barbie'nin sarı saçı ve mavi gözleri var.Barbie has blond hair and blue eyes.
Gözlerini kapamak senin daha iyi düşünmene yardımcı olur.Closing your eyes helps you think better.
Gözlerimiz bir an için bir araya geldi.Our eyes met for a moment.
Gözlerimiz bir an için karşılaştı.Our eyes met for an instant.
Hasta yatağında gözleri kapalı yatıyordu.The patient was lying in the bed with her eyes closed.
Bir konuğun keskin gözleri var.A guest has sharp eyes.
O, gözyaşları gözlerine doluncaya kadar güldü.He laughed until tears filled his eyes.
Onun gözleri parladı.His eyes lit up.
Tom'un gözleri birden parladı.Tom's eyes lit up suddenly.
Bir kadın seninle konuşurken, gözleriyle ne dediğini dinle.When a woman is talking to you, listen to what she says with her eyes.
Gözlerimi kapadım ve okyanusun sesini dinledim.I closed my eyes and listened to the sound of the ocean.
Tom gözlerini kapadı ve sahile çarpan dalgaların sesini dinledi.Tom closed his eyes and listened to the sound of the waves crashing on the beach.
Kızlar, gözlerinizi açın, evlilik bir at satın almak değildir.Girls, open your eyes, marriage isn't buying a horse.
O gözlerini ondan alamadı.She could not take her eyes off of him.
Tom gözlerini açık tuttu.Tom kept his eyes open.
Müzik dinlerken gözlerini kapa!Close your eyes when you listen to music!
Endişeli bir annenin keskin gözleri vardır.An anxious mother has sharp eyes.
Kedi büyük, yuvarlak, mavi gözleriyle yoğun olarak ona baktı.The cat looked intensively at him with her big, round, blue eyes.
Gözlerini yukarı kaldır ve yıldızları göreceksin.Lift up your eyes, and you'll see the stars.
Gözlerin ağlamaktan kızarmış.Your eyes are red from crying.
Doğrudan onun gözlerine baktım.I looked him straight in the eye.
Ben doğrudan doğruya onun gözlerinin içine baktım.I looked her straight in the eye.
Lütfen gözlerini açar mısın?Can you open your eyes, please?
Jack esnedi ve gözlerini ovuşturdu.Jack yawned and rubbed his eyes.
O, gözleri kapalı onu öptü.He kissed her with his eyes closed.
O, Liszt sonatını gözleri bağlı çaldı.He played the Liszt sonata blindfolded.
Bu kızın gözleri mavidir.This girl's eyes are blue.
Mesaj atmak istiyorum ama gözlerim ağrıyor.I want to text, but my eyes hurt.
Gözlerimi kapadım ve çığlık attım.I closed my eyes and screamed.
Gözlerime inanamadım!I could not believe my eyes!
Gözlerinin rengi nedir?What colour are your eyes?
Babamın gri gözleri var.The father has grey eyes.