gözleri ile cümle

gözleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yavaşça gözlerini açtı ve ardından Mary onu ​​öptü.Tom slowly opened his eyes, and then Mary kissed him.
Beni görünce elimi çok sıkı tuttu ve gözlerime bakıp "Seni seviyorum" dedi.When she saw me, she held my hand so tight, looked me in eyes and told me: "I love you."
Mary gözlerime baktı ve bana onu kollarımda tutmamı söyledi.Mary looked me in the eyes and told me to hold her in my arms.
Gözlerini kaçırdı.He avoided her eyes.
Onun uzun kirpikli güzel koyu gözleri vardı.He had handsome dark eyes with long lashes.
Tom gözlerini kapattı ve bir dilek diledi.Tom closed his eyes and made a wish.
O, gözlerini kapattı ve bir dilek tuttu.She closed her eyes and made a wish.
Senin gözlerine ne oldu?What happened to your eyes?
Gözlerinin önünde babasının ölmesini izledi.He watched his father die right in front of his eyes.
Gözlerini ondan ayırma.Don't take your eyes off him.
Gözlerimi senden ayırmıyorum.I'm not taking my eyes off you.
Gözlerimi onlardan ayırmıyorum.I'm not taking my eyes off them.
Gözlerimi ondan ayırmıyorum.I'm not taking my eyes off him.
Çocuk hırsızları gözlerimizi bağladı.The kidnappers blindfolded us.
Çocuk hırsızları onun gözlerini bağladı.The kidnappers blindfolded him.
Kaçıranlar onun gözlerini bağladılar.The kidnappers blindfolded her.
Tom gözlerini Mary'den uzak tutamadı.Tom couldn't keep his eyes off Mary.
Sonra bebeğin gözleri iki yıldız gibi parlamaya başladı ve canlandı.Then the doll's eyes began to shine like two stars and it came to life.
Gözlerini açık tutmaya çalış.Try to keep your eyes open.
Gözlerimiz kızılötesi ışığı göremiyor.Our eyes can't see infrared light.
Gözleri benimki ile kilitlendi.His eyes locked with mine.
Tom arkasına yaslandı ve gözlerini kapattı.Tom leaned back and closed his eyes.
Gözlerimin dolduğunu hissettim.I felt tears come into my eyes.
Mary gözlerini önlüğüyle sildi.Mary wiped her eyes with her apron.
Beni öptüğün zaman neden gözlerini kapatıyorsun?Why do you close your eyes when you kiss me?
Onun gözleri güzel.Her eyes are beautiful.
Bütün gece ağlıyor muydun? Gözlerin tamamen şişmiş.Have you been crying all night? Your eyes are all puffy.
Mary'nin gözleri heyecanla parlıyordu.Mary's eyes glinted with excitement.
Tom sarı saçları ve yeşil gözleri varTom has blond hair and green eyes.
Onun gözlerine son derece içten baktı.He looked deeply into her eyes.
Tom May'nin gözlerine derinden baktı ve gülümsedi.Tom looked deeply into Mary's eyes and smiled.
Gözleriniz çok güzel.Your eyes are very beautiful.
Gözyaşları Mary'nin gözlerini doldurdu.Tears filled Mary's eyes.
Onun gözleri safir gibidirler.His eyes are like sapphires.
Kız gözlerini açtı, ayıyı gördü ve pencereye doğru koştu.The girl opened her eyes, saw the bear, and fled toward the window.
Kız gözlerini açtı, ayıyı gördü ve pencereye kaçtı.The girl opened her eyes, saw the bear, and fled to the window.
Çok yorgunum, gözlerimi güçlükle açık tutabiliyorum.I'm so tired, I can hardly keep my eyes open.
Gözlerinizi kapalı tutun.Keep your eyes closed.
Benim altıncı karım güzel bir yüzü var. Onun yeşil gözleri var.My sixth wife has a pretty face. She has green eyes.
O çocuk üzgün. Onun gözlerinde gözyaşları var.That boy is sad. He has tears in his eyes.
Elimi tut ve gözlerimin içine bak.Hold my hand and look into my eyes.
Ellerimi tut ve gözlerimin içine bak.Take my hand and look me in the eye.
John gözleri açık uyur.John sleeps with his eyes open.
Onun inci gibi gözleri var.She has pearly eyes.
Onun başının arkasında gözleri vardır.He has eyes in the back of his head.
Gözlerinizi açın, millet!Open your eyes, people!
Gözlerim artık çok iyi çalışmıyor.My eyes don't work very well anymore.
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.The sheep is white with black rings around her eyes.
Müzik dinlerken gözlerini kapat.Close your eyes when you listen to music.
Müzik dinlerken gözlerinizi kapatın.Close your eyes when you listen to music.
Gözlerinin içine bakmak için çok heyecanlıydım.I was too excited to look her in the eyes.
Mary gözlerini kapattı.Mary closed her eyes.
Gözlerimin önünde tuhaf bir gösteri oldu.A strange spectacle happened before my eyes.
Gözlerimiz buluştu.Our eyes met.
Tom'un gülmekten gözlerine yaş geldi.Tom laughed so much tears ran down his cheeks.
Bir milyon dolar için gözlerinizden vazgeçer miydiniz? Kulaklarınıza ne dersiniz?Would you give up your eyes for a million dollars? What about your ears?
Gözlerini şaşı yapma, hep öyle kalırsın!Don't cross your eyes. They'll get stuck that way!
Bir an için gözlerinizi kapatın ve cevabı bulmaya çalışın.Close your eyes for a moment and look for the answer.
O onun gözlerine baktı.He looked into her eyes.
Gözlerimi kapadım ve tetiği çektim.I closed my eyes and squeezed the trigger.

İlgili Sayfalar