gözler ile cümle
gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kaliforniya'da hayata gözlerini yumdu.وقدمت لمحة عن حياة كاليفورنيا.
Yeni doğanlar kör olup, gözleri iki hafta sonra açılır.تولد الجراء عمياء، ولا تصبح قادرة على الرؤية إلا بعد أسبوعين.
1964 yılında E-1'in yerini aldıktan sonra Hawkeye'ler "donanmanın gözleri" olmuştur.منذ استبدال "إي 1 تراسر" بـ "إي 2 هاوكي" عام 1964، أصبحت هي "عين السرب".
Gözlerinin içi parıldıyordu ve dev bir kedi gibi hırıldıyordu.فنراهم يوغلون فيه برفق كأنهم عميان يتحسسون فيلا عملاقاً.
Orada gözlerine mil çekilip kör edildi."눈에 차다" و تعني "يملأ العين" أي ترى شيئا يعجبك.
Cebiş de savaşa gitmek isteyecek ama gözleri zayıf gördüğü için kabul edilmeyecektir.حاول أن يدخل الجيش لكنه رفض لأن لديه ضعف في البصر.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.الآذان صغيرة ويغطيها القليل من الشعر، ومخبأة في الفراء.
Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler.وترك الخروج عليهم ، والدعاء عليهم.
Küçük bir köpektir kısa bir burna büyük derin ve koyu gözlere sahiptir.كلب صغير له أنف قصير وعينان كبيرتان داكنتان.
Tabure yerde taklalar atarken, gözlerimi tavana dikip tekrar tekrar düşündüm.أمكنني رؤية أصابع قدميه وعندما قفز على سقف سيارتي.
Büveyhoğulları daha sonra da halife'nin gözlerine mil çektirerek yerine başka bir halife getirmiştir.خرج بعض الأولاد الصغار من مخابئهم، وبمجرد أن أصبحوا في مرمى البصر حاصرهم الجنود وأعملوا فيهم الذبح."
Ön orta gözler siyahtır.يا ام العيون السود 13.
Bu yavrular doğduğunda kördür ve on gün sonunda gözleri açılır.وتكون الأشبال عمياء عند الولادة، وتفتح أعينها بعد تسعة إلى عشر أيامِ، وعندها يبدأون باستكشاف بيئتهم المحيطة.
Aynı zamanda özel gücü ise gözleriyle baktığı bir nesneyi kontrol edebilir.وهو أيضاً قادر على إسقاط أي شيء رآه بعينيه .
Hayranım O Güzel Gözlerine Dünyaya Geldim Gülmek İçinياما كنت اتمنتى اقابلك بابتسامة..
Kulakları gözleri ile doğru orantılır.عوار وهو العيب الذي يصيب العين.
Bu ayeti, gözler kapalı bir şekilde yüzleri Allah'a çevirmek, diye anlamıştır Mutezile.ويعتقدون أن الصلة بالله إنما تحصل بالتقرب إليه بوضع صورة الشيخ في مخيلة المريد وبين عينيه عند ذكر الله.
Potasyumla çalışırken dikkatli olunmalı, cilt ve gözler korunmalıdır.يجب العناية لتجنب ملامسة النسيج السوي و العينين.
Bu gözlerden biri geçen zaman içinde toprak altında kalmıştır.والتي قد تصادفهم خارج الأرض في يوم من الأيام.
Gözlerinin bir türlü kapanmadığı anlatılır.عينيها مسبلتان لدرجة تبدو وكأنهما مغلقتان.
Gözleri mavidir.وكانت ذات عيون زرقاء.
(Nur Suresi: Ayet 30) ''Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.''للإلغاء قل "ثبت يديك" وحركهما بقوة، وقل "تنفس بعمق" تنفس بعمق وقل "افتح عينيك" ثم اترك عينيك مفتوحتين.
Amcası Nikeforos'un gözlerine mil çektirdi.استلم دعما لجهوده من مايكروسوفت.
Gözler 04.لوحظ 4.
Gözlerimden anlaşılıyordur.من عيوني.
Bence gözlerin çok güzel.أعتقد أن عيناك جميلة جدّا.
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Cada noite, ele sonha com Annabel Lee e vê o brilho de seus olhos nas estrelas.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Uma ou duas conversas com Reggie me convenceram de que eu deveria pelo menos ver por mim mesmo.
Gözleri, kaşları kara renklidir.Para outros usos, veja SUS (desambiguação).
O sırada Dan, Carl'ın üzerine çıkar ve ona babasının gözlerinin önünde tecavüz etmeyi planlamaktadır.Enquanto isso, Dan fica em cima de Carl, planejando estuprá-lo na frente de seu pai.
Madonna-Eva'yı sev ya da nefret et, o tüm gözler için bir mıknatıs." yorumunu yaptı.Amor ou ódio Madonna-Eva, ela é um ímã para todos os olhos."
Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler.Eles nos ensinaram a rezar de olhos fechados.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Feche os olhos e relaxe.
Ormanda kaybolmuş, gözleri bağlanmış birisiydim, neresi kuzey neresi güney bilmiyordum.Eu era como um homem de olhos vendados em uma floresta, que ainda não sabe onde é o norte ou sul.
Tamamen incelikle ilgili: gözlerinden geçen şefkat anları vardı, hemen sonra soğuklaşan."É tudo sobre sutileza: havia momentos de bondade que iriam se mover por seus olhos e então congelar".
Gözler hatta beyinden büyüktür.Seus olhos são maiores do que o cérebro.
Saçı siyahtır, saftır ve gözleri küçüktür.As orelhas tem ausência de pelo e são pequenas e pretas, enquanto que os olhos são amarelos.
Genel olarak özetlenirse “kedi kendini gözler” ya da “çevre kediyi gözler.”Isso poderia vagamente ser dito como "o gato se observa", ou "o ambiente observa o gato".
Daimler, 1900'da hayata gözlerini yumdu ve Maybach DMG'den 1907 yılında ayrıldı.Daimler viria a morrer em 1900 e Maybach deixou a empresa em 1907.
Gözler iki sıraya dizilidir.Os olhos formam duas linhas.
Bu onlara, gözlerini ekrandan ayırmak ve başka bir şey izlemek için bir bahane olurdu." diyerek vazgeçmiştir.Seria uma desculpa para desviar o olho da tela e assistir a algo mais".
Arkasında ise gözleri tülbentlerle bağlanmış, elinde sopa tutan üç erkek ve üç kadın dansçı durur.E levantou os seus olhos, e olhou, e eis três homens em pé junto a ele.
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Em três meses, Pompeu conseguiu limpar as costas dos piratas.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.Possuem uma área mais escura em redor dos olhos.
Güneş Sistemindeki diğer gezegenler, Milankovitch döngülerinde gözler önüne serilmiştir.Em outros planetas do Sistema Solar foram descobertas ocorrências de ciclos de Milankovitch.
Bu gemilerin büyük kırmızı gözleri vardı.Disse ainda que a criatura tinha grandes olhos vermelhos.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Do olhar do amor, ao olhar do orgulho".
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?Os olhos são bons em ver.
Temmuz 1912 : Monet'in gözlerinde çifte katarakt bulunduğunun teşhis edilmesi.Julho de 1912: diagnóstico de cataratas a Monet.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Os dois exércitos estavam à vista o um do outro, frente a frente.
Bu ayeti, gözler kapalı bir şekilde yüzleri Allah'a çevirmek, diye anlamıştır Mutezile.(8) Bem-aventurados os limpos de coração, porque verão a Deus.
Grubun eski üyelerinden Boz Burrell 21 eylül 2006’da kalp krizi sebebiyle hayata gözlerini yumdu.O ex-membro Boz Burrell faleceu em 21 de Setembro de 2006, após um ataque cardíaco.
David gözlerini kapatır ve "rüyaların doğduğu yere" gider.Ao fechar seus olhos, David também morre, partindo junto com Monica para o lugar onde nascem os sonhos.
Gözleri siyahtır.Tinha olhos pretos.
19 Kasım 2011 tarihinde, 95 yaşında İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.O director faleceu a 19 de novembro de 2011 aos 95 anos, em Istambul.
Rönesans boyunca körler genelde gözleri kapalı olarak çizilmekteydi.Em trabalhos mais antigos, os cegos eram representados com os olhos fechados.
Gözlerini aç, gelecek senindir.Converse com ela e ela é sua.
Başın üstü boyunca 7–11 tane gözlerarası (interorbital) pul bulunur.Ao longo do cimo da cabeça existem 7-9 escamas interorbitais.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Em seguida terá fechado os olhos.
Gözlerini yum ve beni dinle.Olhos de ver, ouvidos de ouvir.