gözler ile cümle
gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Şimdi gözler orada".«Por esos ojos».
Uzun zaman sonra gözlerini açar ve G-Man'i karşısında konuşurken bulur.Posteriormente queda atrapado en un ascensor y verá por única vez a G-Man.
Tamamen incelikle ilgili: gözlerinden geçen şefkat anları vardı, hemen sonra soğuklaşan."En alguna sinestesia: "Las aguas hiciéronse frías a mis ojos".
Gözleri yenir.Comiendo con los ojos.
Gözlüğün kullanım amacı, görme bozukluğunu gidermek ya da gözleri dış etkenlerden korumaktır.Máscara facial diseñada para proteger los ojos y la cara de los impactos.
Başını bıçakla yarar, ayaklarına çekiçle vurur, gözlerini sürekli parmakları ile açık tutmaya çalışır.Usar golpes de mano abierta, o meter los dedos a los ojos.
Gözleri kırmızıdır.Sus ojos son rojos.
Hadım kuvvetler ise gözlere, kulaklara ve diğer uzuvlara dağılmıştır.Destacan, entre otras obras, las Sonatas (en prosa) y los esperpentos (teatro).
Masmavi gözlere sahip ince yapılı birisidir.Poseen grandes ojos compuestos.
Gözler gelecekte (2000- ...)Pruebas a la vista (2000).
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...Cuando se quita las gafas y se abre mucho los ojos, ella es irreconocible.
4.↑ Türkçe: Gözlerin sürprizlerle dolu.4 - Ojos irlandeses que matan.
Gözlerini hiç açmamıştır.¿No abrirás aún los ojos?.
Bu oyunda oyuncuların gözleri bağlanır.En este torneo participan equipos de jugadores veteranos.
Rölyeflerde baş, kollar, ayaklar, bacaklar ve gövde profilden; gözler ve omuzlar ise cepheden gösterilir.El torso, el ojo y las manos se muestran de frente, los brazos, piernas, cabezas y pies de perfil.
Daha sonraları göz kapakları çekilir ve gözler aşağıya doğru döner.En la mirada hacia arriba rápida, los ojos vuelven a su posición y los globos se retraen.
Kurbanların çoğunun gözlerini oyması içinde başlangıçta eski batıl bir inanışa inanmış olduğunu belirtti.Según la pareja, fue amor a primera vista.
Gözlerinin üzerinde kemiksi yumrular vardır.Tiene lásers en los ojos.
Kızlardan biri bir gece, baş ucunda duran birisinin varlığıni hissederek gözlerini açtı.Hasta que un día la presencia de un misterio mayor los hizo hablar.
Hele gözlerinden çok rahatsızdı.Es irritante para los ojos.
Yan gözler biribirine yakındır.Una Mirada Cercana)».
Siyah omuzları ve kırmızı gözleri vardır.Presenta bridas negras y ojos rojos.
Gözleri körelmiştir.Sus ojos estaban hinchados.
Uzun gagalarının ucu kanca şeklinde kıvrıktır ve gözleri turkuvaz rengindedir.El pico largo es ganchudo en la punta y los ojos son de color turquesa.
Gözleri kalbinin tercümanı gibi.Gli occhi sono lo specchio dell'anima.
Tom Mary'ye şu ana gördüğü en güzel gözlere sahip olduğunu söyledi.Tom ha detto a Mary che ha gli occhi più belli che abbia mai visto.
Gözlerini kapa lütfen.Chiudi gli occhi per favore.
Onun gözleri bana bir kediyi hatırlatıyor.I suoi occhi mi ricordano quelli di un gatto.
Gözlerinde gözyaşlarıyla TV izliyordu.Guardava la TV con le lacrime agli occhi.
Gözlerimizle görürüz.Vediamo con i nostri occhi.
Gözlerinde derin bir uçurumun karanlığı vardı.Nel profondo dei tuoi occhi c'era uno scuro abisso.
Sen gözlerimin ışığısın.Sei la luce dei miei occhi.
Ellerini kullanarak gözlerini ovuşturdu.Si stropicciò gli occhi con le mani.
Gözlerinden yaş fışkırdı.Le lacrime sgorgarono dai suoi occhi.
Gözlerini unutamam.Non riesco a dimenticare i suoi occhi.
Parlak ışık gözleri bozar.La luce viva ferisce gli occhi.
Millie'nin mavi gözleri var.Millie ha gli occhi azzurri.
Gözlerini görmek istiyorum.Io voglio vedere i tuoi occhi.
O, kazayı bana kendi gözleriyle görmüş gibi anlattı.Mi ha raccontato l'incidente come se l'avesse visto con i propri occhi.
Gözlerini aç, gelecek senindir.Alza gli occhi, il futuro è tuo.
Cildi ve gözleri saniyeler içinde yapıştırır.Incolla la pelle e gli occhi in pochi secondi.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Una o due conversazioni con Reggie mi convinsero che dovevo almeno incontrarlo.
Bazı tercümelerde ise mavi veya açık renkli gözleri olduğu belirtilir.Alcune traduzioni dicono che può avere significato occhi azzurri o chiari di colore.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Essi sono: la Mano (un Cavaliere), gli Occhi (tre Accoliti) e il Cuore (una Maliarda).
Rönesans boyunca körler genelde gözleri kapalı olarak çizilmekteydi.Nei dipinti precedenti, i ciechi erano in genere raffigurati con gli occhi chiusi.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Chiude gli occhi e spara.
Kulakları; gözleri kadardır.L'occhio è dotato di una palpebra adiposa]].
Gözleri bozuk olmamasına rağmen gözlük takar.Anche se porta gli occhiali, non possiede occhi.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.All'improvviso Camille spalanca gli occhi.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Karl si rimuove un occhio per mettere al suo posto l'Occhio.
Temel x-ray gözlerleri 1960'ta roketler kullanılarak kazanılmıştır.Osservazioni a Raggi X furono fatte a partire dal 1960 usando razzi.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Ai due Reverendi rimase l'orrore negli occhi, e un popolo da consolare.
Bu Gözler Neler Gördü.E gli occhi hanno visto la vista.
Güzel yeşil gözleri var.Ha due grandi occhi verdi.
Boynuzları yay biçiminde, gözleri iridir.OU (Latin oculi uterque) per entrambi gli occhi (visione binoculare).
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.A questo punto tutto l'Occidente era ora sotto il suo controllo.
Ve bunların gözleri keskindi: Görüyorlardı.Gli sarà pena la testa, lo vedrete!».
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar.Questi, alla sua vista, gli corre incontro e i due si stringono in un caloroso abbraccio.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.Ammiro veramente i vostri sforzi.
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.Poi confida a Jack che lui "ha guardato negli occhi l'isola e quello che ha visto è bellissimo".