gözler ile cümle
gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tsvaygenbaum Dünyalar içinde Bizim Gözler adamıştır onun ev şehir, Derbent halkına.Tsvaygenbaum se dedica Mundos en Nuestros Ojos a la gente de su ciudad natal, Derbent.
Orada gözlerine mil çekilip kör edildi.En los palmares se observa e loro calancate (Aratinga acuticaudata).
(Nur Suresi: Ayet 26) " Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.Di a las creyentes que bajen sus miradas y sean castas, y que no muestren de sus adornos más que lo que se ve.
Gözleri yok.No tiene ojos.
Almanların ideali olan sarışınlığa ve mavi gözlere sahip olmasına rağmen o Nazileri desteklememektedir.A pesar de ser el ideal alemán (cabello rubio y ojos azules), no simpatiza con el nazismo.
Yavruların gözleri 10 gün içinde açılır.Los cachorros abren los ojos después de 10 días.
Biz ona Sismoskop(deprem gözler)diyoruz.Te llamabas <tunombre>, ¿verdad?
Fakat icadını kendi gözlerinle görememiştir.No sabían reconocerlo solo con sus ojos.
Farklı renklerde gözleri olan bir kedi.Ojos con bandas de distintos colores.
(Ancak gözleri hala görmektedir, kulakları da duymaktadır.)Malditos sean los ojos que lean en él".
Göz çevresindeki eş merkezli siyah ve beyaz kenarlar gözlerin yuvarlak şeklini vurgular.Los anillos concéntricos blancos y negros que rodean los ojos, acentúan la forma redondeada de su rostro.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.El contacto visual es la situación donde dos individuos se miran uno al otro a los ojos al mismo tiempo.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Usa un especie lentes para tapar a sus ojos.
Bunun yanında gözlerinin yanında bir çift daha boynuzu vardır.El jarrón (kalasha), al cual se le representa con un par de ojos pintados por encima de él.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Sus ojos se cierran.
Eğer gülen tarafını kapatırsanız gözler büyük bir üzüntüyü dışa vuruyor.Si miras a la cara sonriente, sus ojos revelan una increíble tristeza.
Gözleri siyahtır.Sus ojos son negros.
Yumurtadan çıktıktan yedi gün sonra yumuşak hav tüyleri çıkar ve dokuz gün içinde de gözleri açılır.«Cuando te vayas, mira abajo; allí habrá siete tiendas de paño, y ovejas y cerdos alrededor de ellas.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Los dos ejércitos estaban a la vista el uno del otro, frente a frente.
Normalde gözler bir uyum içinde beraber hareket eder.Sus ojos conectados también parecen funcionar correctamente.
Gözleri başının iki yanında yer alır.Los ojos están situados a ambos lados de su cabeza.
Gözler derin oyulmuş çizgilerle belirtilmiş yuvarlak çukurlar halindedir.Y les daremos por esposas a huríes de grandes ojos.
Ancak Cudana'nın gözlerine vurulmuş olan Mustafa Bey, artık ondan yüz çevirir.De fuera, pues, sólo se le ve el rostro en el que cada guardián que pasa escupe abundantemente.
Platin saçları ve violet gözleri vardır.Ella tiene el pelo y los ojos de color violeta.
Gözlerini yum ve beni dinle.Quiero que me escuchen.
Ender olarak bölgedeki insanlarda da, özellikle gözlerde larva bırakabilirler.Pueden ocurrir, asimismo, en la cara, principalmente en los párpados.
Yavrular yumurtadan çıktıkları zaman gözleri kapalıdır ve gagaları renklidir.El invidente del desierto: Al parecer los ojos le fueron extraídos y sus cavidades cosidas.
Uğurlu’nun gözlerine mil salıp kör etti.Gracias y desgracias del ojo del culo.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .ABRE LOS OJOS (Dir.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.Sus ojos son muy pequeños, ocultos bajo escamas transparentes.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Poseen un anillo periocular (alrededor del ojo) blanco sin plumas, y ojos oscuros.
Gözleri oyulduktan sonra, bir anti-tank tüfeği ile vurularak öldürüldü.Hasta que fue abatido por una combinación de cohetes antitanque.
Gözleri, kaşları kara renklidir.Así surgieron las nuevas caras de Bélmez.
Gözleri mavidir.Los ojos son azules.
Bazı türlerde bu gözler körelmiştir.En algunos casos, el ojo correspondiente está abierto.
(Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.Desde que conocí de tus negros ojos.
Craze 8 Aralık 1998 gününde kalp krizi geçirdi ve hayata gözlerini yumdu.Craze murió de un ataque cardiaco el 8 de diciembre de 1998.
Öyle ki arka yan gözler arasındaki mesafe arka orta gözler arasındaki mesafenin neredeyse iki katı kadardır.La distancia entre los ojos es el doble que la distancia entre las narinas.
Gerçekten bakabiliyor musunuz bu gözlere?(¿Puedes ver por la mirada en nuestros ojos?
O anlarda gözlerimde yaşlar vardı.Tuvimos lágrimas en nuestros ojos cuando la estabamos haciendo.
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.Pero no podía creer lo que veían mis ojos.
Gözlerimden anlaşılıyordur.Oyendo con los ojos.
Selasca, İtalya'ya doğru gerçekleştirdiği üçüncü seyahatte hayata gözlerini yumdu.Murió de tuberculosis en su tercer viaje a Italia en Selasca.
Hatta gözlerinin pörtlek olduğu bile söylenir.También me fascina cómo están colocados los ojos.
Bunun risk altındaki gözler için ciddi görme kaybı riskini% 50 oranında azalttığı gösterilmiştir.Estos debían ser extirpados, conllevando un riesgo de perder el 50% de su voz.
Genç kuşlar erişkinlere benzer ancak tüyleri parlak siyahtır ve gözleri koyu renklidir.Tiene la cara pálida los ojos oscuros y el pelo negro como el azabache.
Altı adet gözleri bulunur.Tienen 6 ojos.
Gözler iki sıraya dizilidir.Los ojos se colocan formando dos líneas.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Ernesto les estrecha las manos.
Doktor, su birkintisini gözler ve oradakinin yansıma değil, karşısındakini taklit eden bir şey olduğunu anlar.El Doctor lo investiga y descubre que el reflejo no es real, sino algo que les imita.
"Gözleri açık gitti ".«Ojos bien abiertos».
Kendisine ait olmayan Rinnegan gözlere sahiptir.Sabe que el sentimiento que tiene hacia Rinne no es correspondido.
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Treinta años después, tuvieron que doblarse a la mirada de Bardi.
(Filmlerde gözleri mavidir.)En la película sus ojos son azules.
Bazen durduk yere ağzı ve gözleri kararır.Matt se sienta y lentamente cierra los ojos.
Gözlerinin üzerinde bulunan iki büyük yüzgeç bir iç kabuk vasıtasıyla desteklenir.Luego, se muestra a las dos mujeres agarradas de la mano con la imagen de una calavera de fondo.
Hayatının son yıllarında kör olmuş, gözlerini kaybetmiştir.En los últimos años de su vida perdió la vista y padeció de muchas enfermedades.
Ama ne yazık ki gözlerini şarj etmek için muz yemesi gereklidir ve o muzdan nefret eder!Para recargar sus globos oculares debe comer plátanos, los cuales desgraciadamente odia.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?Muy recomendable ir a ver sus preciosas vistas.
Gözlerini aç, gelecek senindir.«El futuro es suyo».